D Grubu : Mente Divine-Meirin-Clous

3 sayfadaki 7 sayfası Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7  Sonraki

Aşağa gitmek

Geri: D Grubu : Mente Divine-Meirin-Clous

Mesaj tarafından Kyros Bir Çarş. 17 Şub. 2016, 03:44

Clous: Etrafında ki ağaçlar 4 metreye kadar ulaşıyor. İzlemek istiyorsan böyle bir ağaca tırmanmalısın lakin dikkat et kıralabilirler. Eğer ağaca çıkarsan patlamının olduğu yere doğru baktığında sıradan ağaçları ve ormanın hayvanlarını farkedeceksin. Belli bir süre beklersen çok uzaklarda hareket eden bir şeyler görebilirsin lakin gözle seçilecek durumda değil. Hem de bir 10 saniye görebileceksin ve gözden uzaklaşacak. Bu kesinlikle diğer katılımcılardan biri.

Meirin: Sağa döndün ve ilerlemeye koyuldun. Ağaçlar yavaş yavaş seyreliyor. İçinden merkezin daha seyrek ağaçlardan oluştuğunu düşünüp, taktik geliştiriyorsun. Tam o sırada hemen dibinde, hemen arkanda bir şey sana saldırıyor. Dönüp bakmak için zamanın yok.

Mente: Normalde pumaların tek düşmanı insanlar denilir. Sen uzaklaşdığın için ısrarcı davranmıyor. Sadece sen gidene kadar dişlerini çıkarıp hırlıyor ve kendine özgü sesini çıkarıyor. Kayalardan inip yoluna devam ettin. Artık merkezin sağında kaldığını farkedebiliyorsun.


Rp Out;

ÇOK ÖNEMLİ:
Harita, bir iki rp önce ki konumlarınıza göre çizilmiştir. Bu kısmı iyi anlayın lütfen. Patlama üçgenin merkezinden tam soldan geliyor. Meirin ise şu an tam orada.
Haritanız:
[img][/img]
avatar
Kyros

Mesaj Sayısı : 156
Kayıt tarihi : 08/02/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: D Grubu : Mente Divine-Meirin-Clous

Mesaj tarafından Clous Cracher Bir Çarş. 17 Şub. 2016, 04:12

Clous bir hırsız olduğu için tırmanmaya alışıktı bu yüzden tırmanmanın onu zorlayacağını düşünmüyordu. Asıl düşündürücü olan kısım ise bu sefer betondan yapılma binalara değil de ağaca tırmanacak olmasıydı. Bu yüzden ağaca tırmanırken biraz hız kaybetmek pahasına çok dikkatli olacaktı. Eliyle tumadan veya ayağıyla basmadan önce her dala önce biraz yük verip daha sonradan asılacaktı.

Ağacın tepesine çıkıp baktığında ise biraz da olsa hayal kırıklığına uğramıştı. Baktığı yerde hiçbir şey yoktu. Yani, Hiç bir şey yoktu derken herşey sıradandı. Sadece ama sadece gördüğü tek şey bir beyazlıktı kayda değer olan.  Çok kısa süre görmüş olsa da bu süre onu tetikte beklemeye itmek için yetmişti. Ağzındaki çivilerden bir tanesini dudaklarının arasına almış ve beklemeye başlamıştı. Vurabileceği mesafede hareket eden birşey gördüğü anda ilk çivisini tükürecekti.
avatar
Clous Cracher

Mesaj Sayısı : 237
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: D Grubu : Mente Divine-Meirin-Clous

Mesaj tarafından Misafir Bir Çarş. 17 Şub. 2016, 12:19

Meirin sağdan ilerlemeye devam etti. İlerledikçe ağaçlar seyrekleşiyordu. Yine mi kaybolmuştu? Hayır, bu sefer doğru yoldan gittiğine emindi. Demek ki merkeze doğru yaklaştıkça ağaçların sayısı daha da azalacaktı. O zaman direkt merkeze varıp açık hedef olmak anlamsızdı. Merkeze varmayıp merkezin yakınında beklemesi kendisi için daha iyi olurdu.

Tam da bunları düşündüğü sırada şiddetli bir ses duydu. Ses hemen arkasından geliyordu. Bir şey kendisine mi saldırıyordu? Dönüp bakmak için zamanı yoktu. Hemen tüm gücüyle sağ tarafa doğru atlayacaktı.o sırada da kılıcını eline alıp rakibinin yüzünü görmeye çalışacaktı.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: D Grubu : Mente Divine-Meirin-Clous

Mesaj tarafından Misafir Bir Çarş. 17 Şub. 2016, 15:42

Assassin Puma'dan ayrıldıktan sonra sağımda kalan merkeze doğru ilerlemeye başladım. Merkeze varacağım zaman kapıyı karşıma alıp tuzağımı kuracaktım. Öncelikle 5 metre telimde Arbaleti ağaca kapıya nişan alacak şekilde bağlayacaktım. Sonrasında tetiğe bağladım tel ile çember şeklinde gidebildiğimi kadar, binanın yan taraflarına ilerleyecektim. Eğer ön kapıya biri yaklaşırse elimde ki teli çekecek, arbaletten ok atacaktım. Rakibim dikkatini oraya verdiğinde arkasından yaklaşıp suikast düzenleyecektim.
Burada yaşasak mı?
"Saçmalama, adada bir görevin var."
Ama baksana hava ne kadar güzel, yiyecek hayvanlarda var, kesin su da bulurum.
"Eline ne geçecek."
Bilmem, arada bir yarışma düzenlendiğinde, ben zaten adada olacağım, adanın tamamını biliyor olurum bu yüzden her seferinde ben kazanırım.
"Sonra?"
Hmmp, adayı satın alır, sonsuza kadar burada yaşarım.
"Sonra?"
Sonrası yok. İnsanlar bunu istemez mi? Huzur?
"Senin önemli bir görevin var. İnsani duygularını bir kenara bırakmalısın."
Haklısın, peki gelen giden var mı?
"Geliyorlar. Sabırlı ol."
Peki.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: D Grubu : Mente Divine-Meirin-Clous

Mesaj tarafından Kyros Bir Perş. 18 Şub. 2016, 00:56

Clous: Etrafı gözlerken kuzeyde bir hareketlenme daha görüyorsun. Yaklaşık olarak 200 metre uzaklıkta. Birinin geçiş kapısının oralarda bir şeyler yaptığını seçebiliyorsun ama tam vakıf olamıyorsun. Önce bir ağaca çıkıp bir şeyler yapıyor sonra aşağı inip daireler çiziyordu. Çok sürmeden gözden kayboluyor.

Meirin: Sağ tarafa doğru atladın lakin omzundan yaralandın. Yerden doğrulduğunda omzunda ki sıyrığı görüyorsun. Kafanı çevirdiğinde ise karşında bir yaban domuzu görüyorsun. Yaklaşık olarak yerden 150cm yukarda, 300cm boyunda, iki dişide sapasağlam genç ve güçlü. Dişlerinin birinde kan lekesi olduğunu görüyorsun ve yaranın nasıl oluştuğunu anlıyorsun. Sen şu anda tam olarak sırtını merkeze vermiş durumdasın. Domuz ise karşında yani merkezin sana göre bile solunda. Ya merkeze doğru kaçmak zorundasın ya da onunla yüzleşmek.

Divine:Merkeze vardın ve tuzağını kurmaya başladın. Merkeze yani madalyonu teslim etme noktasına baktığında çok sağlam ve dışarıdan yıkılmaz gibi duran bir yapı görüyorsun. Onun önüde ise kocaman bir daire var. Teslim ettiğin yer orası olmalı. Orada bir şekilde görevlilere teslim ediyor olmalısın. Yani arbaletini oraya göre kurmalısın ve beklemeye koyulmalısın.
avatar
Kyros

Mesaj Sayısı : 156
Kayıt tarihi : 08/02/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: D Grubu : Mente Divine-Meirin-Clous

Mesaj tarafından Misafir Bir C.tesi 20 Şub. 2016, 09:38

Meirin sağ tarafa atladığı anda omuzunda bir acı hissetti. Yerden doğrulduğunda omzundaki sıyrığı fark etti. Bu sıyrığı, karşısında duran iri domuz yapmıştı. Nerden baksa 150 santim yükseklikte ve 3 metre boyunda olan bu domuz gayet genç ve güçlü gözüküyordu. Sağlam gözüken iki dişinin birinde kan lekesi vardı. Bu öfkeli yaban domuzu kendisini bırakmaya pek niyetli değil gibiydi.

Kaçmalı mıydı? Kaçsa bile bu domuzdan hızlı koşabileceğini düşünmüyordu. Savaşmalıydı. Belinde bir kılıç vardı. Ayrıca sol eli ile dokunduğu son şey vedalaşmadan önce okşadığı kalkanıydı. Aslında yolda iken kalkanını bırakıp kopyalamak için iri bir kaya veya küçük bir ağaç aramıştı;fakat ikisini de bulamadığından şu an kalkanını kullanabilirdi. Kalkan-san ın ruhu onu koruyor olmalıydı.

Meirin kalkanını oluşturup sol eline alacak ve sağ elini be belindeki kılıca atacaktı. Domuz kendisine saldırırsa kalkan ile engelleyip kılıç ile kafasına etkili bir darbe vurmayı planlıyordu.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: D Grubu : Mente Divine-Meirin-Clous

Mesaj tarafından Misafir Bir Paz 21 Şub. 2016, 21:35

Gördüğüm kapı üzerine planımı yapmaya başladım. Sağlam yıkılmaz yapıya göz gezdirdim. Önünde madalyonları tespit etmek için gördüğüm daireye göre kuracaktım arbaletimi. Daha önce planladığım gibi tetiğe bağlayacağım tel ile, 5 metre çeklinde daire çizecektim, böylece arbaletten çıkan okumla dikkatlerini çekip, arkadan saldırabilirdim.
Ne diyorsun işe yarayacak mı?
"Kesinlikle."

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: D Grubu : Mente Divine-Meirin-Clous

Mesaj tarafından Kyros Bir Ptsi 22 Şub. 2016, 01:28

Clous: Ufka bakarken dalmış olacak ki dakikalardır öylece dikiliyordu. Tam ayılacakken dengesini kaybediverdi ve düştü.

Spoiler:
Bir alt dala  Surprised

Meirin: Bir kalkan ile kendini domuza karşı savunmak oldukça güç. Eğer darbe vuramadan, darbe alırsan seni metrelerce öteye fırlatabilir.

Yaban domuzları normalde insandan korkar ve kaçar. Eğer ki seni tehdit olarak algılamışsa kovalayabildiği kadar kovalar ve hızı saatte 50 km'ye ulaşabilir. Ancak çoktan sana bir darbe indirdi. Bunun nedeni kesinlikle o patlama olmalıydı. Patlamanın şiddetiyle ilk gördüğü şeye saldırmayı seçti sanırım. Sana doğru koşuyor başı aşağıda olacak şekilde. Dişlerini geçirmeyi umuyor.

Divine: Rakiplerini bekleme modundasın.
avatar
Kyros

Mesaj Sayısı : 156
Kayıt tarihi : 08/02/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: D Grubu : Mente Divine-Meirin-Clous

Mesaj tarafından Clous Cracher Bir Ptsi 22 Şub. 2016, 02:52

Ağacın tepesinde gizlenmiş bekliyordu Clous. Etrafı gözlemliyordu. Hareketli birşey görürse menzilinde anında tükürecekti. Fakat birden kafası dalmıştı. Ya şuandaki düşmanlarından biri de kardeşi ise? Ya Shingen ona yaklaşırsa? Gördüğü her harekete doğrudan tükürmek doğru muydu?

işte bu düşüncelerle dalıp gitmişti Clous. Onu kendine getiren şey ise üzerine bastığı dalın kırılması olmuştu. Neyseki o dalın hemen altındaki dal ondan daha sağlam olmalıydı ki onu tutmuştu ve Clous ağactan düşmemişti. Olan bu olayın iyi yanı da Clous'u kendine getirmişti. Menziline kim girerse girsin direk tükürecekti. Arenada kardeşine bile kaybetmek istemiyodu. Bunun için eğer görüş açısını kaybettiyse bir üste yeniden çıkmaya çalışacak ve etrafı gözlemlemeye devam edecekti.
avatar
Clous Cracher

Mesaj Sayısı : 237
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: D Grubu : Mente Divine-Meirin-Clous

Mesaj tarafından Misafir Bir Ptsi 22 Şub. 2016, 02:56

Meirin gardını almış bir şekilde kendisine doğru koşan domuzu izliyordu. Domuzun başı aşağı doğru eğildiğinden sivri dişleri direkt olarak kalkanına saplanacaktı. Acaba kopyaladığı kalkan bu sivri dişi durdurabilir miydi? Orjinal Kalkan-san olsaydı bu sorunun cevabı ''Kesinlikle Evet'' olacaktı; fakat bu kalkan, sadece kalkan-sanın kopyasıydı. Meirin'in yarattığı kopyalar her zaman orjinalinden daha zayıf olurdu. Bu durumda elinde tuttuğu kalkan, domuzun kendisine yönelttiği dişlerini durduramayabilirdi. Ne yapmalıydı? Artık arkasına dönüp kaçmak için de çok geçti. Çocukken hocası İzumi ve diğer arkadaşları ile birlikte hayvanları avlayan kendisi için bu şekilde ölmek oldukça ironik olurdu aslında. Yine de ölmeye niyetli değildi. Kalkanına verdiği bir sözü vardı ve bunu tutmadan ölmemeliydi.

Meirin ,ilk önce kopyaladığı kalkanını yere atacaktı. Sol elini aklındaki hamle için boşaltması gerekiyordu. Domuz iyice yakınına yaklaştığında ise bir matador misali yana atlayacak ve yana çekileceği sırada sol eliyle domuzun arka tarafına dokunmaya çalışacaktı. Eğer başarılı olursa domuzun kopyasını yaratabilirdi.Kopyasını yarattığı domuza, orjinal domuza saldırması emrini verecekti. Yarattığı kopya domuz orjinal domuzdan güçsüz olsa bile ona hasar verebilirdi. Bu sayede bir avantaj elde edebilirdi.

Eğer yana atlarken domuz yön değiştirip kendisine saldırmaya kalkarsa kılıcı ile dişlerini bloklayacak ve darbe almamaya çalışacaktı. Bu bloklama işlemini yaparken de yana kaçacaktı.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

3 sayfadaki 7 sayfası Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7  Sonraki

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz