Öğle Güneşi[Akira-Karl]

3 sayfadaki 8 sayfası Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8  Sonraki

Aşağa gitmek

Geri: Öğle Güneşi[Akira-Karl]

Mesaj tarafından Misafir Bir Salı 26 Ocak 2016, 20:58

Karl'ın saldırısı sonrası rakibi tek koluna elveda demişti; diğer koluna ise elveda demek için çok geçti, ama yarı elveda diyebiliriz. Her neyse, Karl yarı başarılı hamlesini gerçekleştirirken, karşısındaki rakibi kafa atmıştı. Karl, nereden geldiğini anlamamıştı.  Rakibinin bu ani saldırısı Karl'ın üzerinde şok etkisi yaratmıştı. Karşısında bulunan adam ise hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu.

Karl, akan kanı izliyordu. Kitlenmişti. Elindeki kılıcı iyice bir kavrayarak adama doğru yönelecek ve olabildiğince yakın temas kurarak, ilk önce rakibinin dizlerine doğru kılıcını savuracak ama bu sadece göz boyama olacaktı. Akabinde bileğini iyiden iyiye döndürerek kılıç hızlıca yukarıya doğru yönelecekti; tabii Karl da düz duruşuna nazaran, vücudunun yarısını kıracaktı; kılıcın olduğu elinin olduğu bölge yukarda, diğer elinde olduğu bölge aşağıda. Kılıç tam olarak yukarıya doğru düz bir şekilde ilerleyecekti; rakibinin boynuna doğru!

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Öğle Güneşi[Akira-Karl]

Mesaj tarafından South Blue Anlatıcı Bir Salı 26 Ocak 2016, 22:17

Akira, havada bastırarak rakibini mızrak ile boydan boya kesmek istiyordu ama, mızrak kesmek için bir silah değildi. Mızrağı bastırdıkça adamın vücuduna giriyor, adam ise hala hiç tepki vermiyordu. Mızrak sağ omzunu delip geçince, adam Akira'yı ayağından tutup hançeri saplamak için hamle yapıyor, Akira kaçmak için çok hızlı olmalı ve mızrağını bırakmalı..

Karl rakibinin ayaklarına bir yanıltma yapmak için ilerlerken, bunun gereksizliğini unutmuştu, zira adam hala hiç tepki vermiyordu. Karl adamın dibinde bittiğinde kılıcını kaldırınca bir tokat daha yiyiyor, neredeyse kesik elden gelen bu tokat çok etkisiz, ama kan biraz yüzüne bulaşıyor. Karl ise yukarı doğru kaldırdığı kılıcı ile adamın yüzünü alıyor, adam oracığa yıkılıyor. Ama arkasından gelen ağlamalar kesilmiş durumda, şişko adam toparlanmış olmalı.
Çatıda ki küçük kız 5 dakika kaldığını hatırlatıyor.

South Blue Anlatıcı

Mesaj Sayısı : 42
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Öğle Güneşi[Akira-Karl]

Mesaj tarafından Misafir Bir Salı 26 Ocak 2016, 23:02

Akira, mızrağını rakibinin omzuna sokup iyice bastırdıktan sonra rakibi onun ayağını tutup hançerlemek amacıyla harekete geçmiş ve atılmıştı. Akira hemen olduğu yerde sıçrayacak ve havadayken mızrağını hızlıca rakibinin vücudundan çekecekti. Daha sonra rakibine "Nefes Kesen" isimli saldırısını uygulayıp bu dövüşü bitirmek istiyordu.

Uygulayışı şu şekilde olacak;
Öncelikle mızrağını çekince 5 kez göğüs bölgesinin farklı yerlerine saplayıp çıkarmaya çalışacak ve daha sonra 5.'nin ardından mızrağını tutuş şeklini değiştirip bir ciritçi gibi kalbine fırlatacaktı. Bu saldırısının yem kısmıydı. Rakibi saldırıyı savuştursa da savuşturmasa da tam formuna geçecek ve boynuna atlayacaktı. Soluk borusunu sivri eğimli dişleriyle parçalamak istiyordu. Bu dövüş onun için fazlasıyla sıkıcı olmaya başlamıştı. Karşısında sanki bir zombi duruyordu.

Spoiler:
Out: Saldırı oluşturma kısmında benzeri bir açıklama var. Saldırım anlaşılmamış olursa oradan yararlanabilirsiniz.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Öğle Güneşi[Akira-Karl]

Mesaj tarafından Misafir Bir Çarş. 27 Ocak 2016, 19:55

Her şey aynıydı. Karl'a tepkisiz insanlar ile aynı havayı solumak güç geliyordu. Şu anda içinde bulunduğu durumu anlamaya çalışıyordu; ama anlamı yoktu. İnsanlar hep böyleydi aslında. Her şeye karşı bir tepkisizlik ve sonrası etkiye karşılık verilen tepki oluyordu. Karl, hamlesi sonrası bir tokat daha yiyordu ama bunun pek etkili olduğu söylenemezdi. Suratına bulaşan kan ise, onu durdurmaya yetmiyor ve karşısındaki adamın artık bakılacak bir suratı kalmıyordu. Yere yığılan bir adam ile arkasında ağlamaları kesilen şişman bir adam vardı. Tekrardan ufak kızın sesini duyuyordu: "Beş dakika" ne kadar da önemli olabilirdi ki? Zaman dolsa ne olacaktı. Merak ediyordu, ama şu anda bunun hiçbir önemi yoktu.

Karl, zamana pek aldırış etmiyordu. Şu anda yapması gereken bir iş vardı. Rakibine doğru ilerlemeden önce, soğukkanlı bir edayla, biraz durgun bir ses ile: "Ölüme karşı tepkisizlik ne kadar da gülünç." diyecekti. Akabinde şişman adama doğru yönelerek, adamın boynuna doğru hamlesini yapacaktı. Kılıç hafif yan bir şekilde boyna doğru yol alacak ve aşağıya doğru inmeye başlayacaktı. Sonrasına bakacaktı. Bir şeylerin ters gittiğini hissediyordu ama bu terslik neydi? Bu durum kafasında dolanıyordu. Anlamıyordu ama içinde bulunduğu durum oldukça trajikti.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Öğle Güneşi[Akira-Karl]

Mesaj tarafından South Blue Anlatıcı Bir Çarş. 27 Ocak 2016, 23:19

Akira mızrağı çekmeye çalışıyor ama mızrak çıkmıyor. Rakibi Akira'nın tuttuğu ayağını hançerle kesiyor ve onu tokatlayarak geldiği pencereden içeri geri yolluyor. Adam sonunda hareketlemiş gibi. Omuzundan mızrağı çekerek çıkarmaya çalışıyor ama çıkmıyor. 3 denemede mızrağı çıkarıyor ve pencereden içeri atıyor. Şimdi pencere kenarına varmış olan adamla aranda 2 metre, mızrakla aranda 1 metre var, adamın bir bacağı pencerenin pervazındayken sen ayaklanmış durumdasın...

Şişman adama hamle yapmak isteyen Karl, şişman adamın az öncekine nazaran sinirli olduğunu görecekti. Boyu da Karl'dan uzun olduğun için boynunu nişan alması zıplamadan çok zordu. Bu yüzden Karl'ın saldırısı başarısız oluyor, ama hızı sayesinde kaçabiliyor. Hızını kullanarak bu şişman adama karşı başarılı olabilir gibi görünüyor...
Son 2 dakika.
Son hamleleriniz.

South Blue Anlatıcı

Mesaj Sayısı : 42
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Öğle Güneşi[Akira-Karl]

Mesaj tarafından Misafir Bir Çarş. 27 Ocak 2016, 23:50

Akira, ayağını tutmak için atılan adamdan zıplayarak kurtulmaya çalışmış fakat başarılı olamayıp, ayağının kesilmesine izin vermişti. Rakibinin nasıl oluyorda omzundaki o delikle böyle bir hareketi başarabildiğine anlam veremiyordu. Savaş onun için biraz daha ciddileşmişti ve sinirlenmeye başlıyordu. Madem rakibi acıdan etkilenmiyordu, Akira yeni bir fikirle karşısına çıkacaktı.

Akira doğrulmuş ve "Sanırım biraz dikkatsiz davrandım" diye söylendikten sonra pencereden atılan mızrağını tekrar sağ eline almıştı. Daha sonra yavaşca pencereden balkona, pencerenin kenarlarından destek alarak geçecekti. Rakibi ona engel olmak isterse mızrağını direk olarak kafasına saplayacaktı. Balkona geçmesine engel olunmaz ise onu karşısına alıp üzerine koşmaya başlayacak ve mızrağını kafasının biraz sağ çarprazına doğru kaldırıp hızlıca boynuna doğru savuracaktı. Savurduktan hemen sonra rakibinin üzerine doğru atılacak ve "Kurt İzi" isimli saldırısını uygulayacaktı. Rakibinin gözlerini çizebilirse onu saf dışı bırakabilir ve işine dönebilirdi. Dayanıklı bir yapısı ve zoan tipi meyve kullanmasından dolayı ayağının bir sorun yaratacağını düşünmüyordu.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Öğle Güneşi[Akira-Karl]

Mesaj tarafından Misafir Bir Cuma 29 Ocak 2016, 07:32

Bazı şeyler ne kadar zorlarsan zorla olmaz: Belli bir yaştan sonra uzamaya çalışman oldukça komiktir, bir de ben daha da uzayacağım dersen alay konusu olursun veya son dakika da boş kaleye doğru giden hızlı topu çıkarmaya çalışan bir defans oyuncusunun yaptığı anlamsız depar gibi, ne yapsan boştur. Bazı şeyler çok zordur. Bu zorluk asla imkansız değildir ama ona yakındır. Bir sokak dövüşünü baz alalım: Bir profesyonele karşın, bir amatörün dövüşü kazanması imkansız değildir zordur. Hiçbir zaman imkansız denilmez. Sadece "çok zor" nidalarını duyarız. Aslında şöyle de diyebiliriz, imkansız diyenler zaten baştan kaybetmiştir.

Her neyse, Karl çok zorlu bir yola girmişti. Yaptığı hamle başarısız olmakla birlikte oldukça anlamsızdı. Kendinden uzun bir adama bir anda "uzayacağım" diyerek yetişemezsin, yetişemezdin. O adam kadar gökyüzünü kısa süreli seyre dalamazdın, daha doğrusu onun kadar ufka doğru bakıp, sonra gözlerini hiçbir şey olmamış gibi indiremezdin. Bilirsiniz, uzun insanlar her zaman bir adım öndedir ve onların sürekli kısa insanlara karşın, tepeden bakışları bazılarını deli eder. O adam bir hayranlıkla gökyüzüne bakıyor ve sonra hiçbir şey olmamış gibi başını indiriyor. Peki kısalar? Bakıyor, bakıyor ve tabii ki de hala bakıyor. Nasıl diyelim şuna, o adam orayı iyi biliyor;  ama kısa adamlar hiç o tadı almamış gibi, tekrar tekrar bakıyor. Ama o adamdan daha iyi olduğu şeyler de var kısa adamın. Daha bir yakışıklı, demek komik kaçmaz gibi.  

Karl, bu uzun ve şişman adama karşın, ilk önce hızlı bir biçimde harekete geçecekti. Önceden yara alan şişman adamın, şu anda mecalinin bile kalmadığını düşünüyordu. Hiçbir şey yapmasa bile o adam yıkılacaktı yere. Kan kaybı insanları bazen bayıltıyor, ama müdahale edilmezse öldürüyor. Bilirsiniz, bu tür şeyleri. Karl ise soğukkanlı bir biçimde hareketine geçecek ve hafiften eğilerek,  adamın ilk önce bacaklarına doğru hamlesini yapacaktı: Sol bacağına gelişine güzel bir şekilde kılıcını savuracak, akabinde kılıcı sol bacağına doğru kayacaktı. Ondan sonra karşısındaki adamın, önceden olduğu gibi o ağlamaklı haliyle baş başa kalışına şahit olmamak için. Kılıç rakibinin boynuna doğru düz bir şekilde uzanacaktı. Tabii bu şişman adam yere doğru hafiften sendelerse bu boyun faslı kolay olacak gibiydi. Eğer sendelemezse sol bacağına doğru iyiden iyiye yüklenerek zıplayıp, öyle şansını deneyecekti. Bir şekilde o boyna o kılıcı takmak istiyordu.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Öğle Güneşi[Akira-Karl]

Mesaj tarafından South Blue Anlatıcı Bir C.tesi 30 Ocak 2016, 00:00

Akira kolaylıkla saldırısını uyguluyor ve rakibinin gözlerini çiziyor. Zaten çok fazla darbe alan rakibi gözleri devredışı kalınca kolaylıkla mağlup ediliyor. Merdivenlere doğru giderse Akira oturan adamın ayaklanıp Karl'a doğru yürümeye başladığını görecekti.

Dev adamın ayaklarına doğru hamle yapan Karl kısmen başarılı olsada, bu dev adam çok dayanıklı. Kılıcı bacağını kısmen yaraladıktan sonra boğazını hedef alan kılıcı, rakibin kılıcı bloklayan elini delip orada kalıyor. Arkasından ayak sesleri geliyor Karl'ın...

South Blue Anlatıcı

Mesaj Sayısı : 42
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Öğle Güneşi[Akira-Karl]

Mesaj tarafından Misafir Bir C.tesi 30 Ocak 2016, 02:04

Akira rakibinin tıpkı bir zombi gibi saldırılarından etkilenmediğini görmüş ve acıyı hissetmediklerini düşünmeye başlamıştı. Aklına gelen ilk şey onların uyuşturucu kullanıyor olma ihtimalleriydi fakat sandığının aksine rakibi önceki saldırıların da etkisiyle Akira'nın "Kurt izi" isimli saldırısına yem olmuştu. Eğer ölmemişse hayatını Akira'dan aldığı yara izi ile sürdürmeye devam edecekti.

Akira onu yendikten sonra doğruca merdivene yönelmiş ve Karl'ın başının belada olduğunu görmüştü. Karl birisi ile dövüşürken arkasından birisi yaklaşıyordu. Hemen merdivenden bir iki basamak inmiş ve atlayıp yere düşerken  "Arkanda dikkat et!" diye yüksek sesle bağıracaktı. Daha sonra patileri yere temas ettiğinde var gücüyle koşmaya başlayacaktı. Karl'ın dövüşüne karışmasını engellemek istiyordu ve bunu onun üzerine sıçrayıp önce ön patileriyle bastırarak devirmek ve daha sonra ağzıyla göğüs yada sırt bölgesinden ısırarak yapmaya çalışacaktı.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Öğle Güneşi[Akira-Karl]

Mesaj tarafından Misafir Bir C.tesi 30 Ocak 2016, 19:39

Karl, hamlesini yarı başarılı bir şekilde uyguluyordu. Rakibinin bacaklarını yaraladıktan sonra kılıç boyna doğru gidiyordu; ama bir el bu eyleme son veriyordu. Karl'ın kılıcına takılı kalan bir el vardı. Arasında sadece tek engel buydu. Akabinde Karl'ın arkasından gelen tek kişiye ait ayak sesleri kulağına çalınıyordu. Ve tabii bir de Akira'ya ait ses.

Karl, ele takılı kalan kılıcı öylece bırakmayacaktı. Olabildiğince ileriye doğru ittirerek o boyna giriş yapacaktı. Kafaya takmıştı. Şişman adam oldukça fazla kan kaybı yaşamıştı ve tabii bu kanı meydana getiren aldığı darbelerde cabasıydı. Şişman adamın pek fazla takatinin kaldığı düşünmüyordu. Hemen arkasından kılıcını hızlıca geriye doğru çekerek, diğer rakibine doğru bir dönüş gerçekleştirecekti. Ve savunma pozisyonuna geçip, gelen hamleyi bekleyecekti. Şu anlık bir şey yapması oldukça güçtü. Bekleyecekti.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

3 sayfadaki 8 sayfası Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8  Sonraki

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz