Bir şey mi kaybettiniz? (Shingen-Clous-Kyrien)

3 sayfadaki 8 sayfası Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8  Sonraki

Aşağa gitmek

Geri: Bir şey mi kaybettiniz? (Shingen-Clous-Kyrien)

Mesaj tarafından Shingen Cracher Bir Cuma 12 Şub. 2016, 10:22

Aradığım doktoru bular bulmaz hemen hedefime doğru koşmaya başlamıştım. Bu lanet hastanede boşta olan nadir kişilerdendi. Doktora maruzatımı anlattıktan sonra beni hiç zorlamamış ve hemen benimle birlikte abimin yanına gelmişti. Gemiye doğru ilerlerken abimin ne durumda olduğunu düşünmeden edemiyordum. Acaba yaşıyor muydu, acı çekiyor muydu? Bu sorular kafamı kurcalarken gemiye ulaşmıştık ve orada görevi doktora devretmiştim.

Doktor ile marangoz arasındaki kısa atışmadan sonra  Larme abimi tedaviye başlamıştı. Tedavi sırasında abimin yanında duramıyordum çünkü oldukça acı çekiyordu ve buna dayanamıyordum. ''Bebek gibi ağlayacaksan kontrolü ele almama izin ver velet.'' demişti huysuz Shingen. O da abisi için dua ediyordu ama sertliği bunu dışa vurmasını engelliyordu. Abim tedavi olurken gemiden inmiş ve tedavisinin bitmesini beklemiştim. Onun çığlıklarını duymak istemiyordum.

Uzun bir tedavinin ardından abimin yaraları dikilmişti ve hayati tehlikesi giderilmişti. Abimi hastaneye götürmemiz gerektiğini söylemişti doktor. Şu anda bir suçlu olmadığımız için bunda bir sıkıntı görmüyordum. Abimi hastaneye yatırmaya karar vermiştim. Bu sırada ise marangoz kendi alanıyla ilgili konuşmaya başlamıştı. ''500 bin beli ha.'' demişti Shingen. Elini çenesine koymuş ve biraz düşünmüştü. ''Şu an o kadar paramız yok. Abim iyileştikten sonra senin  paranı bulmak için biraz daha adada kalmam gerekiyor. Yani bu adadan gitmeden hak ettiğin parayı alacaksın.'' diyecek ve abimle hastaneye doğru ilerlemeye devam edecektim. Bir süre yürüdükten sonra marangoza dönüp tekrar konuşacaktım. ''Abimle ilgilendiğin için teşekkür ederim Rayno.'' diyecek ve içten bir gülümseme ile selamlayacaktım Rayno'yu.

Abimi hastaneye yatırdıktan sonra başında  bekleyecektim. Etrafta bir çok sıkıntılı insan vardı ve abimi bu durumdayken tek bırakamazdım. Abime de dinlenmesi için telkinde bulunacaktım. ''Sakın erkenden kalkayım deme abi (moruk).  İyice iyileştikten sonra tekrar eski günlerimize döneriz.'' dedikten sonra başında beklemeye devam edecektim.

Abim tekrar uykuya daldıktan sonra içimdeki sesler tekrar kapışmaya başlamıştı. ''Marangozun ve bankanın parasını nasıl bulmayı planlıyorsun'' demişti huysuz tarafım. Bu sorulması gereken bir soruydu. ''Haklısın şu an paraya ihtiyacımız var bu konuda benden oldukça iyisin. Ama abim iyileşene kadar beklemeni istiyorum. Sonra dükkan senin.'' diyecek ve olaya son verecekti. Abim iyileşene kadar aksiyona girmeyecek ve burada bekleyecektim.

En son olarakta doktoru çok sevmişti Shingen ve onun kendileriyle seyahat etmesini istiyordu. Bunun için abisinin uyuduğu zamanlarda doktorla muhabbeti kuvvetlendirmek için sürekli onunla sohbet ediyordu. ''Sonsuza kadar bu hastanede kalmayı mı planlıyorsun Larme?'' diye soracaktı ilk olarak. Bu biraz düşündürecekti doktoru. Sonrasında ise aklındaki soruyu soracaktı. ''Bizimle denize açılır mısın?'' diyerek konuşmasını sonlandıracak ve cevabını bekleyecekti.
avatar
Shingen Cracher

Mesaj Sayısı : 161
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Bir şey mi kaybettiniz? (Shingen-Clous-Kyrien)

Mesaj tarafından Clous Cracher Bir Paz 14 Şub. 2016, 04:29

Sessizce ve acılar içindebadamı dinliyordu Clous. Ne olursa olsun parasını alacağa benziyordu. Paralarının olmadığını yada çalındığını söylemenin sonucu gemi açısından hiçte iyi olmayabilirdi. Yada belkide herşeyi anlatmalıydılar. Dedelerinin onları terk ettiğini, onun peşinden denizlere açılmak için borç aldıklarını ve o borcu ödemek zorunda olduklarını. Belkide böyle yapınca adam onlara iyice acır yada borçlarına sadık olduklarını görürdü.  Ne olursa olsun bir yolunu bulacaklardı artık. Olayları bir şekilde halletmeleri lazımdı.

Bu sırada Shingen ve doktor da gelmişti. Doktor ve marangozun aralarında geçen diyaloglardan birbirlerini tanıdıkları hatta aralarının birbirlerine laf sokacak kadar iyi olduğu anlaşılabiliyordu ve bu bilgi ilerde iş görebilirdi. Marangozun adı Rayno, doktorun adı Larme...

Clous tam bir çözüm you düşünüyordu ki ağzına bir tahta parçası sıkıştırılmıştı. Henüz tam olarak ne olduğunu anlayamadan da yarasına bastırılmaya başlanmıştı. Sonrası ise biraz basit kaçacak şekilde Clous'un ağzındaki tahtayı boş bir alana tükürmesi ve avazı çıktığı kadar bağırmasından ibaret. "AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA DEEEEEEEEEEEEEDEEEEEEEEEEEEEEEEEEEE *biiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiip* BULACAM LAAAAAAAAAAAAAN SENİİİİ" En sonunda ise "Dedeye sahip çıkalım" diyip rüyalar alemine geçiş yapmıştı.
avatar
Clous Cracher

Mesaj Sayısı : 237
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Bir şey mi kaybettiniz? (Shingen-Clous-Kyrien)

Mesaj tarafından North Blue Anlatıcı Bir Ptsi 22 Şub. 2016, 23:50

Clous’un tedavisi sürerken Shingen, Rayno ile konuşuyordu; ''500 bin beli ha? Şu an o kadar paramız yok. Abim iyileştikten sonra senin  paranı bulmak için biraz daha adada kalmam gerekiyor. Yani bu adadan gitmeden hak ettiğin parayı alacaksın.'' Rayno daha bir şey diyemeden Shingen devam etti, ''Abimle ilgilendiğin için teşekkür ederim Rayno.'' Rayno gülümseyerek karşılık verdi, “Endişelenme, gemi birkaç güne eskisinden sağlam olacak” Bu heriflerle iyi anlaşabilirdi aslında, şu beyaz saçlı eleman iyi birine benziyordu. Bu lanet adadan da sıkılmaya başlamıştı zaten. Denize açılırsa iyi paralar kazanabilir ve bir güzel de harcayabilirdi hepsini. Acaba bu herifle ne işle meşguldü…


Clous hastaneye yatırılmıştı ve iyi bakılıyordu. Yaraları da hızla iyileşiyordu. Daha dört gün geçmişken bile, doktorun beklediğinden daha iyi ilerliyordu.
Shingen ise bu süreçte abisinin başına bekliyor ve para elde etmek için de kulak kabartıyordu etrafa. Duyduğuna göre, saldırıp başarısız oldukları Sabırlı Minerva, tüm taşıdıklarıyla beraber Mim şehrine varmış. İçindeki seçkin zenginlerin taşıdığı mücevherler bir yana, Mim şehrinde de sergilenmek üzere çok kıymetli bir de elmas taşınıyormuş. Üç gün içinde Mim’in opera binasında büyük bir balo verilecek ve o elmas da orada sergilenecekmiş. Ancak çok yüksek güvenlikle korunacakmış, sırf bunun için denizciler ve Numia askerleri birçok güvenlik önlemi almış. Bunları konuşan kişiler kendi aralarında baloya katılacak zenginlerin o elmasa özenmek için nasıl takılarla bezeneceğinden bahsetmişlerdi ve cüzdanların ne kadar kabarık olacağından.

Bu günlerden birinde, abisine iyi bakan doktor Larme ile iyi muhabbet kuran Shingen, aklından geçeni söyleyivermişti doktora; ''Sonsuza kadar bu hastanede kalmayı mı planlıyorsun Larme?'' Larme biraz şaşırmıştı bunu duyunca. Bu adayı pek sevmese de alışkındı ve sıklıkla Mim şehrine gider gelirdi. Shingen daha çok düşünmesine fırsat bırakmadan teklifini yaptı adama ''Bizimle denize açılır mısın?'' Bunları, Clous’un odasından uzakta, hastanenin giriş holünde söylemişti. Larme kaşlarını büktü, tam konuşacaktı ki aniden biri atıldı aralarına; “Denize açılmak mı dediniz! Beni de yanınıza alın, muhteşem doktorumdur!” Tek gözüne bant takmış bu uzun boylu siyah saçlı herif şimdi bu ikisine bakıyordu ifadesizce. Larme derhal atıldı, “Güzel teklifti, ama reddediyorum genç adam. Ben burada gayet mutluyum. Al sana bir doktor işte, tepe tepe kullan engin denizlerde. Gözünü verdiğine göre epey iyi doktor olmalı ahahaha! Neyse, ilgilenmem gereken hastalar var, size iyi günler!” Hızlı adımlarla koridora yöneldi ve odalardan birine girip gözden kayboldu Larme.



Rp out:
Spoiler:
Hastane için hiçbir masraf alınmadı
Gemi tamiri için de alınmayacak ve geminiz şu an hazır.
4 gündür Mimma kasabasındasınız, Clous’un yaraları onu hastaneden çıkarabilecek seviyede. Fena değil yani. Ama çok aksiyona giremez 3 gün daha.
Kyrien oyuna dahil edilmiştir, gerisi size kalmış artık.
Beklettiğimiz için özürlerimizi sunarız.
avatar
North Blue Anlatıcı

Mesaj Sayısı : 184
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Bir şey mi kaybettiniz? (Shingen-Clous-Kyrien)

Mesaj tarafından Misafir Bir Salı 23 Şub. 2016, 02:03

Çok sıkıldım. Ellerim cebimde her zamanki gibi dolanıp hasta insan arıyordum etrafta. Makul ücretlerle onları iyileştirip cebimi doldurmaya odaklanmıştım. Babamdan öğrendiğim şu dövüş tekniğini kullanabileceğim birileri olsa aslında fena olmazda neyse. O kadar öğrendik daha bir kere ya kullandım yada kullanmadım.

Ada'da şöyle bir dolanırken evleri inceliyordum. Tavernaların yanından geçerken içeriye doğru bakıyordum dövüş var mı diye. Eğer bir dövüş görürsem içeri direk girip acil yardım uygulamak için hazır bekliyordum. Gözlerim yarı kapalı, saçlarım önüme düşmüş, ellerim cebimde yürüyordum. İnsanlara bakışım hep yukarıdan oluyordu. Hatta insanların yüzüne bakarken, onların bakışlarından nasıl bir psikoloji içerisinde olduklarını anlamaya çalışıyordum. İnsan yalnız olunca kendine böyle eğlence yaratıyor işte ne yapalım?

Aslında ellerimi cebimden çıkartacağım bir konuşmaya şahit oluyordum. Bir korsan gemisi görmüştüm. Tamiri yeni bitmiş gibiydi. Yandaysa uzun beyaz saçlı bir adam doktora hevesli bir teklifte bulunuyordu. Tayfaya katılmasını istemişti. Tayfa ha? Aslında böyle boş boş gezineceğime kendime yeni bir eğlence bulabilirim. Adamların yanına yaklaşıyordum. Bakışlarım her zamanki gibi yukarıdan ve omuzlarım dikti ama ellerim cebimdeydi. Katılmak istediğimi belirttim tayfaya. Pişmanlığım olmadan, kendimden emin bir şekilde.

Pişman olmak istemiyorsundur eminim. Tayfaya katılmamda bir problem yok değil mi? Ayrıca bu gözü doktorluk yaparken vermedim.” Tam o sırada gözlerim kapalı ve sıcakkanlı bir gülüş atıyordum. Lakin o doktorun omzunu sıkacaktım. Omuz dediğim ise kol ile boynun eklem boşluğu olacaktı. Tam eklem bölgesini parmak uçlarımla sıkarak bu gülüşümü atacaktım. “İnsanlarla iletişim kurmakta iyi değilsiniz doktor bey.

Ardından eklem boşluğunu bırakıp beyaz saçlı elemana dönecektim. Bir cevap bekliyordum.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Bir şey mi kaybettiniz? (Shingen-Clous-Kyrien)

Mesaj tarafından Clous Cracher Bir Salı 23 Şub. 2016, 03:43

Dedesine aslında benzeyen ama kişiliği ondan tamamen farklı olan bir adamdan emir alıyordu Clous. Gelecekten gelen lazer silahlı adamlar, dev robotlar, garip güçlere sahip nakamalar ve bir kız. Uğruna herşeyini verebileceği güzellikte bbir kadın. Saçının üst kısmı beyaz geri kalan tarafları kızıl olan enfes vücutlu bir afet-i devran. Kardeşi mi? o yok. Kardeşi, kuzeni, anası, babası, dedesi, eniştesi, ebesi yok. Hatta çivileri bile yok. Tayfalarının adı "X-men", gemilerinin adı "Karakuş" Gerçek kimliğiyle eşleşen tek şey ise mesleği yani hırsızlıktı.

İşte Clous üç gün boyunca garip bir şekilde aynı rüyayı görmüştü. Her zaman aynıydı rüya ama başlarından geçen olaylar farklıydı. Ve yine her zaman gün sonuna yaklaştıkça unutuyordu gördüğü rüyadaki biri hariç tüm simaları.  O biri hiç aklından çıkmıyor diğerlerini ise her gece tekrar hatırlıyor yada tanıyordu. Aklından çıkartamadığı o kişi tabii ki de o kadındı. Adını hatırlamıyordu. Yada herhangi başka bir ayrıntı. Sad ce yüzünü ve birbirlerini rüyanın içinde dahi olsa ne kadar sevdiklerini unutamıyordu. Zaten unutmak istemiyordu o sevgiyi. Resmen aşık olmuştu rüyasında gördüğü o kadına. Onu görecem diye dalıyordu uykuya ve kalkıncada onu unuturum diye endişeye kapılıyor rüyam bitti diye üzülüyordu.

Üç gün böylece geçip gitmişti. Yaraları yeterince iyileşmiş ve ayağa kalkabilecek duruma gelmişti tüküren adam ama bunu istemiyordu. Bu yatakta onu görmüştü. başka yataklarda göremeyebilirdi. Fakat yapılacak işler vardı. Ödenecek borcu ve bulunacak bir dedesi vardı. Ayrıca gemi işinin ne olduğunu da merak ediyordu. Ve birde kardeşinin ona bahsettiği yeni doktor vardı. onunla da tanışmalıydı. Gerçi doktor ise illaki onu hastanede yatarken gördüğünü düşünüyordu ama kalkıp bir adam gibi tanışmalıydı. Ardından ise marangoza uğramak gibi bir planı vardı.
avatar
Clous Cracher

Mesaj Sayısı : 237
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Bir şey mi kaybettiniz? (Shingen-Clous-Kyrien)

Mesaj tarafından Shingen Cracher Bir Salı 23 Şub. 2016, 13:38

Hastanede abimi beklerken boş durmuyordum etrafta konuşulan her şeye kulak veriyor ve yeni vurgunumuz için bilgiler topluyordum. Aldığım bilgiler ise beni oldukça mutlu ediyordu. Bizi bu hale getiren gemide bir sürü zengin bulunuyormuş. Burada düzenlenecek baloda hepsi gösteriş yarışına girecekti. Bu da daha fazla altın,kolye, elmas demek oluyordu. Kısacası borcumuzu kapatmamız için bulunmaz bir nimetti. Çok önemli bir elmas sergilenecekmiş fakat oldukça iyi korunduğunu konuşmalardan anlayabiliyordum. Önümüzde iki seçenek vardı ya elması direk çalacak ve büyük sükse yapacaktık ya da misafirlerden çala çala sessiz sedasız işimizi bitirecektik. Ben her zaman sessiz yolu tercih ettiğim için cevabım belliydi ama kardeşim ne yapacaktı acaba. İyileştikten sonra onunla ufak bir konuşmamız olacaktı.

Bu sırada doktorla aramızdaki muhabbeti istediğim seviyeye çekmiş ve ona aklımdaki teklifi götürmüştüm. Kabul edeceğini düşünmüyordum ama yine de şansımı denemek zorundaydım en azından abim için. Doktora teklifimi götürmüş ve olumsuz bir yanıt almıştım. Fakat garip olan başka bir doktor teklifime bodoslama atlamıştı. Kısa bir şaşkınlık geçirmiş ama hemen kendime gelmiştim.

Tek gözü kapalı olan kişiye dönüp ''İyi bir doktorsan benim için sıkıntı yok. Gözünü nasıl kaybettiğin ise önemli değil tabii doktorluk yapabildiğin sürece. Kaptanımız burada onunla tanıştırayım seni, son kararı o verecek.'' dedikten sonra tek gözlü ile abimin yanına doğru yola çıkmıştık. Abim iyileşene kadar bu hastanede tıkılmıştım. Oldukça sıkılmıştım ama buradan çıktıktan sonra yapacaklarımız için de heyecanlanmıştım. Abimin yanına gittikten sonra iyileştiğini görmüştüm ve onu hemen yeni doktorla tanıştırmıştım. ''Clous, bu yeni doktorumuz tabii kabul edersen.'' diyecek ve kısaca tanıştıracaktım. Sonrasında ise tayfayla beraber gemiye doğru yola çıkacaktık.
avatar
Shingen Cracher

Mesaj Sayısı : 161
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Bir şey mi kaybettiniz? (Shingen-Clous-Kyrien)

Mesaj tarafından North Blue Anlatıcı Bir Çarş. 24 Şub. 2016, 01:02

Aniden ortaya çıkan doktorun teklifi üzerine Shingen bu adamla sohbete başlamış ve abisinin odasına davet etmişti. Larme ise onların sohbetini hiç beklemeden, sözünü söylediği gibi gözden kaybolmuştu bile.
Birkaç dakika sonra Shingen ile Tek gözlü doktor, yatağında dinlenen Clous’un odasına girdiler ve yatan adamı selamladılar. Şimdi her biri oturup son durumlarını konuşacaklardı.
Shingen ile bantlı doktor henüz odaya girmişken içeri aniden biri dalıp neşeyle gürledi, “Geminiz hazır beyler!” İçeri giren, marangoz Rayno’nun ta kendisiydi. Koridorda takılmak üzere gözleri Larme’yi aramıştı yine. Shingen’in yanında duran uzun boylu siyah saçlı adamı daha önce görmemişti etrafta, bu tayfanın bir üyesi diye düşündü, veya bir tanıdıkları. Ona da kendini tanıtmak için öne atıldı, “Merhaba bantlı arkadaş, bendeniz Rayno! Bu bahtsız beylerin gemisini tamir ediyordum birkaç gündür.” Clous’a selam verdi göz ucuyla, “Para konusunda çok dırdır ettiğimi biliyorum, ama sizin durumunuz benden beter görünüyor. Muhabbetinizi sevdim kardeşler, bu seferki tamirat benden olsun. Tüm kalbimi verdim zavallı gemiye, şimdi eskisinden de sağlam.”




Rayno:
Spoiler:

avatar
North Blue Anlatıcı

Mesaj Sayısı : 184
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Bir şey mi kaybettiniz? (Shingen-Clous-Kyrien)

Mesaj tarafından Clous Cracher Bir Çarş. 24 Şub. 2016, 02:58

Clous yataktan kalkıp onların yanına gitmekle yatakta kalıp rüyalar aleminde aşık olduğu kadına veda etmek arasında git-gel yaşarken aniden odasının kapısı açılmıştı ve içeriye kardeşi ve yanında hiç tanımadığı bir adam girmişti. Gariptirki Clous bu hiç tanımadığı adamın ona hiç benzemesede kuzeni olduğunu düşünmüştü ilk başlarda. Sonradan kardeşinin sözleriyle durumu çakozlamıştı.

Her ne kadar bu durumu biraz düşünmek istesede tayfalarında bir doktorai htiyaç olduğu aşikardı. Ayrıca kardeşi bu adama güveniyorsa kendisi içinde bir sorun yoktu. "Selam ben Clous" diyeceği sırada içeri adının Rayno olduğunu hatırladığı adam girmişti. Çok neşeli bir havası vardı. Onun gelişi ve söyledikleriyle beraber Clous'un da neşesi daha bir  gelmişti. Ardından hem tşekkür etmek için hemde Aklındaki bazı şeyleri gerçekleştirebilmek uğruna konuşmaya başlayacatı. Konuşması sırasında bazen raynoya bazende yeni doktora yüzünü dönecekti.

"Sana nasıl teşekkür edeceğimizi bilemiyorum dostum. Cidden sen olmasan hem ben hem gemi ölebilirdik. Peki bir daha parayı dert etmeden yaşamaya ne dersin?Yani bizimle gelmeye? Hani sormuştun ya "niye denize açıldınız" diye. Gerçi Shingen belkide sana zaten anlatmıştır ama bizler normalde geldiğimiz yerde hırsızdık. Aslında baya da iyi yaşıyorduk. Ne diye adamızı terk ettiğimize gelince aslında olayın tüm suçlusu dedemiz. Bize hırsızlığı öğreten akıl hocamız. Onun hedefi her zaman daha çoğundaydı. Bu nedenle bize de başka adalara onunla beraber gitme isteği aşılamıştı. Fakat bizi yanına almadan kendisi gitti. Bizde onu aramak için denizeaçıldık. İstediğimiz şey onunla beraber hırsızlık yapmak." Borç mevzuuna ise hiç girmemişti. O kadar borcu duyarsa teklifini red edebileceğinden korkmuştu.

Herşeyden sonra ise Shingen'e dönüp olanı biteni soracaktı. hastanede kaldığı süre boyunca kendisi ne yapmıştı neler duymuştu.
avatar
Clous Cracher

Mesaj Sayısı : 237
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Bir şey mi kaybettiniz? (Shingen-Clous-Kyrien)

Mesaj tarafından Shingen Cracher Bir Çarş. 24 Şub. 2016, 13:21

Tayfamızın yeni doktoruyla tanıştırmıştım yaralı abimi. Pek tanıştırmak denmezdi buna bir nevi emri vaki diyebiliriz. İnatçı Clous şimdi doktoru istemez ve başına bela alırdı o yüzden ona fazla söz hakkı vermeden aceleye getirmiştim doktor işini. Bazen oldukça huysuz ve düşüncesiz olabiliyordu. Gerektiği zamanlarda tayfa için en iyisini yapmalıydım. Bu da o anlardan biriydi.

Doktorumuzu bulmuştuk ve tayfamızdaki bir eksiği daha halletmiştik. Doktor demişken lanet Titus bizi terk etmişti bu da bir rotacıya ihtiyacımız olduğu anlamına geliyordu. Yeni doktorun ismini bilmiyorduk kendisi ismini söylememişti henüz. Aslında düşününce ben de söylememiştim. ''Ben Shingen memnun oldum Rayno ve  doktor.'' diyecek ve tayfamızın yeni elemanını selamlayacaktım. Sonrasında abimin uzun konuşmasını dinleyecektim.

Abim oldukça açıklayıcı ve net konuşmuştu. Abimin konuşmasından sonra huysuz ve kötü Shingen tekrar kontrolü ele almıştı. ''Abin iyileştiğine göre artık uykuna geri dönebilirsin seni süt çocuğu. Şimdi işi erkeklerin almasına izin ver.'' diyerek yine aşağılamasını yapmıştı.

Bizler hırsızdık ve tayfaya yeni gelenlerin bunu bilmesi gerekiyordu. Çünkü bazen kötü şeyler yapacaktık ve onların da desteğini almamız gerekiyordu. Ya bize uyacaklardı ya da bize hiç bulaşmayacaklardı. Abimin söylediklerinden sonra Rayno'ya  ve doktora dönüp ''Evet, bizler hırsızız. Bizi böyle kabullenecekseniz kapımız sizlere açık. Eğer kabul etmezseniz aramızda bir sıkıntı çıkmayacak. Ama aramıza katılmanızı çok istiyorum.'' dedikten sonra verilen cevaplara odaklanacaktım.

Tayfamıza girmeyi kabul edenlere ise ilk büyük soygunumuz hakkında bilgi vermek için tekrar sözü ele alacaktım. Kabul etmeyenler dışarı çıktıktan sonra abime dönüp tüm tayfaya hitaben ''Hastanede geçirdiğim sürede çok önemli bilgiler öğrendim. Bizim işimize yarayan bilgi ise Üç gün içinde Mim’in opera binasında büyük bir balo verilecek olması. Bu baloda çok değerli bir elmas sergilenecek. Ayrıca baloya gelen insanlar gösteriş yarışmasına girmiş bu da bize güzel bir soygun yapmak için verilmiş bir şanstı. Düşünmemiz gereken şey elmasa mı odaklanacağız yoksa balodaki davetlilere mi? Ben balodaki davetlilere odaklanmanın daha iyi olacağını düşünüyorum.'' dedikten sonra sözlerimi sonlandıracak ve geri kalan konuşmaları dinleyecektim. Bu balo bizim için bulunmaz bir nimetti ve bunu kaçırmamalıydık.
avatar
Shingen Cracher

Mesaj Sayısı : 161
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Bir şey mi kaybettiniz? (Shingen-Clous-Kyrien)

Mesaj tarafından Misafir Bir Çarş. 24 Şub. 2016, 15:31

İlginç bir tayfaya denk geldim sanırım. Sayıları oldukça az ama gelecek vaat ediyorlar. Az önce doktora yaptığım şeyden sonra bizi yalnız bırakıyordu. Korkak herif, iki kavga ettirmedi yahu. Neyse artık, tayfanın kaptanıyla tanışmak için odasına giriyorduk. Yatakta uzanan kaptana elimle selam veriyordum. O sırada içeri oldukça neşeli bir adam girmişti. Muhtemelen marangozdu kendisi. Geminin hazır olduğunu söyledi. Ayrıca tamirat ücreti almayacağını belirtmişti. Yaşadığımız Dünya'da kim kime böyle bir iyilikte bulunur? Bu işin içinde bir problem olabilir mi? Yoksa sadece paranoyak düşüncelerim mi tetikleniyordu? Her ne olursa olsun bu adam bize bir kazık attığında şaşırmayacaktım.

Bu arada kaptana selam verdiğim sırada Beyaz Saçlı Adam ismi bahşediyordu. Kendi ismimi söylememiştim bile şimdi düşününce.. Ayıp, gerçekten ayıp etmişim. “İsmim Jack, Kyrien Jack. Yıllardır doktorluk yapıyorum. Mesleğimde henüz acemi olsam da, tıbbi bilgilerim hakkında kendime güvenim sonsuz. Karşıma bir cerrah gelse bile bilgi açısından yerle bir edebilirim.” Kendimi bu şekilde tanıtmak istedim nedense. Çok mu iddialı oldu? Aman neyse ne işte doğruları söyledim en azından.

Kendimi tanıtmamın ardından Shingen planından bahsediyordu. Bir soygun, hemde yüklü para getirecek bir soygun. Planı dikkatli bir şekilde dinleyip bir elimle çenemi ovuyordum. Bu hareket, derin düşüncelere daldığımın bir göstergesi. Shingen en son cümlesinde sorusunu yöneltiyordu. Genelde yaptığım şeyi şuanda yapıyordum. Aklıma gelen mantıklı şeyleri sesli bir şekilde düşünüyordum. Hiç bir şekilde Shingen veya Kaptana yönelik konuşma yapmıyordum. Bir nevi transa girdim diyebiliriz. Elimle çenemi ovuştururken başlıyordum sesli bir şekilde düşünmeye. Düşüncelerimi odadaki herkes duyuyordu. “Aslında her ikisini de elde etme şansımız var. Baloda sergilenecek bir elmastan söz ediyoruz ve gerçekten değerli bir elmas olduğuna kuşku yok. Yapmamız gereken şey ortalığı karıştırmak. Bu bizim için kilit nokta.

Opera başlamadan dakikalar öncesinden elmasa ulaşıp onu çalmalıyız. Opera'nın yöneticileri telaşlanacaktır fakat bunu insanlara yansıtmamaya özen gösterecekler. Eğer elmasın çalındığını davetlilere söylerlerse hem güven kaybederler hemde insanlar galeyana gelir. Kısacası balo mahvolur. Elbette balo iptal edilirse ceplerine girecek para hatrı sayılır biçimde azalacaktır. Kimse cebine girecek paranın azalmasını istemez. Bir nevi satranç oynamamız gerekiyor.

Elması çaldıktan sonra baloya asil bir doktor kimliği ile gireceğim. Ardından insanlar yavaş yavaş balodan keyif almaya başladığı sırada bir kişiye elmasın çalındığı hakkında bilgi vereceğim. Ardından insanlar bir şekilde dedikodular yaymaya başlayacak. Buradan sonraki işler ise profesyonel birer hırsız olan Shingen Clous ile Tayfanın kaptanına düşüyor. Değerli altın kolyeler, elmas küpeler. Ve sonucunda ise, değerli bir elmas ve bir hazine.


Ah pardon!! Düşünürken istemsizce sesimi dışarı veriyorum. Bu söylediklerim sadece kafamda kurduğum ufak bir plan. Ciddiye alıp almamak sizlere kalmış. Ben tayfada henüz yeniyim sonuçta.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

3 sayfadaki 8 sayfası Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8  Sonraki

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz