Nienda Elebereth - Sıçrayan midilli

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Nienda Elebereth - Sıçrayan midilli

Mesaj tarafından West Blue Anlatıcı Bir Paz 27 Mart 2016, 00:56

Rıhtıma kadar gelişine dair bir rp alacağım ada senin olduğu için karışmak istemedim sonrasında hızlıca gireceğim konuna bu kadar beklediği için üzgünüm.

_________________
avatar
West Blue Anlatıcı

Mesaj Sayısı : 65
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Nienda Elebereth - Sıçrayan midilli

Mesaj tarafından Misafir Bir Paz 27 Mart 2016, 13:17

"Sadaharu! Senin ismin Sadaharu olacak!" dedim, pek de küçük sayılmayacak köpeğimin beyaz tüylerini okşarken. Onun da beni sevdiği belli oluyordu, öyle ki uzun süre oynamıştık beraber. Şimdi ise yavaş yavaş rıhtıma doğru yola koyulmuştuk. Gün başlayalı çok da olmamıştı ancak ben onla oynarken zamanın nasıl geçtiğini anlayamamışım. Tahmin ettiğim süreden daha fazlasını ayırmıştım ona, ama sonucunda bana alıştığını, hatta güvendiğini hissetmiştim. En önemlisi de buydu zaten.

Rıhtıma doğru yürüdüğümüz sırada insanlar garip bakışlarla inceliyordu bizi. Arkasında kocaman bir sırt çantası ve elinde havanın açıklığına rağmen şemsiye taşıyan bir kız, yanında ise kocaman bir köpek! Böyle düşününce çok komik olmuştu aslında. Acaba dışarıdan nasıl gözüküyoruz diye düşünüp bir anda kendimi tutamayarak kahkaha attım. Diğer insanların bizi nasıl gördüğü hiç umrumda değildi ki!  

Sadaharu oldukça sakin tavırlarla önüne bakıyorken rıhtıma yaklaştığımız sırada adımlarını hızlandırdı. Onu yakalamaya çalıştığım sırada ne olduğunu anlayamadan tüylerinin üstünde buldum kendimi. Hayvanımın rahatsız olduğunu düşünüp yere inmeye çalışmıştım ama Sadaharu sanki hoşuna gittiğini belirtmek istermiş gibi kuyruğunu sallayıp rıhtıma ilerlemeye devam etmişti. Artık insanlar iyice garip bakıyorlardı ve ben çok eğleniyordum. Sadaharu da hiç rahatsız olmuşa benzemiyordu.

Sonunda rıhtıma ulaştığımızda Sadaharu'nun üstünden indim ve başını okşadım. Şimdi bir yolcu gemisi ya da sandal bulmam gerekiyordu ancak ufak bir sandal Sadaharu'yu tartamazdı. O yüzden ilk önceliğim makul fiyatlarda bir yolcu gemisi bulmak olacaktı.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Nienda Elebereth - Sıçrayan midilli

Mesaj tarafından West Blue Anlatıcı Bir Çarş. 30 Mart 2016, 00:18

İskeleye geldiğinde dört yüz tonluk, tahtaları bakırla tuttulmuş eski tip bir gemi karşılıyor seni. Epey büyük olan bu gemiye baktığında normal bir savaş gemisinde topların olması gereken kısımda altın varaklı işlemeler dikkat çekici bir özellik ancak uzun süredir yolculuk yapıyor olmalıydı ki epey eskimişti ve pekte bakım yapılmamıştı lakin geçirdiği hazin zorlukların üstünden gelmiş ve sapa sağlam duruyordu hala.

Adanızdan yüklenen bir kaç parça eşya taşıyordu aynı zamanda içerisinden çıkarılmış ve geri yüklenen kutulara göz attığında pamuk ve pamuk yağı taşıdığını görüyorsun. Taşınanlar sadece bunlardan ibaret değil aynı zamanda Hindistan cevizi lifi, hurma suyundan yapılma şeker ve bir kaç sandıkta afyon çiçeği taşınıyordu ancak adanızda pek talip bulmamış olacak ki pek çok kutu üstündeki çivilerin bir teki bile sökülmeden geri taşınıyordu.

Yükleme işi pekte iyi gidiyor değildi, epey beceriksice yapılıyordu bu sırada "Lachadive adalarına gider!" diye bağıran bir adam görüyorsun bu geminin yanında. Seçme şansın da pek fazla yok gibi görünüyor. Lachadive adasınıysa daha önce hiç duymamış olman başka bir durumdu ancak adama biletlerin fiyatını sorduğunda sana kırk bin gibi bir fiyat vermişti ve dilersen bekleyip yarın gelecek başka bir yolcu gemisinin geleceğini eklemişti.

_________________
avatar
West Blue Anlatıcı

Mesaj Sayısı : 65
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Nienda Elebereth - Sıçrayan midilli

Mesaj tarafından Misafir Bir Çarş. 30 Mart 2016, 02:23


For dreams:

Sadaharu'nun üstünden inip etrafıma bakındığımda günün ilk yolcu gemisinin gelmiş olduğunu gördüm. Yolcu gemisi olduğunu, gemiye binmekte olan birkaç sivilden dolayı anlamıştım. Nedense birden heyecanlandım, sanki bu noktadan sonra hayatımın değişeceği hissiyatı dolduruyordu içimi. Yüzümdeki aptalca gülümsemeye hakim olmalıydım.



Geminin görünüşünü şöyle bir incelemek amacıyla kafamı kaldırdığımda bu geminin oldukça büyük olduğunu fark ettim. Eskiye benzeyen, yıpranmış olduğu kadar bakımsız ama bunlara rağmen heybetli bir duruşa sahip bir gemiydi bu. "Sadaharu ile beraber kalabileceğim büyüklükte bir kamaraya sahiptir belki!" diye geçirdim içimden hevesle, geminin büyüklüğü olmalıydı beni böyle düşünmeye iten.

Bazı kısımlarında ise altın işlemeler duruyordu geminin, bana tarihî bir müzeden alınmışa benzeyen bu antikavarî gemi oldukça ilgi çekici gelmiş olsa gerek, hemen gidip görevliye bilet fiyatlarını sormak için can atıyordum.

Gemiye taşınan kutulardan, belki de birkaç saat sonra ayrılacağım Wilwarin'den mahsul edilmiş ürünler gözüküyordu. Daha çok pamuk taşıyor gibiydi görevliler, belki de geminin rotasında bulunan adalardan birine ihraç edilecekti.

Pek de iyi gitmeyen taşıma merasimini incelediğim sırada "Lachadive adalarına gider!" sözüyle kafamı sesin geldiği yöne doğru çevirdim. Geminin yanındaki adama aitti bu ses, aradığım görevli o olmalıydı. Peki ama orası neresiydi ki? Lachadive... Önemli değil ki bu! Benim için önem teşkil eden tek şey bu adayı terk etmekti. En kısa zamanda... Sadaharu da sesin sahibini incelemeye başlamıştı, bir yandan da oturduğu yerden patisini yalıyordu. Adama doğru yürümeye başladığım sırada peşim sıra beni takip etti. Adama yeterince yaklaşıp durduğumda yere çömeldi ve bizi izlemeye başladı. Hemen söze girdim ve görevliye biletlerin fiyatını sordum; "Biletler ne kadar...?". Soruma beni pek de memnun edecek türden bir yanıt almamıştım çünkü kırk binlik bir fiyat biçilmişti bu gemiyle edilecek bir yolculuk için. Bir anlığına duraksamıştım ki adam yarın başka bir yolcu gemisinin daha geleceğini, dilersem onu bekleyebileceğimi söyledi. Tabii ki de o kadar zamanım yoktu, o lanet aile üyeleri beni bulup tekrar o ev görünümlü cehenneme sokarlardı! Ben gibi bir pervasız bile bunu göze alacak kadar yürekli değildir, inanın bana.

Vakit kaybetmeden adamla olan konuşmama devam edecektim, "Köpeğim ve benim için uygun bir odanız varsa eğer bilet satın alabilirim." Adamın olumlu cevabına karşılık olarak sırt çantamın ön gözünden kırk bin beli çıkaracak ve doğrudan kendisine uzatacaktım. Hemen sonra biletimle, Sadaharu ardımda gemiye doğru ilerleyecektim.

Eğer ki cevabı aksi yönde olursa başka bir şeyler düşünmek için bir süre orada bekleyecektim.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Nienda Elebereth - Sıçrayan midilli

Mesaj tarafından West Blue Anlatıcı Bir Ptsi 04 Nis. 2016, 21:40

Adam sana baktıktan sonra gülümsüyor ancak aynı şey köpeğin(!) için geçerli değil, pekte normal boyutlarda olduğunu söylemenin imkanı yok ancak bir kaç saniyelik düşünmenin ardından reddedecek gibi dururken geride varillerin üzerinde oturmuş ayakkabısını boyayan yaşlıca bir adamın sesini duyuyorsun "Alsanız ne olacak sanki? Yolcu yok gördüğün gibi, bokuyla kendisi uğraşırsa neden olmasın?" diyor ancak bilet satan adam başını kaşıyıp "Bu boyda bir şeyi kamarana sığdırman çok zor güvertede tek başına da bırakamayız." diyor lakin ayakkabısını boyayan adam "Kız da güvertede gelsin o zaman, bu köpeğin üzerinde uyursa sizin hasır yataklarınızdan daha rahat eder. Kamarasına da sığdırabilirse bırak gelsin ne olacak." diyor ve sonrasında biletleri satan sıska adamın bakışları sana dönüyor, bir cevap bekler şekilde. Durumu kabullenmiş gözüküyor.

_________________
avatar
West Blue Anlatıcı

Mesaj Sayısı : 65
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Nienda Elebereth - Sıçrayan midilli

Mesaj tarafından Misafir Bir Salı 05 Nis. 2016, 10:38




Sözlerimi bitirdikten sonra meraklı gözlerle adama baktım. Bana baktığı sırada yüzünde oluşan gülümsemeden bizi reddetmeyeceği sonucunu çıkarmıştım. Lâkin hemen sonra bakışlarını Sadaharu'ya çevirdi. Adam garip bakışlarla köpeğimi inceliyordu ve sanki birkaç saniye sonra gemiye köpeğimle birlikte giremeyeceğimi söyleyecekmiş gibi hissediyordum.Tam da huzursuz hissetmeye başladığım sırada geride, varillerin olduğu yerde oturan bir adam konuşmaya başladı; "Alsanız ne olacak sanki? Yolcu yok gördüğün gibi, bokuyla kendisi uğraşırsa neden olmasın?" bu cümlelerden sonra mutlu olmuştum, hemen büyük bir hevesle görevlinin yüzüne baktım. "Bu boyda bir şeyi kamarana sığdırman çok zor güvertede tek başına da bırakamayız." demişti adam. Hemen onunla birlikte güvertede kalabileceğimi söylemek için konuşmaya başlayacaktım ki, biraz önceki adam tekrar konuştu; "Kız da güvertede gelsin o zaman, bu köpeğin üzerinde uyursa sizin hasır yataklarınızdan daha rahat eder. Kamarasına da sığdırabilirse bırak gelsin ne olacak." büyük bir gülümsemeyle baktım adama, teşekkür ederim diye ağzımı oynattım. Umarım görmüştür çünkü bana gerçekten de yardımı oldu!

Bu konuşmanın sonucunda adam ikna olmuşa benziyordu, hemen çantamdan gerekli ücreti çıkarıp adama uzatacaktım. Son bir şeyler söyleyip biletimi satın alacaktım. "Kamaraya köpeğim ile birlikte sığabilirsem çok sevinirim ama güvertede kalmak da bizim için sıkıntı olmaz! Tüm ihtiyaç ve problemlerinin sorumluluğunu ben alıyorum."

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Nienda Elebereth - Sıçrayan midilli

Mesaj tarafından West Blue Anlatıcı Bir Perş. 14 Nis. 2016, 22:43

Senin sözlerinden sonra istemsizce de olsa biletleri satan adam epey ucuz sayılacak bir miktarda para talebinde bulunuyor sen verdikten sonraysa gayet alelade bir kağıdın üstüne elle yazılmış ve kırmızı mum üzerine basılmış mühürlü biletleri veriyor. Her ne kadar bilet demek mümkünse bu kağıtlara, bu sırada ayakkabılarını boyayan adam senin dediğini anlamış ve aynı şekilde sana mesaj yollamıştı sessizce. Sonrasında da bir kaç el hareketi ile sessiz ağzıyla desteklemiş ve önemli değil demişti.

Bu kısa muhabbet sona erdiği sırada tahtadan köprüde "büyük" köpeğin ile yola koyulmuştunuz ancak insanlar için ve iki kişinin taşıyabileceği ağırlıktaki yüklere göre yapılmış bu tahta yol köpeğinin ve senin ağırlığını aynı anda kaldırmak için epey bir eğilip bükülmüştü siz güverteye çıkana kadar.

Güverteye çıktığınızda eski halinden eser olmayan bir lüks yolcu gemisi karşılamıştı sizi. Eskiden gül deseni işlemeli korkuluklar zamanla eriyip gitmiş ve neredeyse düzleşmişti. Köpeğini görenlerse çekinip hızlı adımlarla sizden uzaklaşıyorlardı. Eh, büyük ırk sayılabilecek alman kurdundan bile insanlar korkuyorsa senin köpeğinden nasıl korkmasınlar!

_________________
avatar
West Blue Anlatıcı

Mesaj Sayısı : 65
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Nienda Elebereth - Sıçrayan midilli

Mesaj tarafından Misafir Bir C.tesi 16 Nis. 2016, 17:52

Adadan ayrılış müziği:

Satıcıya güvertede de kalabileceğimizi söyleyip sözlerimi bitirdim. Artık onun vereceği cevabı bekliyordum. Kısa süre sonra adam ücret olarak oldukça makul bir fiyat söyledi. Paramı idareli kullanmış olmama sevinir şekilde, çantamdan çıkardığım parayı adama uzatıp biletimi aldım. Bir anlık sevinçle önce satıcıya, sonra arkamdaki ayakkabı boyacısına baktım. Belli ki birkaç saniye önce yolladığım mesajı anlamıştı. Bana "Önemli değil." dedi ağzını oynatarak. Daha çok gülümsedim, "Görüşürüz!" dedim ve elimi salladım adamın görebileceği ve duyabileceği şekilde.

Sadaharu ile birlikte gemiyi karayla birleştiren tahta köprüye doğru yürümeye başladık. Bir anlığına düşündüm, benim pek de minik sayılmayan köpeğimi bu tahta köprü tartacak mıydı? Denemeden bilemezdik değil mi?! Bu konuyu hiç sorun etmeyerek tahta köprü üzerinden yürümeye başladık. Sadaharu'nun etkisiyle şekilden şekle girmişti ama sonuç olarak güverteye ulaşmıştık.

Güverteye ulaştığımızda iyi bir yer bulup etrafı izlemeye başladım. Sadaharu da benden geri kalmıyor, etrafı kokluyordu. Etraftaki insanlar belli ki Sadaharu'dan çekindiler, öyle ki hiçbiri yaklaşmıyordu yanımıza. Bu konuyu pek de umursamayarak kafamı hayatımı geçirdiğim adaya doğru çevirdim. Acı acı gülümsedim birden. Hiç özlemeyecek olsam dahi bu adada yıllarımı geçirmiştim. Gizlice evden kaçıp insanlarla konuşabilmeyi özlerdim belki... Ama artık özgürdüm. Beni kısıtlayacak kimse yoktu, hayatımı mahvedecek kimse yoktu artık. Kafamı patilerini yalayan köpeğime çevirdim. Onu izlemek bile beni mutlu etmeye yetiyordu. Ne güzel bir şeydi bir hayvanla dost olmak. Çoğu insandan daha sadıklar... Sadaharu'ya sarılıp "Beni bırakmayacaksın değil mi, Sadaharu..." dedim. Dışarıdan gören insanlar muhtemelen deli olduğumu düşünmüşlerdir ama bu umrumda değildi. Sadaharu karşılık olarak bacaklarıma sürtündü ve ayak ucuma doğru yattı. Bir süre öylece durduk, daha sonra etrafa bakınıp görevli birini arayacaktım. Kamaramızın yerini öğrenmem gerekiyordu.


OUT::
İmzamdan ne kadar para düşeyim?

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Nienda Elebereth - Sıçrayan midilli

Mesaj tarafından West Blue Anlatıcı Bir Çarş. 27 Nis. 2016, 23:06

Konu bitmiştir.
Ana statlarına, dövüş yeteneğine ve mesleğe dağıtabilmen için birer puanın var.
Yeni konun yakında açılacak
.

_________________
avatar
West Blue Anlatıcı

Mesaj Sayısı : 65
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz