Khatwat Fenice

3 sayfadaki 3 sayfası Önceki  1, 2, 3

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Geri: Khatwat Fenice

Mesaj tarafından West Blue Anlatıcı Bir Cuma 26 Şub. 2016, 03:48

İnsanlar planlar. Zamanın başlangıcından beri bir plan vardır. Tanrı planlamış ve kader demiştir. Ama kader şaşmazdır, çünkü Tanrı mutlaktır, ama basit insanların planları ne derece tutarlıdır. Bir garantisi var mıdır? Zeki bir insan daha tutarlı mıdır? O zaman Tanrı olmanın yolu zekadan mı geçmektedir? Tanrı olmak güçlü olmak değil midir?

Wade planlamıştı ama planı sekteye uğramıştı. Ama yine de hamlesini yapmıştı. Alçıpandan içeri soktuğu beyzbol sopalı adamın kafasına darbe indiren Eabd muzaffer bir eda ile Wade'i izlerken, konuşmuştu yerde yatan yaratık. "Eabd, tüm bunlar ne demek oluyor?"
Eabd'ın yüz ifadesi o kadar çabuk değişmişti ki, görenler beyninde sorun olduğunu düşünebilirlerdi. Korkudan ne yaptığını bilmeyen Eabd, ağır çubuğu tekrar tekrar indirmeye başladı. Vurdu, vurdu, tekrar vurdu. Defalarca vurdu yerde yatan adamın yüzüne. Etraf kan gölüne dönmüştü artık ama Eabd'ın durmaya niyeti yoktu. Gözyaşı döktü Eabd, vurmaya devam ederken konuştu. "Yeter." dedi. "YETER!" diye bağırdı, "Yeter amına koduklarım." diye fısıldadı Eabd. "Benden alacak neyim kaldı?" dedi aynı tonda. Oturdu adamın yanına göz yaşı döktü. Hüngür hüngür ağladı kocaman adam.
Çocuğu kaçırıldığında ve karısı felç olduğunda bile ağlamamıştı. Şimdi ise hüngür hüngür ağlıyordu...

Wade ise yerden kalkerken rakibinin kolunu isabet ettirmiş, yumruğu savuşturmuştu. Aniden savrulan kolu ile dengesini kaybeden adam, Wade'in ikinci saldırısını şakağına yemişti.  Sonra ikinci saldırısını da uygulayıp adamı dükkanın dışına uçuruyor. Şimdi adam yerdeydi ve avantajlı olan Wade'i. Raflardan aldığı tırtıklı bıçak ile boynunu hedef almıştı ama güçten düşen rakibi eliyle hedefi saptırmayı başarmıştı ve kalbi ile omuzu arasında bir yere girmişti bıçak. Döndürmeye çalıştı ama derisi Wade için fazla kalındı bu canavarın. Canavar kalkmak üzereydi...

_________________
avatar
West Blue Anlatıcı

Mesaj Sayısı : 65
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Khatwat Fenice

Mesaj tarafından Misafir Bir Paz 06 Mart 2016, 02:43


Tanrı, kader, planlar, güç, zeka. Hımm. Kader elbette mutlaktır. Çünkü kader olmuş ve olacak şeylerin bütünüdür. Ne olursa olsun kader tabi ki mutlaktır. Bir binanın çatısına çıkıp atlayıp atlamama arasında gelip gitsem bu da artık kaderin bir parçasıdır. Bu dükkanın sahibi ile tanışmaya çalışmam gibi. Hatta bu mısraları yazmam gibi. Yazıp yazıp silmem, kafamda kurmam gibi. Hepsi kaderin bir parçası. Peki kaderi Tanrı mı yazdı? Tanrı yazsada yazmasada zaten kader mutlak değil midir? Tanrı yazmış olsa, yaşamanın manası nedir? Veya Tanrı üstün güçleriyle geleceği görüp, olmuş ve olacakları yazdığı için mi? Hatta Tanrı zamandan münezzeh olduğu için olmuş ve olacak kavramı saçma mıdır?

Sopalı eleman bir an olsun doğrulmuşken, bir anda Eabd çıldırmış gibi defalarca sopayı kafasına indirmeye başladı.

"Yeter." dedi. "YETER!" diye bağırdı, "Yeter amına koduklarım." diye fısıldadı Eabd. "Benden alacak neyim kaldı?" dedi aynı tonda.

Adamın kafasını hemzemin ettikten sonra yere yığıldı. Ben ise;

O sırada rakibimle yaşadığım arbedede avantajı sağlamış, onu dışarıya fırlatmıştım. Rafların arasından aldığım tırtıklı bıçak ile üzerine atlayarak saplamayı denedim. O sırada eliyle müdahale edip, kalbiyle boynu arasına girmesine neden oldu. Böyle bir yara almasına rağmen bir canavar gibi hala ayağa kalkmayı deniyordu. Kalkmadan önce tekrar darbe vurmalı ve bir şekilde engellemeliydim. Eğer yapabilirsem bıçağı çekip hayalarını hedef alacağım. Başarılı olursam, üstünden takla atıp arkasına geçecek ve kafasını hedef alıp sert bir ters tekme savuracağım.

Bıçağı dilediğim gibi kullanamazsam sağ veya sol diz kenarına saplayacağım ki hareketini büyük ölçüde kısıtlayabileyim. Bıçağı hiç bir şekilde çıkaramazsam, Eabd’a;

Beyzbol sopasını bana fırlat!” diye duyacağı şekilde bağıracağım. Sopayı alır almaz eklemlerine, sopa kırılana kadar vuracağım.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Khatwat Fenice

Mesaj tarafından West Blue Anlatıcı Bir Ptsi 07 Mart 2016, 02:10

Sabah güneşi artık iyiden iyiye görünmeye başlamıştı. Etraftaki evlerin camlarından yansıyıp, bir kaç yönden selamlıyordu sizi. Uzaktan bir yerden, güney rüzgarı esiyordu. Ilıktı, sıcak değildi ama soğukta değildi. Hava mükemmel görünüyordu. Kanlı bir sabahı kimse beklemiyordu belli ki, ama olan olmuştu, yapılması gereken yapılmıştı. Eabd oturduğu yerde kanlı ellerine bakarken, yüzü dehşet içinde görünüyordu. Daha önce hiç yapmamıştı, hiçte yapabileceğini düşünmemişti. Birinin canına kıymak. Nasıl böyle bir şey yapabilirdi?

Aklında ki derin düşünceler arasında gidip geliyordu. Karısı, çocukları ve ondan daha öncesi. Bir şarkı dönüyordu aklında. Gözleri daha derine bakıyordu, beyni daha bulanıklaşıyordu.
Spoiler:
Güneşin arkasına yelken açıyorum. Prensimin gelmesini bekliyorum. Dua ediyorum, şifa yağmuru için. Ruhumu iyileştirmesi için.

Koşturan bir dilenciyim sadece. Nasıl geldim buraya? Ne yaptım ki? Ne zaman umutlarım ortaya çıkacak? Nasıl tanıyacağım onu? Babamın gözlerine baktığımda. Babamın gözleri..

Sonra ışık parlamaya başladı. Ve ben duymaya başladım o kadim ninnileri. Ve ben izledikçe fidelerin büyüdüğünü. Hissettim kalbimin taşmaya başladığını.

Nereden bulacağım söyleyecek sözleri? Nasıl öğreteceğim ona? Ne oynayacağız? Parça parça, farkına vardım. Onlara ihtiyacım olduğunu. İşte o zaman babamın gözlerine. Babamın gözlerine...

Sonra pürüzlü kenar ortaya çıktı. Uzaktaki yağmur bulutlarının içinden. Ben bir köprü gibiyim, yıkanıp temizlenen. Temellerim kilden yapılma.

Ruhum ölüme doğru kayarken. Nasıl kaybedebilirim onu? Ne denedim? Parça parça, farkına vardım. Onlara ihtiyacım olduğunu. İşte o zaman baktım babamın gözlerine. Babamın gözlerine.
Aklında dönen çocukluğuna ait şarkı ile birlikte Eabd babasının hayatın kıymetine dair yaptığı konuşmaları hatırlıyordu. Aklından çıkmış mıydı? Hayır sadece bu öğretilerle bir olmuştu. Hafızasında değil, kalbinde taşıyordu bu öğretileri. Ama son zamanlarda her birini bir kenara koymuştu sanki.
Küfür etme! demişti babası.
Küfür etmişti.
Haram paraya el sürme! demişti babası.
El sürmüştü.
Ne olursa olsun öldürme! demişti babası.
Öldürmüştü. Bir can almıştı. Babasının merhamet dolu kahverengi gözleri, tüm aklını kaplamıştı. Uzun sakallı, yumuşak sesli adamı duyuyordu. Öldürme oğlum diyordu ses. Öldürmüştü ama. Kanlı ellerine baktı. Çıldırma noktasına gelmişti artık. Sonra başka bir ses duydu.
Sonra bir tane daha.
"Teşekkür ederiz." diyordu iki ses.
Karısı ve oğluna aitti bu sesler. Bakışları tekrar güçlenmişti. Omuzları dikleşmişti. Bu sırada son hamlelerini tamamlayıp, rakibini öldüren Wade'e doğru yürümeye başladı. Ayaklarındaki alçılar yerindeydi, ellerine takma alçıları taktı, yerini alıp beklemeye başladı.

Bir süre sonra köşe başında beklerken diğeri sokağın diğer ucunda görünüp dükkana doğru yollanmaya başladı. Yerde yatan kuzenini görünce Eabd'ın yanına koşup yakasına sarıldı ve neler olduğunu sordu. Biraz hırpalayıp bu haliyle yapamayacağını anladıktan sonra ve Eabd seni gösterince peşinden gelmeye başladı. Sabahın erken saatlerinde kanlı kıyafetlerle pazarın etrafında yürümeye başladın ve kıyafetleri çıkardın. Ceketini yerden alan adam üzerindeki sembole bakıp "Hassiktir." dedi ve Eabd'ın dükkanına döndü. Cesetleri alıp ortalardan kayboldu.

Üzerinde kalan kıyafetleri yaktıktan sonra dükkana dönersen, Eabd'ın dükkanı tamir etmeye başladığını göreceksin. Seni görünce hemen arkaya alacak ve konuşmaya başlayacak...

Başka bir yerde.
"Patron, rahipler tekrar işimize burunlarını soktular. Alawwal ve Athnan öldü. Ne yapmamı istersin." dedi Wahid den den mushi'nin ucundaki adama.

"Thaniaan ve Thlth yaşıyor mu?" diye sordu ağır ses.

"Hayır, adaya gelmelerine 1 hafta var." diye cevap verdi Wahid.

"Geldiklerinde yapanı bulun, gerekeni yapın. O pisliklerle ben ilgilenirim gerekirse." dedi tekrardan ses. Sonra kapandı telefon....

_________________
avatar
West Blue Anlatıcı

Mesaj Sayısı : 65
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Khatwat Fenice

Mesaj tarafından Misafir Bir Perş. 10 Mart 2016, 00:52


Haah haah haaah

Serserilerin peşine giden balık geri dönmüştü. Onun görebileceği bir mesafede bekleyip planımızı gerçekleştirmiştik ve ben şu anda sokak arasında koşuyordum.

Hâh-hâh-hâh

Önce bir pazara girdim ve halkın arasında kanlı kıyafetlerle koştum. İnsanların tek odak noktası, kanlı kıyafetlerim ve ardından maskemdi. Yeteri kadar insanın gördüğünü düşününce ara sokaklardan birine daldım. Şişko herif de peşimden koşuyordu. Artık arayı açmanın vaktiydi ve sokak arasında hızlı hızlı yön değiştirerek kayboldum.

Hoooh... Bu kadar mesafe yeterli olmalı.

Önceden sokak arasına yerleştirdiğim varilden, kendi kıyafetlerimi çıkardım ve giydim. Cinayet kıyafetlerini ise o varilin içine koydum ve yaktım. Fötür şapkamı da kafama takarak sokak arasından çıktım. Ellerimi, üstümü başımı temizlemiş Eabd’ın dükkânına doğru ilerlemeye koyuldum. İçimden;

Büyük bir dalga geliyor... İlk hamlemi gerçekleştirmiş oldum. Şimdi gidip Eabd’dan şifreyi öğrenebilirim. Bundan sonra iş artık su gibi olmakta. Akıntıya katılacak ve büyüyeceğim. Ahaha!!!

Dükkanın önüne geldiğimde cesetler kaybolmuştu. Muhtemelen o iri yarı herif gelip götürdü. Sokağa dökülen güneş ışığı benimle Eabd’ın arasında ki beton yola düşüyordu. Yolun karşısında ki binanın gölgesinde ben, kendi dükkanının gölgesinde bekleyen Eabd. Fötür şapkamı tek elimle eğdim ve bir elimi cebime koyarak ilerlemeye koyuldum. Sıradan biri gibi dükkâna girdim. Girer girmez hızlıca arka tarafa geçtik. Ufak bir mısrayı hatırlattı bana bu durum.



Aydınlat karanlıkları
sözlerinle

Kararmışlıklarda
devinen ışıklar

Kim cevap verebilir ki
Kim
anlayabilir ki,

Seni...

Işık görünecek
ya da
kapa gözlerini
ve
hayal et

Işık... Görünecek...

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Khatwat Fenice

Mesaj tarafından West Blue Anlatıcı Bir Perş. 10 Mart 2016, 12:04

Dükkana girdiğinde Wade, bazı şeylerin yerinde olmadığını fark etti. Kilitli bölmede bulunan, milyonlar eden figürlerin hepsi yok olmuştu. Sıcak havada yerini kasvetli bir havaya bırakmıştı. Eabd Wade dükkana girdiğinde bile değişik davranıyordu. Arka çalışma odasındaki sadelik ve karanlık dururken, odanın merkezine iki tane der sofa gelmişti, ışığın gördüğü bir yere. Bacak bacak üstüne atan Eabd, misafirinin gelişine neredeyse tepki göstermemişti. Yeni kıyafetleri ve yeni bakışıyla daha oturaklı görünüyordu artık. Giydiği beyaz takım elbise, içine giydiği beyaz gömlek ve kırmızı kıravatla, esmer teni oldukça uyumlu görünüyordu. Bunları siyah bir atkı ile tamamlamıştı, sadece boynuna asılı.

Wade'i gördüğünde yerdeki bakışları bir kaç saniye için üzerinde dolaşmış, sonrasında kafasıyla karşısında ki koltuğu işaret etmişti, duruşunu bozmadan. Ağzında bir şeyler gevelediğini duyacaktı yaklaştığı zaman.
Spoiler:
Kardeş kardeşi öldürecek, kan dökülecek kıtanın ötesinde. Din için öldürmek, benim anlamadığım bir şey. Ve benim gibi aptallar, denizi aşıp bu yabancı topraklara gelen. Sordum koyunlara, inançların doğrultusunda, Tanrı'n istediği için mi öldürdün?

Bölünmüş bir ülke, kesinlikle ayakta kalamaz. Geçmişim silindi, onursuz, aptal ve saf duruş yok artık. Son yaklaştı, usta planın parçası çok bariz. Fenice'e bakma artık, burası ana vatanın olabilir.
Kutsal Savaş.

Sahnemin üstünde, her şeyi bilen bilgin olarak. Aşağıda yargı koltuğumda, Gavel'in çekici destekleyen yasayı. Yukarıda sandığımdan, çıktım Dünyayı değiştiren lider olarak, Aşağıda kürsümde, Tanrı'nın habercisinden daha kutsal olarak.

Savaşı desteklendi, organize suç olarak. Ani saldırı, bastırdı taşları, hattın ötesine. Bazı insanlar risk alıyor bana iş vererek, bazı insanlar beni öldürmek için yaşıyor. Fark etmez, ölecekler, ölecekler.

Karımı ve çocuğumu öldürdüler, beni kontrol altında tutmak için. İlk hata, SON HATA! İttifakla ödendi, devlerin katli. Sonraki hata, YOK DAHA FAZLA HATA!

Çatlakları doldur, hukuki mermer ile. Çünkü söylemiyor oluşum, düşünmediğim anlamına gelmez. Bakarsın bir sonraki, düşüncelerimi alıp götürmeleri olur. Ne söylediğimi biliyorum, şimdi çıklık atmalıyım. Ve masum öldürüşlerimin eksikliği...

Mırıldanması bittiğinde soğuk bakışlarını tekrar Wade'in üstüne çevirmişti. Bir süre izledi karşısında ki adamı. Sonra iç cebinden bir zarf çıkardı. "Şifre burada." dedi soğuk bir sesle. "1 saat içinde toplantım var. O zamana kadar istediğin soruları cevaplandırabilirim." dedi aynı tonda. "Masken arkada duruyor. Tüm masrafları da ben üstleniyorum." diye bitiriyor konuşmasını.

Zarf:
Kelime-Harf şifresi.
Bir cümledeki, kelimelerin harfleri kelimenin harf sırasına göre yazılır. Örnek olarak "Örnek olarak" cümlesini alırsak, Ö ve O harfleri birinci harfler olduğu için ÖO birinci kelimemiz olur. Her bir kelimede kaç harf varsa, asıl cümlede o kadar kelime vardır.

Şifreyi okumak için her kelimenin aynı numaralı harfleri yan yana getirilmelidir. ÖO RL NA ER KA -K harfleri yanyana getirilirse, "Örnek Olarak" kelimeleri ortaya çıkacaktır.
Buna göre Wade artık günlükteki isimleri çözebilir...

Başka bir yerde
Wesley, adadan ayrıldığından beri 1.5 gün olmuştu. Denizin tatlı akıntısı onu mavi bir adaya getirmişti. Mavi renklerin hakim olduğu güzel bir ada gibi görünüyordu. İnsanların genellikle turkuaz giyindiği adada en büyük yapı bir kiliseydi. Limandan görünen 2. büyük diğer yapı ise saraydı. Genişlik olarak Kiliseden büyüktü belki, ama uzunluk olarak Kilise'den kısaydı.  

Mavi taşlarla döşenmiş limana adım attı Wesley, etrafını inceliyordu. Liman boyunca dizilmiş gemilerin bir çoğunda aynı işaret vardı. Gri renkte bir elin etrafını süsleyen ay, güneş ve gezegenler. Adanın ya da donanmanın sembolü olabileceğini düşündü Wesley. Siyahın üzerine işlenmiş bu gri el, neredeyse bir korsan bayrağını andırıyordu, ama korsan olsalardı bu kadar rahat takılamazlardı değil mi?

Sıradan bir ada gibi görünüyordu. Ekstra dikkatini çeken bir şey olmadığını düşünüp geri dönmeye karar verdi Wesley. Fenice'e dönmesi 1.5 gün sürecekti. Efendisi ile buluşması için 4 gün beklemesi gerecekti, bu yüzden denizde kalmaya karar verdi bir süre...

Grand Line'da bir yerde
"Beni arayabilecek kadar taşaklandın mı?"
"Adamlarını benim adamdan uzak tut."
"Şu küçük Fenice'ten mi bahsediyorsun?"
"Evet! Lanet olası adamların, 2 adamımı öldürdü."
"Benim ilgim yok, ama adamlarıma zarar verirsen, ne olacağını biliyorsun değil mi?"
"Lanet olası pislikler."
Gavel'in çekici:

_________________
avatar
West Blue Anlatıcı

Mesaj Sayısı : 65
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Khatwat Fenice

Mesaj tarafından Misafir Bir Cuma 11 Mart 2016, 00:34


Dükkana girdiğimde kilitli bölmede bulunan figürlerin olmadığını farkettim. Milyonlar eden figürler yok olmuştu. İçeri girdiğimde odanın merkezinde iki adet deri sofa vardı. Onlardan birine ışığın altına oturmuştu Eabd. Yeni kıyafetler ve farklı bir tavır ile karşıladı beni. Hatta buna karşılamak bile denemez. Beni takmıyormuş gibi davranmaya çalışıyordu. Bu değişimin nedeni öldürdüğü adam mıydı? İçinde ki gerçek kişi mi ortaya çıkmıştı yoksa saçma bir tavır mıydı bu. Göreceğiz. O sırada kafasını kaldırıp bana baktı ve koltuğu işaret etti. Oturmamı istiyordu sanırım. Anlamsız bir ifadeyle ilerledim ve oturdum. İki kolumu koltuğun üst kısmına açtım düz bir şekilde. Sol bacağımı da sağ bacağımın üstüne attım. Hafif eğik fötürümün gölgesi maskemin göz yuvalarına kadar iniyordu. Yuvalardan derinlerde bir yerlerde dik dik onu seyrediyordum. Bir kaç şey mırıldandı;

Spoiler:
Kardeş kardeşi öldürecek, kan dökülecek kıtanın ötesinde. Din için öldürmek, benim anlamadığım bir şey. Ve benim gibi aptallar, denizi aşıp bu yabancı topraklara gelen. Sordum koyunlara, inançların doğrultusunda, Tanrı'n istediği için mi öldürdün?

Bölünmüş bir ülke, kesinlikle ayakta kalamaz. Geçmişim silindi, onursuz, aptal ve saf duruş yok artık. Son yaklaştı, usta planın parçası çok bariz. Fenice'e bakma artık, burası ana vatanın olabilir.
Kutsal Savaş.

Sahnemin üstünde, her şeyi bilen bilgin olarak. Aşağıda yargı koltuğumda, Gavel'in çekici destekleyen yasayı. Yukarıda sandığımdan, çıktım Dünyayı değiştiren lider olarak, Aşağıda kürsümde, Tanrı'nın habercisinden daha kutsal olarak.

Savaşı desteklendi, organize suç olarak. Ani saldırı, bastırdı taşları, hattın ötesine. Bazı insanlar risk alıyor bana iş vererek, bazı insanlar beni öldürmek için yaşıyor. Fark etmez, ölecekler, ölecekler.

Karımı ve çocuğumu öldürdüler, beni kontrol altında tutmak için. İlk hata, SON HATA! İttifakla ödendi, devlerin katli. Sonraki hata, YOK DAHA FAZLA HATA!

Çatlakları doldur, hukuki mermer ile. Çünkü söylemiyor oluşum, düşünmediğim anlamına gelmez. Bakarsın bir sonraki, düşüncelerimi alıp götürmeleri olur. Ne söylediğimi biliyorum, şimdi çıklık atmalıyım. Ve masum öldürüşlerimin eksikliği...

Kardeş kardeşi öldürecek, kan dökülecek kıtanın ötesinde. Din için öldürmek, benim anlamadığım bir şey. Ve benim gibi aptallar, denizi aşıp bu yabancı topraklara gelen. Sordum koyunlara, inançların doğrultusunda, Tanrı'n istediği için mi öldürdün?


Kardeş kardeşi mi öldürecek? Din için mi? Bir anlam ifade ediyor mu bu sözler?
Din uğruna biri birini mi öldürmüş? Bundan kaçtığını ve buralara geldiğini mi iddia ediyor?

Bölünmüş bir ülke, kesinlikle ayakta kalamaz. Geçmişim silindi, onursuz, aptal ve saf duruş yok artık. Son yaklaştı, usta planın parçası çok bariz. Fenice'e bakma artık, burası ana vatanın olabilir.
Kutsal Savaş.


Bölünmüş bir ülke, ayakta kalamaz mı? Yıkılmış bir ülkeden mi bahsediyor. Kendine aptal diyor. Demek ki ilk mısrada ki bahsi geçen kişi o. Burada kalmayı ve savaşmayı istiyor demek. İlginç...

Sahnemin üstünde, her şeyi bilen bilgin olarak. Aşağıda yargı koltuğumda, Gavel'in çekici destekleyen yasayı. Yukarıda sandığımdan, çıktım Dünyayı değiştiren lider olarak, Aşağıda kürsümde, Tanrı'nın habercisinden daha kutsal olarak.

Kendine Lider diyor. İçimden gülmeme engel olamıyorum lakin oldukça ciddi. Eğlenceli şeyler göreceğim sanırım. Mırıldanması bittikten sonra soğuk bir ifade takınmaya çalışarak baktı. Sonra iç cebinden bir zarf çıkardı.

Şifre burada” Dedi.

Soğuk bir ses ile devam etti.

1 saat içinde toplantım var. O zamana kadar istediğin soruları cevaplandırabilirim." dedi aynı tonda. "Masken arkada duruyor. Tüm masrafları da ben üstleniyorum." diye bitirdi konuşmasını.

Bacağımı indirip yana doğru açtım önce. Öne doğru eğildim ve dirseklerimi dizlerimin üstüne koydum. Avuçlarımı birleştirip, parmaklarımı iç içe soktum ve kafamı ellerimin birleştiği noktaya hizaladım. Zarfı açıp şifreye baktıktan sonra isimleri çözdüm. "Liman Şefi Morrison" demek. Öncelikle genel bir soru sorup Huit'te geçen bir isim olup olmadığını kontrol edeceğim. Eğer varsa bile saydığı sıraya uygun soracağım şüphe çekmemek için.  

Göz uçlarımla maskemin çukurlarından baktım ve şöyle dedim;

Demek öyle... İstediğim her şeyi cevaplayacaksın ama 1 saatin var. O zaman şöyle başlayalım.

Bu adada ki güç unsurlarını öğrenmek istiyorum.

Balık adamların mıntıkası nerede? Adada ki yöneticileri kim? Kaç kişiler?

Sayacağın güç unsurları nerelerde baskın? Güçlü olmalarında ki en büyük etken nedir?

Son olarak, saraya gidilen yolda farkettiğim düzinelerce kapalı dükkan. Onlar da senin gibi mağdur kimseler mi?

Şimdilik bu kadar Bay Eabd. Dinliyorum, anlatın lütfen...


Dedim ve dinlemeye koyuldum.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Khatwat Fenice

Mesaj tarafından West Blue Anlatıcı Bir Cuma 11 Mart 2016, 02:07

"Hmm, adada ki güç unsurları." diyor, sağ elini çenesine getirip gözlerini arkanda ki karanlığa dikerek ve düşünmeye başlıyor. Gözleri küçük bir alanda her yöne oynuyor. Belli ki gözünün önünden geçiriyor her birini.

"Ana güç olarak 3 tane isimlendirebilirim." diyor bir süre düşündükten sonra eli hala çenesinde, gözleri direk gözlerinde. Sağ elini biraz uzatıp avucunu yukarı kaldırıyor ve konuşmasına öyle devam ediyor.
"Dinci pislikler var öncelikle. Adada ki an güç onlar. Onlara bulaşmaya kimsenin cesareti yok. Kralın Eli'ni kontrol altına aldıktan sonra Ülkenin büyük kısmını da kontrol altına aldılar. Ama pay bıraktıkları balık pislikler var. Balık pislikler ile bu dinci pisliklerin arasında bir tür anlaşma var. Neden birbirlerine girmiyorlar bilmiyorum, ama bugün yaptıklarımızdan sonra birbirlerine girmelerini bekliyorum. Kıyafetinde ki ve maskelerde ki işaretler bizi bu sonuca getirecektir." diye devam edip sağ elinin yana doğru çevirip 2 parmağını katlıyor, sol elini ise yumruk yapıp, "3. güç ise buraların mafyası Motya ailesidir. Lideri rahat bir adamdır. Karşısında kim olursa olsun umursamaz. Bu özgüveni yüzünden rakipleri ondan korkar. Bu güçsüz olduğu anlamına gelmiyor. Saf askeri güç olarak tehlikeli biri." diyor. Biraz sessiz kalıp, diğer soruya geçiyor.

"Balık pislikler, genel olarak şehrin ara sokakları ve arkalarında kalan bu yerleri haraca bağladılar. Tapınakçıların izni olduğu için bu denli tehikeli zaten. Yoksa ayaklanıp karşı çıkabilirdik, ama tapınakçıların işine geliyordu bizden haraç alınması. Tapınakçılara destek olan dükkanlar bu şekilde rakiplerini ortadan kaldırıyorlar. Kendi kurdukları Esnaf loncasında biz zayıfların kaderleriyle oynayabileceklerini sanıyorlar. Ama o devir bitti." diyor gözlerinin bir kısmını karanlığa saklayarak.

"Güçlü olmalarında ki en büyük etken, büyük makinede çarkların kusursuz işlemesi. Tapınakçılar Kral'ın elini kontrol ediyor. Kral'ın eli Bakan ve General'i. Tapınakçıların Loncası Balıkadamlara izin verip rakiplerini ortadan kaldırıyorlar. Mafya parayı veren tarafa askeri güç sağlıyor. Onlar sadece para ile çalışır. O yüzden parası en yüksek olan Lonca onları da kontrol altına almış diyebiliriz. Ayrıca Diplomat'ta onlarla çalışıyor. Bu şekilde kendilerini de sağlama almış durumdalar. Son olarak Liman şefi Morrison ve Gümrük Şefi Howard. Silahların adaya girmesini sağlayan adamlar. İkisi de tehlikeli adamlar. Genel olarak Mafya'nın elinde olsalarda, parayı veren herkese çalışırlar. Son olarak kulağıma çalınan bir isim daha var, Bram. Arabulucu olduğunu biliyorum ama tanımıyorum. Kurnaz biri olduğunu biliyorum." diyor.

Sonra "Evet, birazdan toplantı yapacağım kişiler de onlar. Hayatlarımızı geri alma zamanımız geldi. Öteden beri eskisi gibi savaşmamızı söylüyorlardı, ama bunu kodlarımı parçalamadan nasıl yapacağımı bilmiyordum. O yüzden korkuyordum. Ama o an, o pisliği öldürdüğüm an, bir imge gördüm. Yaptığımın gerçek olduğuna dair ve şimdi o imgeyi gururlandırmak için, bu adayı pisliklerinden temizleyeceğim. Sana da ihtiyacım olacak dostum. Benimle birlikte savaş ve karşılığını almanı sağlayayım. Aradığın ne ise onu da bulmana yardım etmeye çalışırım, ama şifrenin peşinden gitmek istediğine göre, düşmanlarımız aynı." diyor son olarak.

Cümlelerini bitirdikten sonra ön tarafa doğru ilerliyor. Işıkları açıyor ve daha önce görmediğin bir kenarda kocaman bir masa ve etrafında 30 kadar sandalye olduğunu görüyorsun. Arka kısıma gelen kapıda tek tek gelenleri abartılı bir şekilde selamlıyor Eabd. İçeri girenler masada yerini almadan önce elini sıkıyor, sonra yerlerine oturuyorlar.

"Khuruf sevgili dostum. Yünlerini toplamaya başla, yakında tekrar herkes kıyafetlerini senden alacak!"
"Thur azizim. Bıçaklarını hazırla kasap. Kan dökme zamanı geldi!"
"Qat dostum! Hayvan Dükkanını açıp, çocukları sevindirmeye devam edeceksin!"
"Alkalb dostum. Ada koruma tutmak isterse, yine sana gelecek!"
"Jamal dostum! Ulaşım işleri için 1 numara tekrar sen olacaksın!"
"Tamsah dostum! Adadaki tüm gölleri sana iade edeceğiz. Suları sen yöneteceksin!"
"Yatahammal dostum! Yağ satışları zirve yapacak!"
"Hisan dostum. Hipodroma dönme vakti geldi. Bahisleri ve atları tekrar sen kontrol edeceksin!"
"Khinzir, dostum. Restoranların tekrar dolup taşacak!"
"Fil dostum. Hayvanat bahçesini tekrar dolup taşıracağız!"
"Uwz dostum. Haberleşme ağını tekrar sen yöneteceksin!"
"Dujaj dostum. Yumurta ve tavuk ihtiyacı senle giderilecek."
"Thaealab dostum. Muhasebe ve planlama senden bilinecek!"
"Namla dostum. Yakında iş gücü için herkes sana gelecek. Ama şimdi en çok bizim ihtiyacımız var."
"Jandap dostum. Yatma zamanı geldiğinde, herkes senin otellerine gelecek."
"Buma dostum. Gece kulüpleri ve gece hayatı için herkes seni tercih edecek."
"Alghazal kıymetli dostum! Güzellik için herkese sana gelecek!"
"Silihafa dostum! Emlak işlerini tekrar eline alma zamanı geldi."
"Nihla dostum! Bal arılarını hazırla. Kaliteli bal satışları tekrar başlayacak!"
"Baqara dostum! Adanın süt ihtiyacı yakında yine sadece senin tarafından giderilecek!"
"Arnab dostum! Avcılık malzelemerini hazırla, yakında yine dükkanın dolup taşacak."
"Aldhdhib kadim dostum! Yalnız adam, yakında çok işin olacak. Hedefleri ortadan kaldırmak için senden iyisi yok."
"Dik  kadim dostum! Silah kontrolünü tekrar eline almanın zamanı geldi."
"Sm kadim dostum! Zehirlerini hazırla. Şifa dükkanını ise sonrasında eski görkemine ulaştıracağız."
"Qarrad kadim dostum. Parayı yine kontrolüne alma zamanın geldi.
"

Son isimde içeri girdiğinde masaya kendi sandalyesine geçiyor Eabd. Bir süre etrafını izliyor. Hepsi 40'lı yaşlarında, aralarında sadece 2 kadın var. Biri Alghazal, diğeri ise Sm. Hepsinin yüzünde yılların verdiği yorgunluk. Kıyafetleri zamanına göre ihtişamlı olsa bile, zamana yenik düşmüş.

Konuşmaya başlıyor Eabd. "O şerefsiz  Alawwal ellerimde can verdi. Yanımda duran bu genç ise, Athnan'ı öldürdü." diyor ve kalabalığın şaşırmış suratlarını izliyor.
"Nasıl bir pervasızlık bu?" diyor Alghazal.
"Neden şimdi?" diyor Dik.
"Yapamam diyen sen değil miydin?" diyor Qarrad.
Eabd kaşlarını çatınca susuyor hepsi.
"Bazı şeylerin farkına vardım. Tekrar kontrolü elimize alabileceğimizi de o zaman fark ettim. Şu an biz konuşurken, Tapınakçılar ile balıkadamlar birbirine düşman oldu. Mafya ailesini parayla satın alacağım. Ondan sonra önce tapınakçıları, sonra da kalan balıkları temizleyeceğiz. Sonra Krala kendimizi kabul ettirip, bu adayı temizleyeceğiz." diyor sakin bir tonda ve ayağa kalkıyor.

"Thaealab ilk iş olarak, finans durumumuzu çıkar. Qarrad çok paraya ihtiyacımız var. Namla askerlere ihtiyacımız var. Uwz bizim aramızda bir iletişim ağı oluştur. Dik, çokça silaha ihtiyacımız var. Aldhdhib ortadan kaldırmamız gereken kişiler var. Detayları sonra vereceğim.
Bu sırada ilk hedefimiz Qunae. Para için hepimizi satıp, bu hallere düşmemize neden olan sevgili kardeşim, Aebd. Tapınakçılara katıldığında hepimizin sırlarını onlara verdi. O zamanlar çok naiftim, ama şu an onu öldüreceğim. Dükkanını basacak balıkadam lazım. Aranızda tanıyan varsa böyle birini bana haber versin. Bundan bir hafta sonra tekrar burada buluşacağız.
"
diyor ve koltuğuna oturup bacak bacak üstüne atıyor.

_________________
avatar
West Blue Anlatıcı

Mesaj Sayısı : 65
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Khatwat Fenice

Mesaj tarafından Misafir Bir Çarş. 16 Mart 2016, 01:27



Üç ana güç olduğunu söyledi bana Bay Eabd. Dinci diye tabir ettiği Tapınakçılar, Oswald’ın adada ki adamları ve Obur Lord Rudy’e bağlı Motya ailesi.

Anlaşılan Tapınakçılara bağlı dükkan sahipleri, gelirlerini arttırmak adına, balık adamların haraç toplamasını kendi lehlerine kullanmış. Başarılı da olmuşlar. Bahsettiği arka sokaklar tamamen iflas etmiş durumda. Bir kaç isim sayarak devam etti konuşmasına.

Kralın Eli
General
Diplomat
Bakan
Liman Şefi Morrison
Gümrük Şefi Howard
Bram
Motya Ailesi

Demek Motya ailesi Rudy’nin istediği şekilde çalışmıyor. Yozlaşmış bir liderleri olmalı. Parayı seçtiğine göre. Ahaha! İlginç, sevdim. Balık Adamlara liderlik eden kişiyi de bir ara öğrenmeliyim. Wesley geldiğinde planım işlerse öğrenmiş olurum diye umuyorum.

Sonra ilerledi Bay Eabd, ben de peşinden. Işıkları yaktı ve önce ki gelmelerimde görmediğim kocaman bir masa ve etrafında onlarca sandalye. Eabd, misafirlerinin girdiği kapıya giderek, giren her kişini elini sıkıyor ve bir şeyler söylüyordu. Hepsi önemli bir bilgi iyice dinledim. Her biri yapbozun önemli bir parçasıydı lakin bana göre büyük parçalar şu isimlerdi.

Alkalb; koruma gibi bir kaç şey söyledi Bay Eabd, bu adam hakkında. Demek ki çete türevi biri bunlar.

Jamal için ulaşım işleriyle ilgilendiğini belirtti. İşe yarar.

Khinzir sanırım restoran sahibi. Büyük olmalı. Bilginin aktığı yer diyebiliriz.

Uwz, sanırım bu kadar adamı toplamak için bu adamı kullandı. Aralarında ki haberleşmeyi sağlayan kişi bu demek. Acaba nasıl bir yöntem ile çalışıyor. Öğrenmeliyim.

Thaelab. Muhasebe. Finans işleri için bu adama güveniyorlar sanırım. Acaba herkes bir miktar
parasını bu adamda mı topluyor. Öğrenilmeli.

Namla; iş gücü için bu kişiye güveniyorlar. Kesinlikle işe yarar. Kaç kişilik bir ekibi olduğunu öğrenmeliyim.

Buma. Bar sahibi. Klişe polisiyelerin cenneti denilebilir. Çok ekmek çıkabilir.

Arnab ve Dik. Silah konusunda yardım alınacak kişiler.

Qarrad. Tefeci gibi bir şey mi acaba. Para için ona güveniyorsa, kaynağını bilmeliyim.

Ve en çok ilgimi çeken kişi, Aldhdhib. Tetikçi olmalı. Onun hakkında her şeyi öğrenmeliyim.


Derken söze giriyor Bay Eabd.

"O şerefsiz  Alawwal ellerimde can verdi. Yanımda duran bu genç ise, Athnan'ı öldürdü."

Der demez misafirleri bir bana bir Eabd’a hayretler içinde bakıyor.

"Nasıl bir pervasızlık bu?"
"Neden şimdi?"
"Yapamam diyen sen değil miydin?"

Diye yakınıyor gelen misafirleri.

"Bazı şeylerin farkına vardım. Tekrar kontrolü elimize alabileceğimizi de o zaman fark ettim. Şu an biz konuşurken, Tapınakçılar ile balıkadamlar birbirine düşman oldu. Mafya ailesini parayla satın alacağım. Ondan sonra önce tapınakçıları, sonra da kalan balıkları temizleyeceğiz. Sonra Krala kendimizi kabul ettirip, bu adayı temizleyeceğiz."

Motya ailesi lideri bu kadar çabuk saf değiştirecek mi gerçekten? Buna tanık olmayı isterim.
Derken;

"Thaealab ilk iş olarak, finans durumumuzu çıkar. Qarrad çok paraya ihtiyacımız var. Namla askerlere ihtiyacımız var. Uwz bizim aramızda bir iletişim ağı oluştur. Dik, çokça silaha ihtiyacımız var. Aldhdhib ortadan kaldırmamız gereken kişiler var. Detayları sonra vereceğim.
Bu sırada ilk hedefimiz Qunae. Para için hepimizi satıp, bu hallere düşmemize neden olan sevgili kardeşim, Aebd. Tapınakçılara katıldığında hepimizin sırlarını onlara verdi. O zamanlar çok naiftim, ama şu an onu öldüreceğim. Dükkanını basacak balıkadam lazım. Aranızda tanıyan varsa böyle birini bana haber versin. Bundan bir hafta sonra tekrar burada buluşacağız.
"

Diyor ve sözlerini bitirip yerine oturuyor Bay Eabd. Bir kardeşi olduğunu ve onlara ihanet ettiğin işitiyorum. Bir kaç görev dağıtıyor ve hedefini belirtiyor Bay Eabd. En son ise bir balık adama ihtiyacı olduğunu. Ancak Wesley’i böyle bir olay için ifşa edemem. Bir balık adamla yakın ilişki içerisinde olduğum şu an bilinmemeli.



Clap, clap, clap

(alkış sesi)

Muhteşem! Etkilenmemek elde değil. Bay Eabd ile olan ilişkimize bir sonra ki buluşmamızda değinmek isterim öncelikle. Şimdilik diyeceklerim şunlar;

Öncelikle Bay Eabd’ın gücüne birinci elden şahit olanlardanım. O balık adamı yerle hem zemin ederken oradaydım. Şimdi ise liderlik özelliklerine şu an burada şahit oluyorum. Kesinlikle harika. Önümde güçlü insanlar görüyorum. Birleşince daha da güçlenecek insanlar. Ve ben bu savaşta ezilenlerin, yani sizlerin tarafındayım. Bunu belirtmek isterim.

Balık adama gelirsek, o işi bana bırakın. Bana sadece yapılması gerekenleri söyleyin.


Diyeceğim lakin sade bir şekilde onların planlarını kabul etmem mümkün değil. Wesley’i tehlikeye atamam. Bunun için de planımın devreye girmesi gerekiyor.

Eğer oradakilerden biri üzerine bir şeyler söylerse dinleyeceğim. En son grup dağıldıktan sonra, Bay Eabd’a, kendi çıkardığım kemik kadro hakkında soru soracağım. Özellikle şu tetikçi hakkında detaylı bilgi isteyeceğim. Diğerleri sonraya kalabilir. Ve tabi ki Uwz hakkında da öğrenmem gereken şeyler var.

Son olarak bilgiyi güce çevirmek için kendi Huit Souvenirs’imi yazmaya karar vereceğim. Bunun için gidip aynı boyutlarda ve kalitede defter alacağım. Her şey sonlandıktan sonra anahtar ile şifreli kelimeleri çözüp notlarımı alacağım.

Tüm işlerimi hallettikten sonra gece yarısı sahile ineceğim. Wesley'in gelmesi süpriz olabilir lakin şu anda planımı ona anlatma ve harekete geçirme vakti. Tabi ondan önce neler yaptığını, neler gördüğünü ve hangi adaya gittiğini öğreneceğim.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Khatwat Fenice

Mesaj tarafından West Blue Anlatıcı Bir Perş. 17 Mart 2016, 00:57

Hava kurşun gibi ağır. Griye boyanmış gökyüzü. Gökyüzünün tanrıları sinirli olmalı ki, gökyüzüne vuruyorlar. Her vuruşlarında çıkan kıvılcımlar ve sesler, öfkelerini belli ediyor. Gökyüzünün tanrıları çok öfkelenirse, peşinden Dünyayı yıkayacak su gelecektir..

Çarşıda usulca yürürken, daha önce çantasını aldığı yerden Tayir'in dükkanından çıkmıştı. Dükkana girdiğinde Tayir hemen kendini tanıtmış ve Eabd'ın loncasından olduğunu söylemişti. Defteri ve kalemleri ücretsiz vermişti. Wade gece yarısına kadar bekleyip, sahile gitmişti. Tanrıların kutsanması başlamıştı bile, usulca yağmur yağıyordu önce. Sonra ise sağanak yağmur başlamış, Dünyayı pisliklerinden arındırıyordu..

Sahile göz atarken Eabd ile konuşması geldi aklına. Yaptığı girişten sonra Eabd'ın memnun yüzünü kaçırmamıştı Wade. Sonrasında Balıkadam'ı bulacağını duyduğunda ise, daha da memnun olmuş, ayağa kalkmıştı ve Wade'i omuzundan tutarak saygısını gösterecek şekilde ekibine göstermişti.

Misafirler çıktıktan sonra Wade, Eabd'e kemik kadroyu sormuştu.
"Jamal, ulaşımdan sorumlu. Khinzir, restoranlardan sorumlu. Uwz, haberleşmemizi sağlıyor. Thaealab, her şeyimizi kayıt ediyor. Namla, askeri gücümüz. Buma, hoş sohbet istediğimiz misafirlerimizi ağırlıyor. Aldhdhib, iş bitiricimiz. Kardeşimin zamanında, adayı neredeyse ele geçirmemize en çok yardımcı olan kişi oydu. Abime büyük kin besliyor. Dik, silahları sağlıyor. Qarrad, zamanında bankaları o yönetiyordu, hala bir yerlede vardır parası.

Tüm bu ekip ile, kardeşimin zamanında yaptığı şey mümkün olmuştu. Loncamız adada değil tüm West Blue'da duyulmaya başlanmıştı. Ama sonra tapınakçılar gözlerini bu adaya diktiler. Kardeşimi satın alıp, hepimizi yok ettiler. Kardeşimi o zaman öldürmek istedim. Silahımı alıp, dükkanına gittim, ama yapamadım. Çok naiftim. Şimdi ise bunu yapabilirim. Yapmam gerekeni yapabilirim. Çünkü o zamanlar, onu öldürmüş olsaydım, şu an karım ve çocuğum yaşıyor olurdu..
"
diyor sonra bir şarkı mırıldanmaya başlıyor.
Spoiler:
Kimse gülmüyor şimdi, kimse gülmüyor şimdi.
Ben suratsız ve bıkkınım ve sen bana fiyat biçemezsin.
Bu yıkımı paylaşmayacağım, bu elleri geri çekmeyeceğim.
Ben seçilmiş olmalıyım ve Tanrım benim için dua etmiyor.

Ölürsem, bütün küllerimi serpin.
Ve kafamdaki her bir efsaneyi parçalayın.
Eğer sadece gönülden bağlı olan yaşayacaksa,
Burada hayatta kalan var mı?

Bu benim.

Gitme daha fazla. Çok uzağa gittin.
Daire çizerek koşuyorum yine.
Eğer beni affedemezsen, çok ciddiye almayacağım.
Ama sonunda kolay olmayacak.


Ölürsem, bütün küllerimi serpin.
Ve kafamdaki her bir efsaneyi parçalayın.
Eğer sadece gönülden bağlı olan yaşayacaksa,
Burada hayatta kalan var mı?

Bu benim.
Bu benim.
Evet.

Ölürsem, bütün küllerimi serpin.
Ve kafamdaki her bir efsaneyi parçalayın.
Eğer sadece gönülden bağlı olan yaşayacaksa,
Burada hayatta kalan var mı?

Bu benim.
Benim.
Benim.
Benim.

Lanet açı ve simetri.
Ucuz yapıştırıcınız beni tutmuyor.
Benim ağzım bir silah, ateş edebileceğim. Sana gerçeği gösterebilirim.
Ve sana yalan söylemek için bir sebebim yok.

Laf oyunlarım kasti değil, ceza yok.
Eğer seni incittiysem, bunu hak ettiğin içindir.
Düşünceler bir bomba, beyinde. Çatlayacak zamanla.
Eğer silahın yoksa benimkini alamazsın.

Kanayabilirim, kanamak istersem.
Başarısız olabilirim, gerektiğini hissedersem.
Bu yüz son itirafım.
Bu hayat bir hapis gibi hissettiriyor.

Hayır, korkmuyorum.
Tekrar yakınıyorum.
Mutlak sıfıra bakıyorsun.
Şeytan değilim ama kahramanın olmayacağım.

Katatonik, kutsal hırsızı.
Divanız bir ayrıcalık.
Tanrım tepki göstermeli, bu kadar basit.
Kararlaştırmak, gerçekle yüzleşmekten daha iyi.

Kanayabilirim, kanamak istersem.
Başarısız olabilirim, gerektiğini hissedersem.
Bu yüz son itirafım.
Bu hayat bir hapis gibi hissettiriyor.

Hayır, korkmuyorum.
Tekrar yakınıyorum.
Mutlak sıfıra bakıyorsun.
Şeytan değilim ama kahramanın olmayacağım.

Katlanamadığım bir şey varsa,
Oda dakikalık savaşların, 2. el olması.
Değerli bir ömürü ziyan edeceğim.
Bir güne daha yapışmak için.

Ne siktiğimin köşkü, ne özel muamele.
Dünya hezeyana sıkışmış.
Adam 4 harflik kelimedir, gerçekten saçma.
Nefret sahte değil, sadece bu sonuç çıkarılmış.

Hayır, korkmuyorum.
Tekrar yakınıyorum.
Mutlak sıfıra iniyorum.
Siktiğimin dünyasını taşıyan başka bir fanatik.

Oh, hayır korkmadım.
Aşağı inmene izin vereceğim, seni içeride tuttuğum gibi.
Mutlak sıfıra bakıyosun.
Şeytan değilim ama, kahramanında olmayacağım.


Sonrasında Wade tetikçi hakkında soru sorduğunda, gözleri gölgelenmişti.
"Kardeşim nereden çıkardı onu bilmiyorum. Neredeyse hiç konuşmaz, işini her zaman yapar. Tüm pis işlerimizi ona yaptırdık. Kardeşim onu yanında götürmek istiyordu ama kabul etmedi, sonra onunda hayatını mahvetti. Kardeşime büyük bir nefret besliyor. Öldür desem 1 saniye beklemez, ama o benim. O şerefsizi kendi ellerimle öldüreceğim.

Balıkadam olayını sana bırakıyorum. Planımız için çok önemli. Kardeşim bizi haraca bağlamalarını sağlamak için Tapınakçılarla görüşmüştü. Böylece onlar her şeyi kurallarına göre yaparken, balıkadamlar tüm pis işleri yapıp, onlara pay veriyordu. Kimse onlardan şüphelenmiyordu. Şimdi senin kıyafetindeki ve maskelerdeki işaretlerden sonra, tekrar birbirlerine düşecekler.

Senin ayarladığın balıkadam kardeşimin dükkanına gidecek ve orayı dağıtacak. 'Balıkadamların öfkesini tadacaksınız!' cümlesini kurup terk etsin orayı. Kardeşimi hafife almayın. Benim kadar olmasa da güçlüdür. Bir dövüşe girmesin.
" demişti.

Sahile göz gezdirirken, denizden bir figür çıkmıştı. Wesley sular vücudundan akarken,
"Patron, konuşmamız gereken şeyler var." dedi. Gözleri parlıyordu.

_________________
avatar
West Blue Anlatıcı

Mesaj Sayısı : 65
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

3 sayfadaki 3 sayfası Önceki  1, 2, 3

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz