B Grubu : Cygr-Karl-John

3 sayfadaki 5 sayfası Önceki  1, 2, 3, 4, 5  Sonraki

Aşağa gitmek

Geri: B Grubu : Cygr-Karl-John

Mesaj tarafından Kyros Bir Perş. 18 Şub. 2016, 00:20

John: Dumanın içine girdin. Duman zehirli değil, sadece görüşünü köreltmek için yapılmış. Dumanın içinde hiç bir şeyi görmeden ilerliyorsun. Bir anda karşıdan gelen ayak seslerini duyuyorsun ama görüşün %10. Sis o kadar yoğun ki sadece yankılanan ayak seslerinden başka hissedebildiğin bir şey yok. Tâ ki sisin içinde bir gölge görene kadar.

Cygr: Kuleye çıktın kan ter içinde. Tepeye ulaşır ulaşmaz serin rüzgâr yüzüne vurmaya başladı. Bir rahatlama geldi. 10-15 saniye soluklandıktan sonra etrafı gözlemeye başladın ve onları farkettin. Sağında mızraklı bir tip harabelerin arasında etrafı gözetliyordu. Çok geçmeden bir anda fırladı ve dumanın arasına girdi. Sisin içine girdikten sonra onu göremiyorsun. Tam o sırada sağ taraftan fırlayan ve belinde bir kılıç olan adamı farkediyorsun. O da hızlı bir şekilde dumanın arasına giriyor ve onu da kaybediyorsun.

Karl: Hamleni yaptın ve bir elin kılıcını kınısından çıkarttın ve hiçbir şeyin görülemediği dünyaya giriş yaptın. Yankılanan ayak seslerinden başka bir şey yok. Dümdüz elinde kılıç ile gidiyorsun tâ ki karşında bir gölge görene kadar.
avatar
Kyros

Mesaj Sayısı : 156
Kayıt tarihi : 08/02/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: B Grubu : Cygr-Karl-John

Mesaj tarafından Misafir Bir Perş. 18 Şub. 2016, 01:02

Dumanın içine girdikten sonra zehirli olmadığını anlamıştım ki artık çok daha büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kalmıştım. Bana doğru karşıdan gelen ayak sesleri ve bir kaç saniye sonra gördüğüm gölge hemen ceplerimdeki bir kaç torpilimi yakmama sebep olmuştu. Artık saklanma zamanın bittiğine karar vermiştim o an. Gerekli torpillerimi hemen elime alarak, Rakibimi görene kadar olduğum yerde bekleyecek ve gördükten sonrada üzerine doğru hızlı bir depar atarak, elime aldığım yanıcı akışkanlı üç torpilimi, bir sis torpilimi ve dört de az miktarda patlayıcıdan başka bir şey olmayan torpilimi, sol avucumdan rakibin yüzüne ve boynuna doğru fırlatacaktım. Ardından da hızlıca geriye çekilecek ve yanıcı akışkanla mızrağımı yakacaktım.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: B Grubu : Cygr-Karl-John

Mesaj tarafından Misafir Bir Perş. 18 Şub. 2016, 01:53

Karl, kınındaki kılıcını hızlıca yerinden çıkartıp, beyazlığa doğru girişini yapmıştı. Etraf, sabahları şehre tüm görkemiyle çöken sis gibiydi; ama o sisteki soğukluk burada yoktu. Sadece beyazın o halsiz tavrı vardı: Tanrı gibi yerindeydi ama burada olması onun umurunda değildi; ona karşın kimseler ne def olup gitmesi için ses edebilirdi, ne de konuşması için bir bakış atabilirdi. O oradaydı ve olağan dışı hiçbir olmayacakmış gibi sadece izleyici konumunda bulunuyordu. Belki arada bir göz atabilirdi ama ne avcının mızrağı, ne de adaletin kılıcı onu memnun etmezdi...

Genç denizci, yankılanan ve alanı bir kat daha dumana boğan birtakım ayak seslerine kulak verdi. Sadece ayak seslerinin yankılandığı alanda başka bir şeyler aradı: Bu, bir adamın son nefes alış-verişindeki heyecan, bir mırıldanış ile gelen küfürdeki acizlik, bir ayağın sürekli yere vurması ile açığa çıkan sabırsızlık ve birbiri ardına hızlıca vuran dizlerdeki korku hissiydi... Ama aramadığı şey onunlaydı ve tıpkı ihtiyacımız olmayan şeyin sürekli öne çıkışı ve varoluşu gibi. Dümdüz bir şekilde ilerleyişine devam ederken, bir gölge ile karşı karşıya geldi. Şimdi her şey başlıyordu.

Karl, hızlanacaktı ve rakibinin bulunduğu yere doğru dikkatli bir şekilde ulaşmaya çalışacaktı. Ona karşın herhangi bir yerine uzaktan bir hamle yapıldığını hissederse sağa doğru bir adım zıplayarak koşusuna devam edecekti. Ve devamı gelirse bu sefer sola doğru. Yani bi' sağ adım, bi' sol adım. Tabii sağ elinde tuttuğu kılıcını da yatay bir şekilde sonuna kadar açacaktı. Gölgenin önünde bittiği anda ise hızlıca kılıcını, gölgenin sol omuz ile boyun arasında kalan bölgesine doğru indirecekti.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: B Grubu : Cygr-Karl-John

Mesaj tarafından Misafir Bir Perş. 18 Şub. 2016, 18:45

Kule, tırman tırman bitmedi. Sonunda tepesine ulaştığımda kan ter içinde kaldım. Ancak tepeye varınca o rüzgarın tatlı hissi biraz kendime getirdi beni. Biraz su içip dinlendim. Sonra etrafı gözetlemeye başladım. Mızraklı bir tip attığım duman bombasının içine doğru gidiyordu. Diğer tarafından ise kılıçlı bir adam gidiyordu. İkisi de dumanın içine girince gözden kaybettim. Olabilecek en iyi olasılıklardan birisi olduğu için keyfim yerine geldi.

Diğer ameleler attığım duman bombasına, leşe üşüşen akbabalar gibi üşüşmüş. Onlar birbirini öldürürken ben, bir iki dakika dinlenip, dumanla merkez arasına gideceğim. Eğer içlerinden birisi diğerini hızla öldürürse o merkeze varmadan benim yolunu kesmem lazım. Ben bu olasılığı göze alarak dumanla merkez arasına gideceğim. Bir iki dakika dinlenirken krokiyi de mümkün olduğu kadar kafama kazıyacağım. Ayrıca tepeden merkezdeki teslim yerini de inceleyeceğim. Sonra yavaş yavaş dumana doğru yaklaşacağım. Dumanın içinden görülebileceğim yere geldiğimde bir çatı bulup çıkacağım. Eğer kavga devam ediyorsa gizlenip izleyeceğim. Birisi diğerini halledip madalyonunu almak için hamle yaptığında saldırı sıram gelmiş olacak...

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: B Grubu : Cygr-Karl-John

Mesaj tarafından Kyros Bir Cuma 19 Şub. 2016, 00:50

John: Torpilleri attın ama o gölge bir anda yanından geçti gitti. Arkanı döndüğünde ise dumanın içinde kaybolmuştu. Sonra bir ses duydun "şıp şıp" diye damlayan kanının sesini. Omzundan darbe almıştın.

Karl: Karşında ki gölge çok net değil. Sana karşı bir hareket yaparsa bunu anlamak kolay olmayacaktır. Bu yüzden sağ elinde tuttuğun kılıcı savurdun ve rakibin sabit olarak seni beklediği için arkasına geçtin. Torpiller hemen hemen onunla denk geldiğin anda patladı. Bu yüzden arkanı döndüğünde gölgesi yok olmuştu.

Cygr: Diğer ameleler diye tabir ettiğin iki kişi akbabalar gibi üşüştü dumana. İçlerinden biri veya ikisi ölürse, hatta ikisi de yaşarsa bunu görmen imkansız. Merkez ise dumanlı bölgenin daha ilerisinde. Yani senin baktığın istikamette. Oraya gitmen için ya etraftan dolaşmalısın ya da içine girmelisin.

Teslim yeri ise yıkılmaz bir yapıdan yapılmış. Önünde ise kocaman bir daire var. Oradan görevlilerle temas kuruyor olmalısın.

Duman torpiller yüzünden daha da kalınlaştı. En yakın çatıya bile çıksan seslerden başka bir şeyi hissedemezsin.


Rp out;

Spoiler:
Mesajınızda düzenleme yapmamanızı öneririm. Editlendiğini farkettim ama geç geldiğim için diğer oyuncular yazdıktan sonra mı önce mi göremedim. Eğer başka bir gm görür ve bana iletirse direk ölürsünüz. Acımam.
avatar
Kyros

Mesaj Sayısı : 156
Kayıt tarihi : 08/02/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: B Grubu : Cygr-Karl-John

Mesaj tarafından Misafir Bir Cuma 19 Şub. 2016, 01:53

‘’Eh ne olmuştu şimdi? Saniyeler önceki gerilim nerede? Neden ortam sessizleşti?’’ gibi düşüncelerle kaybolmuşken yere damlayan kanımın sesini duymuştum. Şimdi anlamıştım durumun ciddiyetini. Sadece 10-20 santim yukarı gelse o kılıç ölebilirdim sonuçta. Ancak şimdi bunları düşünmenin vakti değildi . Arkama geçen gölgeyi uzaklaştırmam lazımdı. Bu yüzden çakmakla sol cebimde ve arka cebimde bulunan yanıcı ve patlayıcı torpilleri yakacak, fırlatacaktım sol avucumla rakibime. sadece uzaklaşması için bir savunma olacaktı bu. Ardından da hızla kaçacak, bir yere saklanacak ve önüme kalan beş sis torpili atıp hazırlanacaktım. Tişörtümü çıkaracak ve yaralı omuzuma bağlayacak, yanıcı akışkanla mızrağımı ve sol eldivenimdeki boğa boynuzu biçimindeki bıçağı yakacaktım. En sonda rakiplerimi aramak için dumanın dışına çıkmak için koşacak, koşarken de fırlatma bıçaklarından ve hançerimden kurtulacaktım. Eğer bu süreç yaşanmaz ve bir rakip ile karşılaşırsam da mızrağımdaki ateşi rom ile güçlendirecektim.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: B Grubu : Cygr-Karl-John

Mesaj tarafından Misafir Bir Cuma 19 Şub. 2016, 18:01

Bulanık bir görüntüyü tam olarak seçememek zordu; ama ona karşın bu beyaz alanda yazı-tura atmaya kalkışmak tam bir aptallık! Genç denizcinin hareketlenişi ile eyleminin bitişi hemen hemen bir olmuştu. Kılıç bir kere savrulmuştu ve hemen arkası birtakım sesler ile son bulmuştu. Genç denizci geriye doğru kısa bir göz gezdirdiğinde kimselerin olmadığını görmüştü ve o an burada savaşmasının güç olduğunun farkına vardı.

Karl, dümdüz bir şekilde koşmaya başlayacaktı. Dumanlı alanda yapabileceği şeyler olsa da, yapamayacağı şeyler daha bir ağır basıyordu. Şu lanet yerden çıkmak dışında fazla bir düşüncesi yoktu. Ve herkes eninde sonunda merkeze gelmek zorundaydı. En başta olduğu gibi istikametini ileriye doğru çevirmesi daha doğruydu. Yol boyunca herhangi bir tehdite karşı da dikkatli olmaya çalışacaktı. Bir tehdit hisseder hissetmez sağa doğru bir sıçrayış yapacaktı.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: B Grubu : Cygr-Karl-John

Mesaj tarafından Misafir Bir Cuma 19 Şub. 2016, 18:59

Diğer ameleler dumana üşüşünce, duman dahada kalınlaştı. Duman dikkat çekmesi bakımından iyi oldu. Kerizler daldı tuzağa ama şimdide ben ne olup bittiğini göremiyorum. Bir an önce rüzgarın şu dumanı dağıtması için dua etmekten başka çarem yok. Bu duman işlerimi karıştırdı. Birde merkezde dumanlı bölgenin ardında kalmış, bunu da yeni fark ettim. Merkezle kazananın arasına girebilmem için dumanlı bölgeyi direk olarak geçmem ve ya etrafından dolanmam lazım.

Şimdilik kuleden gözlem yapmaya devam edeceğim. Olur da birisi diğerini öldürüp dumandan aksi yönde çıkarsa tüm hızımla ona doğru koşacağım. Yolunu kesmekten başka çarem kalmaz o zaman. Ama şimdilik kulede dinlenmeye devam edeceğim.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: B Grubu : Cygr-Karl-John

Mesaj tarafından Kyros Bir C.tesi 20 Şub. 2016, 12:16

John: Torpilleri atıp kaçabiliyorsun. Ağırlıklarından kurtuldun ve sisten dışarı çıktın. Harabeler 20 metre kadar ileride.

Karl: Sen diğer hamleni düşünürken sana yakın yerde yine rakibinin torpilleri patladı. Duman tekrar hararetlendi bir an için. Ses yüzünden ise rakibinin sabit mi hareketli mi olduğunu duyamıyorsun. Tabî sen de dışarı çıkmaya çalıştığın için çok geçmeden kendini sisin dışında buluyorsun. Harabeler 15m kadar ileride.

Cygr: Ardı ardına patlayan torpiller, ayak sesleri ve bir anlık sessizlik alıyor arenayı. Sisin bir an hararetlendiğini ve sonrasında yavaş yavaş dağıldığını görüyorsun. Elinde başka sis bombası varsa, adamlar yapmış diyecek durumdasın. Tam o sırada ayrı ayrı yönlere koşan rakiplerini görüyorsun. Sana göre, avcı olan adam sağ üst çapraza, kılıç taşıyan eleman sol alt çapraza doğru ilerliyor.
avatar
Kyros

Mesaj Sayısı : 156
Kayıt tarihi : 08/02/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: B Grubu : Cygr-Karl-John

Mesaj tarafından Misafir Bir C.tesi 20 Şub. 2016, 13:29

Sisten dışarı çıktığımda, rakibimin beni dumanın karşısında beklediğini biliyordum. Bu yüzden oldukça dikkatli bir şekilde her an savaşa hazır bekleyecek ve biraz düşünecektim. Çünkü bizi izleyen bir rakip daha olduğunu düşünüyordum. Ya da en azından az önce rakibimin hediye ettiği kılıç kesiği bana bunu düşündürüyordu. Bu yüzden hızlıca etrafı gözlemlemeye başlamıştım ki dikkatimi etrafında bir kaç kuşun uçtuğu uzun kule çekmişti. Düşününce bulunduğumuz yeri ve dumanı tam olarak görüyordu bu kule bu yüzden bir saldırımı da bu kuleye yapacaktım. Artık elimde sadece sol cebimde ki az miktarda patlayıcı ve zehir bulunduran dokuz torpil kalmıştı. Ancak bunları rakibime dümdüz atarsam bir işe yaramazdı. Bu yüzden torpillerin yedisini dumana doğru rastgele fırlatacak rakiplerimin bir kaç saniye durmasına sebep olacaktım kalan ikisini de sağlam kolum olan sağ kolum ile kulenin kapısına doğru fırlatmaya çalışacaktım. Eğer çarparsalar da en azından kapının yanmasını sağlar idim. Bu torpilleri attıktan sonra da elimde bulunan tüm romu dikkatlice mızrağıma dökecek iyice alev almasını sağlayacaktım. Ardından da sisin dağılmasını veya rakibimin bana gelmesini bekleyecek ve rakibimi görünce de tam güç ona doğru koşacak ve bedenine alevli mızrağımla saldıracaktım. Eğer bu saldırıdan kaçar ise de rakibimin saldırısını eldivenimde ki alevli bıçaklarımla savunacaktım.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

3 sayfadaki 5 sayfası Önceki  1, 2, 3, 4, 5  Sonraki

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz