Öğle Güneşi[Akira-Karl]

2 sayfadaki 8 sayfası Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8  Sonraki

Aşağa gitmek

Geri: Öğle Güneşi[Akira-Karl]

Mesaj tarafından Misafir Bir Cuma 22 Ocak 2016, 21:20

Akira konuşmasının ardından Karl'ın arkasında onu takip ederek kıyı şeridinden ilerlemiş ve zifiri karanlıkta ilerlemeye başlamıştı. Yol boyunca türlü türlü kayalıkların arasından geçse de karanlıktan kayalıklar arasındaki kapıyı fark edememiş ve ilerlemeye devam etmişti ve malikanelerinin arka tarafına ulaşmıştı.

Önlerinde iki seçenek vardı ve Akira içeride kaç kişi olduklarını bilmediği için biraz çekimser davranmış ve Karl'a dönüp "Merdivenden çıkıp, içeriyi gözetleyeceğim işaretime göre içeri dal veya yukarı gel, birlikte girelim." demişti. Daha sonra merdivenlere tırmanmaya başlamıştı, elinden geldiğince sessiz ve hızlı ilerlemeye çalışıyordu. Yukarı çıktığında tam formuna dönüşecek ve gizlenmesini kolaylaştıracaktı. Sonuçta hiç kimse balkonunda bir bozkurt'un onları izlediğine inanmazdı.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Öğle Güneşi[Akira-Karl]

Mesaj tarafından Misafir Bir C.tesi 23 Ocak 2016, 16:52

Genç denizci yanında bulunan Akira ile birlikte hızlı bir şekilde ilerliyordu. Gecenin kasveti öyle bir çökmüştü ki bu adaya göz gözü görmüyordu. Sadece belli belirsiz cisimlerin arasından geçiliyordu. Ama bu cisimlerin ne olduğu yönünde hiçbir bilgisi yoktu. Karanlık öyle bir üzerlerinde geziniyordu ki, ne bu karanlıktan kaçabiliyorlar, ne de başlarından defedebiliyorlardı. Bu durum çıkmaz sokağa girmek gibiydi veya kader gibi değişim için veya bu durumu değiştirmek için elden bir şey gelmiyordu.

Sonunda bir yapının önünde buldular kendilerini: Bir tane içeriye açılan kapı ve yukarıya çıkan bir merdiven vardı. Bunların dışında 1. katta hiç pencere yokken, 2. ve 3. katta parlayan sarı camlar bulunuyordu. Karl, ne yapacaklarını düşünürken Akira'nın konuşması kulağına cereyan etti. Karl, Akira'nın konuşmasına karşılık O'nu kafasıyla onaylayacaktı. Ve tabii sonrası işaret gelene kadar bekleyişine devam edecekti.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Öğle Güneşi[Akira-Karl]

Mesaj tarafından South Blue Anlatıcı Bir C.tesi 23 Ocak 2016, 18:39

Kader her zaman yapardı bunu. İnsanları birbirinden ayırıp zor duruma düşürmeyi çok severdi. Kaderin tek opsiyonu bu olabilirdi belki. Ya nihai amaç herkesin tek ölmesiyse? Ya kader her zaman böyle işliyorsa?

Karanlık gecede, bir takım ayrılmayı seçmişti, merdivenleri yavaşça çıkan Akira, ön tarafta savaşan denizci erlerinin çığlıklarını duyabiliyordu. Birileri ölüyordu ve bunlar kesinlikle rütbeliler değildi, asla olmazdı. Savaşta her zaman basit insanlar ilk ölürdü. Bu kaderin düzenlediği bir kurguydu sadece, böylesi daha eğlenceliydi çünkü. Çünkü o zaman şunu diyebilirdi insanlar, "Güçsüz insanların nasıl öleceğini seçmeye hakkı yoktur!" Peki ya güçlü insanlar, ayrılmayı seçerek ölme hakları var mıdır? Akira ile Karl'ı bekleyen durum bu mu?

Akira çıktığı merdivenlerin sonuna ulaşmıştı, ikinci katın pencerlerini gözetlerken, aşağıda bir kapı sesi duyuldu. Şişmanca bir adam kapıdan göbeğini çıkarmaya çalışıyordu. Arkasından sesler geliyordu, "Çabuk ol şişko." diye bağırışıp gülüyorlardı. Bu bir oyundu sadece sanki. Akira'nın dikkatini dağıtacak vakti yoktu ama, çünkü pencereden çıkan bir patlama, cam parçalarını dağıtmış ve bir adam fırlamıştı. Bir metre belki vardı ya da yoktu, adam Akira'ya doğru yumruk sallamaya başlamıştı bile, çenesini hedefleyip, seri yumruklarla rakibinin işini bitirmek için hamle yapıyordu, o sırada yukarıdan bir ses gelmişti, "Siz denizciler hep aynısınız. Sizi tahmin etmek çok kolay!"...

Şişko adamın kapıdan çıkması ile birlikte arkasından 3 kişi daha gelmişti, biri Şişko adamla birlikte Karl'ın karşısına dikilmişken, biri Akira'nın olduğu kısıma çıkmıştı. Şimdi iki denizcinin karşısında da 2'şer korsan vardı. Çatıda ki küçük kız çatıda yattığı yerden olanları izlerken, kapıdan çıkan son adam merdivene oturdu ve olanları izlemeye başladı. Akira ve Karl ne yapacaklarını düşünene kadar, adamlar konumlarını almışlardı...

Çatıda ki küçük kız.:
Şişko adam.:
Kapıdan çıkıp, Akira'nın yanına giden adam.:
Camdan fırlayan kısa adam:
Kapıdan çıkan, Karl'ın karşısına dikilen adam.:
Merdivene oturan adam.:
Merdivene oturan adam dışında hiç birinde silah yok. Merdivene oturan adam otururken silahlarını gösteriyor. 2 tane pistole sahip...

South Blue Anlatıcı

Mesaj Sayısı : 42
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Öğle Güneşi[Akira-Karl]

Mesaj tarafından Misafir Bir C.tesi 23 Ocak 2016, 19:44

Akira camın patlamasıyla birlikte karşısında yerden bitme bir adam görmüştü ve hemen yarı formuna dönüşerek kendisine yumruk sallayan adamın göğsüne mızrağını yumruk yeme pahasına saplayacaktı. Sapladıktan sonra mızrağını ileri doğru iterek kendisini ondan ayıracak ve onu geldiği camdan geri sokarak salona doğru koşacaktı. Böylelikle hem ikinci bir yumruk yemesini önleyecek hemde rakibini biraz hasar alarak saf dışı bırakacaktı. Arkasında merdivenlerden gelen adam gelesiye kadar ona karşı hazırlanma fırsatı da elde edecekti. Adamı salonda herhangi bir duvara dayayıp mızrağını bastırdıktan sonra çıkaracak ve arkasını dönüp diğer rakibine odaklanacaktı. Akira yarı formuna geçtiğinde 2.5 metreye yakın bir boya sahip oluyordu belkide o ufaklık zıplamadığı sürece onun çenesine yetişemezdi belkide zıplasa bile yetişemezdi. Bu bilinmezdi ama Akira'nın bildiği tek bir şey vardı o ufaklık göğsüne mızrağı yiyecekti.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Öğle Güneşi[Akira-Karl]

Mesaj tarafından Misafir Bir C.tesi 23 Ocak 2016, 20:21

Genç denizci işaretin verilmesini bekliyordu; ama bu işaretin hemen geleceği yok gibiydi. Bu bekleme sırasında kapıdan gelen seslere kulak kesildi Karl. Şişman bir adam kapıya sığmayan göbeğiyle cebelleşiyordu ve bir de arkasından sesler ile gülüşmeler geliyordu. Sonunda şişman adam göbeği ile birlikte kapıdan çıkışını yaparak, arkasından gelen üç kişinin
yolunu açmıştı.

Kel kafalı şişman adam ile kaslı, kısa saçlı ve oldukça tuhaf giyinimli adam Karl'ın karşısına dikilmişken, uzun saçlı ve hafif kirli sakallı, bakımsız ve takım elbiseli adam yukarıya doğru hareketlenmişti. Ve tabii bir de ince bıyıklı,hafif uzun saçlarını arkaya doğru yatırmış, top sakalı andıran bir sakala sahip, beyaz gömlekli bir adam merdivene oturmuştu: İki tane tabancası vardı ve bu iki tabanca ile caka satıyor gibi bir görüntü ortaya koyuyordu.

Karl, hızlıca şişman adama doğru hızlıca hareketlenecek ve kınından çıkardığı kılıcını tek eline iyice sabitleyerek, şişman adama doğru aşağıdan yukarıya doğru kılıcını savuracaktı. Akabinde sağ ayağını diğer adama doğru kırarak zıplayacak ve o adamın göğsüne doğru savuracaktı.

Karl, tereddüt etmeden hamlelerini yapmaya çalışacaktı. Şu anda düşünmesini gerektiren hiçbir şey yoktu. Sadece işini yapacaktı. Görev için ölüm olmamalıydı ama öldürmezse, ölüm gelecekti. Hem de acı bir şekilde.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Öğle Güneşi[Akira-Karl]

Mesaj tarafından South Blue Anlatıcı Bir Paz 24 Ocak 2016, 21:18

Akira başarılı şekilde küçük adamı mızrağa geçirmiş, camdan içeri girmişti. Yüzünde yediği yumruğun izi, çenesine yumruk yediği için biraz başı ağrıyordu. Yarı formuna geçince içeriye girmekle hata yaptığını anlamıştı. Etraftan bir sürü insan kokusu geliyordu, ama oda boş gibiydi. Diğer adam pencerinin önünde durmuş, belinden iki tane hançer çıkarmış Akira'yı süzüyordu. Yüzü o kadar ifadesizdi ki, gözünü arada bir kırpmasa ölü olduğu sanılabilirdi. Merdivendeki adam yüksek sesle "1 gitti, acele etmezseniz savaşmak zorunda kalacağım." dedi.

Karl şişman adamı kolayca kesiyordu, ama adam etkilenmiş görünmüyordu, ikinci hamlesi için diğer adama yönelmişken, yediği tokatla kendisini yerde buldu. Bu adam güçlüydü. Şişman adam ise kanayan yerlerine tükürük sürmeye başlamıştı, iptal olmuş görünüyordu.

Çatıdaki küçük kız söze girdi. "10 dakika içinde dövüş bitmezse, dahil olmanı istiyor."

South Blue Anlatıcı

Mesaj Sayısı : 42
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Öğle Güneşi[Akira-Karl]

Mesaj tarafından Misafir Bir Paz 24 Ocak 2016, 22:01

Akira, karşısına çıkan fodul adamı yumruk yeme pahasına saf dışı bırakmış ve bunu yaparken salonun içerisine girmişti. Mızrağını yerden bitme korsanın vücudundan çıkardığında yüzünü diğer adama dönmüş ve çenesini sağa sola oynatıp, sol elinin avucunun ucuyla dokunmuştu. Daha sonra şöyle etrafa bir göz gezdirdikten sonra karşısındaki donuk bakışlı adama "Siz korsanlar çocuklarınıza göz kulak olmalısınız. Yoksa kurtlar kapar." diyecek ve sinsice gülümseyecekti. O bunları söylerken rakibi belinden hançerlerini çıkarmış ve Akira'yı süzmeye başlamıştı. Akira aşağıdan gelen tanımadığı bir ses yüzünden Karl'ın da kendisi gibi bir dövüş içerisinde olduğunu anlamıştı. Dövüşü çabuk bitirmeye çalışacak ve onu kontrol edecekti.

Akira, rakibinin üzerine doğru yavaşça yürümeye başlamış ve öncekine oranla daha zorlu geçeceğine inandığı  rakibine odaklanmıştı. Üzerine yürürken mızrağını yere dik bir şekilde ve hafif arkasına doğru tutuyordu. Rakibiyle arasında 2.5 metre kaldığında mızrağını hala arkasında tutarak kaldıracak ve sağ omzunun üzerinden geçirirken sol eliyle de tutup çift eliyle rakibinin boynunun sağından çarpraz biçimde ilerleyecek şekilde kalbine doğru savuracaktı. Rakibi hançer kullanıyordu, dolayısıyla menzil üstünlüğü Akira'daydı. Bu yüzden saldırıyı savuşturup dibine girmeye çalışacağını düşünüyordu ve bu yüzden mızrağını savurduktan sonra açık vermemek için savurduktan hemen sonra geriye doğru 1-1.5 metre sıçrayacaktı ve pozisyon alacaktı. Savaş pozisyonu ; sol el ileri doğru tutulmuş, sağ el mızrak tutar vaziyetle vücudunun arkasında ve  mızrağının ucu yere bakar vaziyette tutularak, dizleri biraz bükülmüş şekildedir.

Akira'nın dövüş stili açık vermeden rakibinin açıklarından faydalanmaya dayanıyordu. Bu yüzden genellikle rakibinin ilk hamleyi yapması işine gelirdi. Bu mümkün olmadığı durumlarda güvenli saldırılarla sırasını savuşturur ve dövüşü istediği noktaya getirirdi. işte bu Yabani dövüş stilinin temelini oluşturuyordu.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Öğle Güneşi[Akira-Karl]

Mesaj tarafından Misafir Bir Ptsi 25 Ocak 2016, 17:32

Savaşlar hep böyledir: Birileri kazanırken, birileri kaybeder. Beraberlik hiçbir zaman yoktur. Eşit güç saçmalıklarını unutun. Hiç kimse, hiçbir zaman birbiri ile eşit güce sahip değildir. Bir taraf bariz üstünlüğünü ortaya koyar. Diğer taraf ise, sadece bu duruma boyun eğer. Çünkü gücü bu kadardır.

Şişman adamı keser kesmez, kanın o ahengine kapılmıştı. Kırmızı bir şey bu kadar güzel olabilir miydi? Nice güller görmüştü, nice kızılımsı vişneler yemişti. Ama böylesi hiçbir zaman olmamıştı. Kan yere doğru öyle bir akıyordu ki, sanki dünya O'nun etrafında dönüyordu; O akışkanlığı ve o büyülü anı yakalamak için milyarlar verecek adamlar vardır.

Karl, şişman adamı kestikten sonra, kanın o ahengine kısa bir süre daldı ve akabinde diğer adama yöneldiği anda yüzünde bir tokat belirmişti. Her şey o kadar kısa sürmüştü ki, yere doğru kapaklanışı bile bir anda olmuştu. Yerdeydi... Ve ufak bir kız çocuğunun sesi ile bu kısa vadeli şoku atlatmaya çalışıyordu.

Karl, ayaklanacak ve kendisine vuran adama doğru hareketlenerek "Beyaz Adım" saldırısını kullanacaktı. Tekrardan o akan kanı görmek istiyordu. Bir hobi edinmişti bugün. Bu iyi bir şey değildi elbette, sadece lanetti!

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Öğle Güneşi[Akira-Karl]

Mesaj tarafından South Blue Anlatıcı Bir Ptsi 25 Ocak 2016, 23:26

Akira menzilin kendi faydasına olduğu kanaatine varıp, mızrağı ile bir saldırı yapmak için adamın üzerine yürümüştü, adam hala pencerinin dışında onu izliyordu, Akira mızrağı ile 2.5 metre kala zıplayıp, iki eliyle tuttuğu mızrağını adamın kalbine nişan almıştı ama adam azıcık sola kayıp, mızrağın sağ omzuna girmesine izin vermişti. Tuttuğu mızrağın diğer ucunda sallanan Akira yüksekten rakibine bakıyordu şimdi. Ruhsuzca bakıyordu rakibi ona, bir hamle yapmamıştı, sadece bakıyordu. O kadar boş bakıyordu ki, düşünmüyor ya da hissetmiyor gibiydi.

Karl saldırısını kullanmak için kılıcını yatırdığında rakibi ellerini çarpaz bir şekilde önünde birleştirmişti. Beyaz adım başarılı şekilde rakibe ulaşıp, bir kolunu dirseğin biraz altından ayırıyor, diğer kolu da yarısına kadar kesiyor. Rakibi kafasını geri çekip, Karl'a öyle bir kafa atıyor ki, normal bir insan olsa 3 gün baygın kalabilirdi, ama adamda hiç bir tepki yok...

Son 7 dakika.

South Blue Anlatıcı

Mesaj Sayısı : 42
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Öğle Güneşi[Akira-Karl]

Mesaj tarafından Misafir Bir Ptsi 25 Ocak 2016, 23:48

Akira, kendisine denk olduğunu sandığı rakibine ciddice saldırmış fakat adam oralı bile olmamıştı. Buna bir anlam veremiyordu. Rakibi mızrağın ucunda aynı boş bakışlarla duruyor ve adeta "Beni öldür." diyordu. Akira merhametli sayılabilecek bir karaktere sahipti fakat bu merhametinin bir gramını bile korsanlara ayırmamıştı. Korsanlara karşı göstereceği her zayıflık korsanlar tarafından öldürülen ve Akira'nın hayatını kurtaran bozkurt'a yapacağı bir saygısızlık olarak görüyordu.

Akira, kendisine bön bön bakan rakibine "Madem ölmek istiyorsun, sana engel olmayacağım." diyecek ve sol eliyle mızrağının sapını tutmaya devam ederken, ileri doğru sağ ayağıyla bir adım atıp, mızrağının çubuğunun ortasından sağ elinin başparmağı kendisine bakacak şekilde tutup, var gücüyle aşağıya doğru bastıracaktı. Rakibini boylu boyunca kesmek istiyordu. Başarılı olduğu takdirde merdivenin başına geçecek ve aşağıya bakınacak. Aşağıdan gelen sesler onu biraz huzursuz etmişti ve kontrol etmekte fayda vardı.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

2 sayfadaki 8 sayfası Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8  Sonraki

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz