Parlak zamanlar [Kiyora&Wiksax]

1 sayfadaki 8 sayfası 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8  Sonraki

Aşağa gitmek

Parlak zamanlar [Kiyora&Wiksax] Empty Parlak zamanlar [Kiyora&Wiksax]

Mesaj tarafından East Blue Anlatıcı Bir Çarş. 24 Şub. 2016, 13:57

İki dost, arkadaş ve ya daha fazlasının beklendiği bir çiftimizin hikayesine geçiyoruz.

Kiyora ve Rayl uzun bir yolculuk sonunda birlikte gayet alelade görünüşte bir adaya yaklaşıyorlardı bindikleri yolcu gemisiyle. Yolculuk ikisi içinde epey rahat geçmişti, her ne kadar sabırlı bir kişiliğe sahip olsa da Rayl yoldan sıkılmaya başlamıştı. Kiyora için bunlar geçerli değildi tabi ki, yolda yan kamaralarında onlara eşlik eden adamın papağanından ayrılmak biraz zor gelmiş olabilir. Sabahları "Gaahk! Kiyora! Kiyorraaaa!" diye uyandıracak bir ses bu adadan sonra olmayacaktı.

Adaya yaklaştıkları sırada ikilimiz onlara bakıp el sallayan gayet "parlak" giyimli bir adam göreceklerdi. Gemi limana bir kaç kilometre mesafedeyken el sallamaya başlamıştı çoktan. Üstünde parlak pullarla kaplanmış ceketi ve bir o kadar parlak olan pantolonu, göleği kravatı hatta ayakkabısı ile gemiye yön gösterebilecek durumda. Hoş, bu kadar güzel bir havada hiç bir kaptanın yol gösterilmeye ihtiyacı yoktur.

Hava ılıktı, insanı boğmayan bir sıcaklığı vardı ve batıdan yavaş bir rüzgar esiyordu. Güneş zaman zaman bulutların arkasına gizleniyordu, ancak kendini çok özletmeden geri çıkıyordu. Tabi güzel havadan çok dikkat eden şey limanın bir kaç yüz metre ilerisindeki demirleme yasağı olan rıhtımda denize el sallayan adamdı. Gemideki yolcuların neredeyse hepsi adama bakıyordu, buranın yerlisi olup gelen kişiler bile bu adamı tanımıyor gibi görünüyordu.

Gemi limana demirlerken kahramanlarımızın ilgisini çekecek bir şey daha göreceklerdi. Böyle basit bir adaya demirlemiş olan bir armada. Dört yelken direği epey büyük kıç kısmı ve ikili burnu ile bu gemi donanma dışında üretilmiş gemiler için şaheser niteliği taşıyordu. Bayrakları indirildiği için geminin kime ait olduğunu çıkarmak zor ancak kuyruğundaki siyah filamaları gören Rayl için bir korsan gemisi olduğu anlamını çıkarmak zor olmasa gerek; ancak görünüşe göre kafa ödülleri olmayan korsanlardı ki limana gayet rahat bir şekilde demirlemişlerdi.

Geminin demirleme işlemleri bitmesine yakın adayı bir defa daha tanıtmakta fayda var...
Geldikleri ada Mango adası olarak bilinen ve Mango Bankası diye tanınmış olan bir bankaya ev sahipliği yapan bir ada. Bir çok adanın ticaret yolu üstünde olması nedeniyle askeri olarak epey gelişmiş bir ada. Dışarıdan gelenlere iyi bakıldığını söylemek yersiz olmaz, genelde toplu silah ve erzak satışları yapan bu adanın ana gelir kaynağı gelip giden gemilerin kazandıkları paranın saklandığı Mango Bankası'dır.

Kahramanlarımızın gelmesinin nedeniyse "Bankacı" ya da "Hırsız" olarak nam yapmış olan, Hırsız Yaviz'in bu adaya geleceğini duymuş olmalarıdır. Yüzünü göstermekten pek çekinmeyen bu adam genelde siyah deri kıyafetler içerisinde gezdiği de bilinen şeyler arasında. Bağlı bulunduğu bir tayfa ise not düşülmemiş ancak son zamanlarda kafa ödülü toplamı seksen milyonu aşan bir tayfa olan Maşuk tayfası etrafında gezdiği de bilinmektedir. Tetikte olmakta fayda var...

Adaya inen kahramanlarımız ise geldikleri gibi yandaki Armada'dan gelen kokuyla karşılanıyorlar. Armada'nın önünde seyyar bir dükkan açılmıştı. Üstüne bakacak olurlarsa "Erdal Bakkal" yazısını göreceklerdi. Bıyıklı bir adam daha önce görmedikleri bir çeşit tavuk yemeği yapıyordu. Gezgin bir tüccar gibi görünen bu adama yardım eden bir de on yaşlarında bir çocuk var gibi görünüyordu. İsterlerse oradan yemek yiyebilirler ya da limandan düz bir şekilde devam edip parlak adamın olduğu yere doğru yürüyüp direk olarak şehre giden yolu takip edebilirler.

East Blue Anlatıcı

Mesaj Sayısı : 299
Kayıt tarihi : 17/01/16

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Parlak zamanlar [Kiyora&Wiksax] Empty Geri: Parlak zamanlar [Kiyora&Wiksax]

Mesaj tarafından Kiyora Victoria Bir Çarş. 24 Şub. 2016, 17:48

"Yeni başlangıçlar iyidir..."

Yola çıktıklarından beri uzun süre geçmiş olmalıydı. Bir süre önce bir yolcu gemisine binip ilk yolculuklarına doğru yola koyulmuşlardı. Yolculuk, Kiyora için hiç de kötü değildi. Güverteye çıktığı sıralarda gökyüzünü ve denizi izlemek en büyük mutluluğu olmuştu. Yan odalarındaki sevimli papağanın kendisini her sabah uyandırmasına ise neredeyse alışmıştı. İçinde, Rayl ile başladığı bu yolculuğun heyecanı vardı hâlâ.

Derken bir süre sonra ufukta bir ada göründü. Kiyora, "Sonunda yaklaşıyoruz..." dedi içinden. İkili karşılarında belirmeye başlayan adaya bakıyordu. Kıyıya usul usul yaklaşan gemi sayesinde karşısı şuan çok daha net gözüküyordu. Gemi kıyıya yaklaştıkça Kiyora'nın adaya olan merakı da artmaya başlamıştı.

Rayl da Kiyora da, geminin kıyıya varmasına birkaç kilometre kala, parlak elbiseler giymiş bir adamın kendilerine el salladığını gördüler. Kiyora önce dikkatini başka bir yere çevirmeye çalışsa da adamın giydiği elbiseler buna tamamen mâni oluyordu. "Ne yapıyor bu adam?" dedi içinden. Gemi iyice yaklaştı, ve kıyıya yanaştı. Demirleme işlemi bir süre devam edecek gibiydi. Kiyora diğer çoğu yolcunun da parlak adama ilginç bakışlar attığına emindi.

Derken Kiyora ilgisini çekecek bir şey gördü. Adada büyük bir gemi vardı. Yolcu gemilerine hiç benzemeyen bu geminin neden burada olduğu Kiyora'yı meraklandırmıştı. Adaya geliş sebepleri ile bağlantısı var ise her adımlarında dikkatli olmaları gerekiyordu. Kiyora içinden, "Şuan bunu düşünmenin sırası değil..." diyip adaya adım atar atmaz obsesiflik yapmamaya karar vermişti neyse ki. Parlak adamı da, geminin burada olma amacına da o anlık takılmayıp aklına başka şeyler getirdi. Papağanı özleyecekti.

Gemiden inerken, havaya hakim olan sakin rüzgar, Kiyora'nın kızıl saçlarını gözlerinin önüne düşürdü. Gözlerinin önündeki saçları düzeltirken burnuna gelen yemek kokusunun olduğu yere doğru çevirdi bakışlarını. Armadanın hemen önünde seyyar bir dükkan vardı. Kiyora saçlarıyla uğraşmayı bitirip biraz daha yukarı baktığında dükkanın ismini gördü. "Erdal Bakkal." İçerideki adamın yaptığı yemek oldukça ilgi çekici görünüyordu uzaktan.

Rayl ile birbirlerine baktılar. Muhtemelen ikisinin de kafasından aynı şey geçiyordu. Rayl, "Yemek yiyelim mi?"  diyen Kiyora'yı onaylayacaktı. Daha sonra yavaş yavaş dükkana doğru ilerlemeye başlayacaklardı.
Kiyora Victoria
Kiyora Victoria
Ödül Avcısı
Ödül Avcısı

Mesaj Sayısı : 214
Kayıt tarihi : 17/01/16
Nerden : East Blue

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Parlak zamanlar [Kiyora&Wiksax] Empty Geri: Parlak zamanlar [Kiyora&Wiksax]

Mesaj tarafından Misafir Bir Çarş. 24 Şub. 2016, 19:40

Rayl uzun yolculuktan ciddi şekilde sıkılmıştı. Yol boyunca kendini bilmez bir kaç salak gemiye saldırsada aksiyon olsa diye bekledi. Haberlerde gördüğü korsanlar aklından çıkmıyordu. Üç kişi bir yolcu gemisine saldırmaya çalışmışlardı. ''Bize denk gelmez ki böylele kırıklar'' diye düşünüyordu. Yan tarafta ise sapık bir papağan her gün ''Kiyoraa'' diye kendini yırtıyordu. Gerçekten sıkıcı bir yolculuktu.

Gemi nihayet varmıştı. Limanda parlak kıyafetli tuhaf bir adam el sallıyordu. Rayl bu adamı pek sallamadı. ''Deli midir nedir?'' diye düşündü. Zira gemideki kimse onu tanıyormuş gibi tepki göstermiyordu. Belkide gemileri seviyordu adam. ''Dünyada kırık insan mı biter?'' diye iç geçirdi.

Mango adasına yanaştıklarında güzel hava ilk dikkat çeken şeydi. Rayl güneşli havaları severdi. Güneş tam kıvamındaydı. Arada bir kendini göstererek sıcaktan rahatsızlık vermiyordu. Hafif olan esinti ise havayı mükemmel kılıyordu. Rayl derin bir nefes aldı ve günün kendisine neler, ne tür savaşlar / mücadeleler getireceğini düşündü. Heycanlıydı. O sırada harika birşey daha gördü. Bir korsan gemisi vardı limanda. Rüyada gibiydi adeta. ''Buraya Hırsız Yaviz için geldik ama birşey bulamazsak bile bu korsanlar var eğlence çıktı. Zayıf çıksalar bile en kötü ihtimalle iyi bir antrenman olurlar'' diye düşünüyordu. Daha mükemmel olamaz derken geminin önünde duran satıcıyı gördü. ''Erdal bakkal'' yazıyordu. Tavuk satıyordu burası. Mükemmel güne mükemmel bir başlangıç. Kiyoraya bir bakış attıktan sonra ''Yemek yiyelim mi?'' sorusuyla karşılaştı. Elbbette yiyeceklerdi. Bakkala ilerleyip güzel bir ziyafetten sonra şehire doğru yol almayı planlamıştı.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Parlak zamanlar [Kiyora&Wiksax] Empty Geri: Parlak zamanlar [Kiyora&Wiksax]

Mesaj tarafından East Blue Anlatıcı Bir Perş. 25 Şub. 2016, 01:04

Bakkala ilerleyen kahramanlarımız, yüzünde siyah sosis şeklinde epey kalın bir bıyığı olan kıvırcık saçlı bir adamla karşılaşmışlardı. Bu adam döner kesiyordu, evet yanlış duymadınız döner kesiyordu. Seyyar bakkalın önündeyse kısa boylu kırmızı gözlük takan ve saçları yana inek yalamış gibi yapıştırılmış on yaşlarında bir çocuk bulunuyordu.

Çocuk dükkanın önünde oturmuş gazeteleri karıştırıyorken sizin geldiğinizi görünce oğlan ayağa kalkıp tabüreleri çekiyor ve bakkal çok aptal bir gülümseme ile "Ne veriyim size güzel çift kardeşlerim?" diyor sonrasında cevabı beklemeden tavuk döner kesip masanıza çay yolluyor. Hemen ardından da aptal bir poz verip "Çay ve döner Erdal Bakkalda yenir." diye de sözünü sonlandırıyor.

Kiyora'nın önünde duran gazete yeni tarihli görünüyor ve bu bakkal, bildiğiniz ciddi ciddi bakkal. Atıştırmalıklardan tutun, sabuna hatta oradan tutun ekmeğe peynire kadar her şey vardı anlamsız bir şekilde bu karavan şeklindeki araçta. Kiyoranın gazetesine geri dönecek olursak bu yeni tarihli gazetenin içinde peşinde oldukları kişi hakkında bir şey bulabilirler ve ya adanın yerlisi kadar rahat olan bu adama sorabilirler.

East Blue Anlatıcı

Mesaj Sayısı : 299
Kayıt tarihi : 17/01/16

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Parlak zamanlar [Kiyora&Wiksax] Empty Geri: Parlak zamanlar [Kiyora&Wiksax]

Mesaj tarafından Misafir Bir Perş. 25 Şub. 2016, 01:26

Bakkala gidince karşılarında bıyıklı tuhaf denebilecek bir adam çıkmıştı. Bu adam, parçalara bölünmüş dik bir çubukta dönen tavuğu çeviriyordu. Bu şeye döner deniyormuş. ''Tavuk gibi güzel bir besinin israfı sanırım'' diye düşündü. Dükkanda bulunan kısa boylu salak görünümlü bir çocuk hemen tabure çekmişti Rayl ve Kiyoraya. Tuhaf bıyıklı adam kendinden çok emin görünüyordu ve "Ne veriyim size güzel çift kardeşlerim?" dedi. Daha sonra hemen o döner denen şeyden yollamıştı masalarına. Kendinden emin tavrı devam ederek "Çay ve döner Erdal Bakkalda yenir." dedi. Rayl bu tuhaf mekana bakıp biraz şaşırmıştı. Adam buraya ne bulduysa koymuş satmaya çalışıyor gibiydi. Aç olduğu için dönerini hemen yemeye başladı. Kiyoranın önünde bir gazete vardı aradıkları Hırsız Yaviz hakkında birşeyler de yazıyordu. Rayl önce gazeteyi okuyacak daha sonra bu fırlama gibi olan adama da danışacaktı. Bu özgüveni yerinde adam illa ki birşeyler biliyor olmalıydı.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Parlak zamanlar [Kiyora&Wiksax] Empty Geri: Parlak zamanlar [Kiyora&Wiksax]

Mesaj tarafından Kiyora Victoria Bir Perş. 25 Şub. 2016, 19:24

İkili dükkâna yaklaşırken, Kiyora şaşırarak adamın yaptığı garip yemeği inceledi. Tavuğa benziyordu ve daha önce görmediği bir yemekti. İlk odağına, yani yemeğe olan merakı kısmen geçtikten sonra tavuğu kesen bıyıklı adamı ve dükkânın önündeki gözlüklü, saf görünümlü çocuğu inceledi. Dükkâna yaklaştıkları sırada gözlüklü çocuk ikili için birer tabure çekti.

Bıyıklı adam, aptal bir gülümsemeyle ikiliye ne istediklerini sordu. Cevap beklemeden de masalarına birer çay yollayıp, garip tavuk yemeğini kesmeye başladı. Hemen ardından, "Çay ve döner Erdal Bakkal'da yenir." dedi.

Kiyora şaşkın şaşkın etrafına bakınmaya devam etti. Burası küçük, gerekli eşyalar satan bir dükkânı andırıyordu. Sıcak, samimi bir mekan olduğundan Kiyora çekinmeden yemeğini yiyip çayını yudumlamaya başladı. Döneri bitirince içinden, "Bu garip yemek hiç de fena değilmiş." dedi.

Daha sonra Kiyora, önündeki gazeteyi alıp göz gezdirecekti. Peşinde oldukları adam hakkında bilgi bulmayı ümit ediyordu. Elde edilecek tüm bilgilerin değer taşıdığını düşünen Kiyora, Yaviz hakkında daha fazla bilgilenmek için Rayl ile birlikte Bıyıklı'ya danışacaktı.
Kiyora Victoria
Kiyora Victoria
Ödül Avcısı
Ödül Avcısı

Mesaj Sayısı : 214
Kayıt tarihi : 17/01/16
Nerden : East Blue

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Parlak zamanlar [Kiyora&Wiksax] Empty Geri: Parlak zamanlar [Kiyora&Wiksax]

Mesaj tarafından East Blue Anlatıcı Bir Perş. 25 Şub. 2016, 23:26

Out:
Spoiler:
Yeni başladığınızı biliyorum o yüzden bir kaç öneri yapacağım.

İlk olarak Rayl;
Kiyoranın önünde bir gazete vardı aradıkları Hırsız Yaviz hakkında birşeyler de yazıyordu.

Şeklinde bir şey yazmışsın ama gm mesajında;
Kiyoranın gazetesine geri dönecek olursak bu yeni tarihli gazetenin içinde peşinde oldukları kişi hakkında bir şey bulabilirler...
Şeklinde bir yazı var yani bu kesin değil bu yüzden önce bakıp sonra yorumlama yapmalısınız.

2. olarak;
Turların biraz daha hızlı geçmesi hem sizi sıkmaz hem de kurguyu yavaşlatmaz bu yüzden;
Daha sonra Kiyora, önündeki gazeteyi alıp göz gezdirecekti. Peşinde oldukları adam hakkında bilgi bulmayı ümit ediyordu. Elde edilecek tüm bilgilerin değer taşıdığını düşünen Kiyora, Yaviz hakkında daha fazla bilgilenmek için Rayl ile birlikte Bıyıklı'ya danışacaktı.

Değil de şu şekilde bir şey yazabilirsiniz;
Kiyora baktıktan sonra eğer aradığı şeyi bulursa bıyıklıya "Bu adam hakkında bilginiz var mı?" diyecekti yoksa da "Hırsız Yaviz'i arıyoruz bilginiz var mı?" şeklinde yazılabilir. Bu şekilde görmüş olduğunuz gibi aradaki bir turdan kurtuluyorsunuz.

Kiyora gazeteyi açtığında ilk fark ettiği şey bir kaç tane delik oluyor. Zaten sayfa sayısı az olan adanın yerel gazetesinden iş ilanlarının bir çoğunun kesilmiş olduğunu görüyor. Bu nedenle gazetenin içeriğini tam olarak okumak imkansız ancak aradıkları şeyi arananların ilanlarının olduğu son sayfalarda buluyorlar.

Poster:
Parlak zamanlar [Kiyora&Wiksax] YkvjEE

Bu şekilde aradıkları kişi hakkında bir fikir ediniyorlar. Bu sırada bakkalın önündeki devasa yazıyı fark ediyor Rayl
"Tavuk döner çay 2.500 beli" epey kazık olan bu fiyatı belki de sormak yapılması gereken ilk şey olmalıydı ancak çoktan yemiş ve bitirmişlerdi.

Bu sırada Kiyora gazetede bir şey daha fark ediyor. Yaklaşık olarak yirmi aranıyor posteri olması gerekirken içlerinden altı tanesi eksikti. Bu sırada bakkal ikilimize dikkat kesilmiş bir şekilde "Hayırdır ya, iş mi var. Ne iş yapıyorsunuz gençler." şeklinde gayet sıcak bir şekilde yaklaşmıştı.

East Blue Anlatıcı

Mesaj Sayısı : 299
Kayıt tarihi : 17/01/16

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Parlak zamanlar [Kiyora&Wiksax] Empty Geri: Parlak zamanlar [Kiyora&Wiksax]

Mesaj tarafından Misafir Bir Cuma 26 Şub. 2016, 00:01

Rayl ve Kiyora gazeteye bakarken bir çok deliğe rastladılar. ''Anlaşılan bu kırık adam gazateyi delik deşik etmiş'' diye düşünerek kafasını salladı Rayl hayal kırıklığı içinde. O sırada gerekli bilgiyle karşılaştılar. Aradıkları adamın aranma posteriydi bu. Tam 6 milyon beli ediyordu. Gerçekten iyi bir paraydı. Tamda ihtiyaçları kadar.

O sırada bakkalın fiyat listesi gözüne ilişiyor. Yemek 2500 beliydi. Güzece kazıklanmışlardı ama artık iş işten geçmişti.

O sırada bıyıklı herif yaklaştı ve "Hayırdır ya, iş mi var. Ne iş yapıyorsunuz gençler." dedi. Rayl parayı ödemeden önce bu adamdan bilgi koparmayı hedefliyordu. Bu para göz herif tabi ki ödeme yapana kadar onları memnun etmek için elinden geleni yapacaktı. Daha sonra alınan bilgiye göre hemen yola koyulacaklardı. Burada daha fazla oyalanmak istemiyordu Rayl.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Parlak zamanlar [Kiyora&Wiksax] Empty Geri: Parlak zamanlar [Kiyora&Wiksax]

Mesaj tarafından Kiyora Victoria Bir Cuma 26 Şub. 2016, 00:10

Kiyora gazetede tam olarak da istediği şeyi bulmuştu. Hırsız Yaviz'in aranma posteri tam da önündeki sayfada duruyordu. "Altı milyon, hiç de fena sayılmaz..." diye geçirdi içinden. Posteri gördüğü gibi Rayl'e baktı, onun da ilgisini çekmiş olmalıydı. Gazeteyi incelemeyi bıraktığı gibi bıyıklı adama sorular yöneltecekti.

Gazeteyi biraz daha karıştırdı Kiyora, bir şey ararcasına çevirdiği sayfaların sonunda eksik olan altı posteri bir türlü görememişti.

Daha sonra Bakkal gelip ikiliye samimi bir soru yöneltti; "Hayırdır ya, iş mi var. Ne iş yapıyorsunuz gençler."
Kiyora tam da bu anı bekliyordu. Yaviz'in posterini işaret edip, "Siz buraya pek yabancı gibi durmuyorsunuz, şu posterdeki adam hakkında bir bilginiz var mı? Eğer varsa bizi bilgilendirebilir misiniz?" diye soracaktı. Genç kız, adamın cevaplamasını istediği bu sorunun cevabını öğrendikten sonra da, "Burada yirmi aranma posteri olması gerekmiyor mu?" diyecekti. Adamla olan konuşmaları bittikten sonra da kendi ödemesi olan 2.500 beliyi içi acıya acıya verecek, "Altın yedik sanki, neyse tadı güzeldi..." diye iç çatışmalar yaşayacaktı. Cimrilik ruhuna işlemişti ne de olsa...

Bakkal'da işleri bitince, Kiyora teşekkür edip Rayl ile birlikte dükkandan çıkacaktı.
Kiyora Victoria
Kiyora Victoria
Ödül Avcısı
Ödül Avcısı

Mesaj Sayısı : 214
Kayıt tarihi : 17/01/16
Nerden : East Blue

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Parlak zamanlar [Kiyora&Wiksax] Empty Geri: Parlak zamanlar [Kiyora&Wiksax]

Mesaj tarafından East Blue Anlatıcı Bir Cuma 26 Şub. 2016, 02:07

Rayl neredeyse hiç konuşmamıştı hatta kendimi düzeltiyorum sadece düşünmüştü hiç konuşmamıştı! Bu sırada Kiyora tüm işi yüklenmiş ve gazeteyi karıştırmaya başlamıştı. Erdal Bakkalın sorusunaysa başka bir soru ile yanıt vermişti. Kiyora adamı sorunca Bakkal epey şaşırmıştı sonra "Nerden bileyim canım. Ben bakkalım. Ama buralarda geziyor diyorlar. Pisliğin de önde gideniymiş diye duydum." dedikten sonra ağzını yüzünü yamultup "Bi bankaların oraya bakın" derim dedikten sonra ağzı yüzü bıyığı resmen ayrı oynar bir şekilde etrafı göstermeye başlamıştı.

Gazetelerle ilgili soruyu duyduktan sonraysa "İş ilanlarıysa buralarda gezen bi müptezel var o kesmiştir. Korsan hayranı tüm posterleri toplayan bi de çocuk var. Sahili takip edin bulursunuz." diyor. Sonrasında paranızı verdikten sonra size hediye olarak birer tane de naneli şeker veriyor.

Out:
İkinizde 2.500 beli düşünüz, afiyet olsun.

East Blue Anlatıcı

Mesaj Sayısı : 299
Kayıt tarihi : 17/01/16

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

1 sayfadaki 8 sayfası 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8  Sonraki

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz