A GRUBU(VINCE-MEIRIN-CLOUS-AYBERK-NIENDA)

1 sayfadaki 6 sayfası 1, 2, 3, 4, 5, 6  Sonraki

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

A GRUBU(VINCE-MEIRIN-CLOUS-AYBERK-NIENDA)

Mesaj tarafından Kyros Bir Cuma 27 Mayıs 2016, 13:42

[i]Girdiğiniz eski kahverengi boyalı odanın boyası yer yer dökülmüş. Çokça yer ise nasır tutmuş, yosun ve benzeri mantarlarla dolmuş. Kahvrengi oda yeşil bir temaya kaymıştı. Odada bir kaç kırık tahta parçasından başka bir şey yok. Ayakta durmak ya da yere oturmakta özgürsünüz.

Odaya ilk giren kişi, girdiğiniz diktörgen odanın kapı girişinin karşısından giren küçük kare pencerenin ışıklarından nasiplenmeyen karanlık sağ uzak köşeye gidip oturan 'William Bralig' oluyor. Beyaz belerini siyah kıyafetinin arkasından dalgalanırken, kırmızı saçları ve katanasıyla karanlıkta kayboluyor.
William Bralig:
Kapıdan ikinci giren kişi, kas yığını kapıda bir süre bekleyip etrafı izliyor. Tüm girişi kapladığı için arkasından girmeye çalışan kılıç kullanıcısı bir tekme atarak itiyor ileriye kas yığınını.
"Hey Joni. O bacaklarını kesmemi istemiyorsan yoluma çıkma." diyor sonra uzaklara bir yere yürüyüp oturuyor.
Kendini ancak toparlamış olan Joni kalkıp bağırıyor.
"Hangi lanet olası velet..." diyor gözleri hemen büyümeden önce.
"Lanet olası Lukas'ın burada ne işi var." diyor gülerek.
"Ah ah, bu senenin birincisi belli oldu sanırım." diyor kahkaha atarken kalkıp kare camın altına otururken karanlık köşeyi incelemeye başlıyor.
Kaslı Joni:
Lukas:
Kapıdan sonra giren kapşonlu olan sessizce olanları izlerken, arkasından gelen "Hey vahşi kız! Uzak mesafeli silah kullanmak sence de korkaklık değil mi?" diyor.
Diğer kız umursamıyor ne dediğin ve kapının girişinden sola dönüp ayakta beklemeye başlıyor. Arkasından gelen kız sinirle ona bakıp Kaslı Joni ile karanlık arasında bir yere oturup vahşi kızı izlemeye başlıyor.
Asia:
Dişi Kartal:
Ardından sırasıyla Vince, Meirin, Clous, Ayberk ve Nienda giriyor.
Kapıdaki görevli "Arena başlamadan önce dövüşmek yasaktır. En ufak bir sürtüşmede iki tarafta diskalifiye edilir." diyor ve dışarı çıkıp kapıyı kapatıyor.

_________________
avatar
Kyros

Mesaj Sayısı : 156
Kayıt tarihi : 08/02/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: A GRUBU(VINCE-MEIRIN-CLOUS-AYBERK-NIENDA)

Mesaj tarafından Vince Grey Bir Cuma 27 Mayıs 2016, 14:32

Odaya girdiğimde eskiden kahverengi boyalı olan odanın boyalı bölgelerinin bazıları dökülmüş ve yosun tutmuş bir odaya varmıştım.

Odaya ilk giren kişi odanın karanlık bir bölgesine oturmuştu adam kırmızı saçları,beyaz pelerini ve yanındaki kılıcıyla iyi bir dövüşçüye benziyordu.

Kapıdan ikinci giren kişi ise kas yığını olduğundan anlıyacağınız üzere kaslı joni'ydi adam o kadar iriydiki kapıya sıkışmıştı ama iriliğinin önemi yoktu yavaş olduğu sürece.Ben adamı incelerken başka bir herif kas torbasını tekmeleyip kapıyı açmıştı.Ardından odanın uzak bir tarafına gidip oturmuştu.
Tekmenin şokunun etkisinde olan kas yığını tam küfür sıralayacaken tanıdık bir kişi olmasından ve büyük ihtimal ondan güçlü olmasından dolayı adı Lukas olan kılıç ustası görünümlü adama yağ çekmişti.

Kapıdan sonra içeri giren kişi kapşonlu ok taşıyan garip bir kızdı.Arkasından gelen kişi ona uzaktan dövüşmenin korkaklık oldunu söylemişti.Peh!Onu yüzünü silahımla dağıtığımda söylesin ne kadar bir kadın olsada benimde korumam gereken küçük bir kız vardı arenanın dışında.Bu yüzden bu paraya ihtiyacım vardı.
Kapşonlu kız söylenen sözlere umursamadan yoluna devam etikten sonra arkasındaki kız sinirli bir şekilde yerine oturup kızı sinirli bir şekilde inceliyordu.

Ardından ben geldim.Zaten silah odasında sake bulamamamın sinirini bir yerlerde atmam lazımdı o yüzden arenayı dört gözle bekliyordum.Duvarlardan birine belimi yaslıyıp benden sonra girenleri incelemeye başladım.

Benden sonra ilk giren kişi küçük bir kız çocuğuydu.Küçük bir kızın burda ne işi olabilirdiki babası hastaydı ona ilaç bulmak için para kazanmaya falan mı çalışıyordu.

Ardından normal boylarda bir adam girmişti pek ilgi çeken bir yanı yoktu.

Sıradan adamın ardındansa apaçi kılıkı bir veletle şirin bir kız içeri girmişti.Rakiplerimi inceledikten sonra arenanın başlamasını beklemeye başladım.


En son Vince Grey tarafından Cuma 27 Mayıs 2016, 21:15 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
avatar
Vince Grey

Mesaj Sayısı : 148
Kayıt tarihi : 04/04/16
Nerden : East Blue

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: A GRUBU(VINCE-MEIRIN-CLOUS-AYBERK-NIENDA)

Mesaj tarafından Misafir Bir Cuma 27 Mayıs 2016, 15:33

Kalkanıma ne isim vereceğimi düşündüğüm sırada bir görevli gelmiş ve A grubu yarışmacılarının isimlerini tek tek açıklamaya başlamıştı. Kalkanımın parıltısı yüzünden adamın dediklerini dinleyemesem de kendi ismimin A grubunda olduğunu duymuş ve adamın yanına toplanan kalabalığın arasına karışmıştım. Yol boyunca kalkanıma vereceğim ismi düşünmeye devam ettim. Özgün bir isim olmalıydı. Diğer insanlar bu ismi duyduğunda: ''Hey! Bu isim... Bu isim! Bu isim Meirin'in kalkanına ait!'' demelilerdi. Bu yüzden oldukça marjinal bir isim bulmalıydım. Biraz daha düşünmemin ardından kalkanıma vereceğim ismi buldum. Kalkanımın adı: ''Jugem Jugem roket durduran, Meirin-chan'ın iki yıllık azmi, Meirin'in hayatı, Balmung Fezalion, Isaac schneider, Ayberk Çırak, 1/3 sevgiden kalan 2/3 şeytan tırnağı acısı, ihanetin beni bilip bilmediğini bilmiyorum, köpek balığı aslan balığı yorokobi balığı, bu köpek balığı önceki köpek balığından farklı olan köpek balığı, yuutemiyaoumeirinmeirinizumiizumi pepepepepe en güçlü kalkan!'' idi.

Artık düşünecek bir şeyim kalmamıştı. Belimdeki iki kılıcım ve kalkanım ''Jugem Jugem roket durduran, Meirin-chan'ın iki yıllık azmi, Meirin'in hayatı, Balmung Fezalion, Isaac schneider, Ayberk Çırak, 1/3 sevgiden kalan 2/3 şeytan tırnağı acısı, ihanetin beni bilip bilmediğini bilmiyorum, köpek balığı aslan balığı yorokobi balığı, bu köpek balığı önceki köpek balığından farklı olan köpek balığı, yuutemiyaoumeirinmeirinizumiizumi, pepepepepe en güçlü kalkan!'' ile birlikte dövüşe tamamen hazırdım.
Derken görevli bizi bir odaya getirmiş ve grup mücadeleleri başlayana kadar burada beklememizi istemişti. Ben de sıramı bekleyip içeri girecektim.


İçeri giren ilk kişi kırmızı saçlı bir kılıç kullanıcısıydı. Oldukça güçlü birine benziyordu. Ona arenada dikkat etmeliydim.
İçeri giren ikinci kişi ise gözümde sıradan, beyinsiz bir kas yığınından farksızdı. Bir kapıdan bile geçmeyi başaramayıp kapıya sıkışan bir kas yığını...onu iterek içeri giren kılıç kullanıcısı ise o adamın aksine oldukça zeki birine benziyordu. Lukas adındaki bu kişi,her ne kadar diken şeklindeki sarı saçları ve bebeksi yüzü ile asıl gerçeği gölgelese de bir katilin gözlerine sahipti. Bunu anlamak zor değildi. Gerçi buraya katılmış olan herkesin daha önceden adam öldürdüğüne emindim.Burası sıradan insanlara göre bir yer değildi.

İçeri giren üçüncü kişi ise bir kapüşon takan, sırtında oklar olan, yüzünde garip boyalar ile dikkatleri üzerine çeken güzel bir kızdı. Kız içeri gireceği sırada arkasındaki sarı saçlı, zırh ile kuşanmış kadın ona vahşi demiş ve uzak mesafeli silahlarla savaşmanın korkaklık olduğunu söylemişti; fakat öbür kız onu umursamamıştı bile. Bunun üzerine zırhlı kadın sinirle başka bir yere gitmişti. Garip... vahşi dediği kız oldukça hanımefendi birine benziyordu.Ona vahşi diyen kişi ise vahşinin ta kendisiydi.

Bu iki kadının ardından içeri gözlüklü biri girmişti. Adamın en önemli özelliği gözlüklü olmasıydı. Neden bilmiyorum, adamın gözlüklerinden başka bir yerine yoğunlaşamamıştım. Çok hoş gözlüklere sahip bu adamı incelemeyi bıraktığım anda, içeri girme sırası bana gelmişti. Ben de içeri geçtim ve okları kullanan kızın birkaç metre uzağına oturdum.Ardından da içeri girenleri incelemeye başladım.


Benden sonra içeri giren kişi kızıl saçlara ve kirli sakallara sahip bir adamdı. Yüzünde yara izleri vardı. Oldukça görmüş ve geçirmiş bir abiye benziyordu. Onu incelediğim sıradaysa içeri hiç beklemediğim biri girmişti. Ayberk! Lanet olası Ayberk! Sırf ondan uzakta olabileceğim birkaç gün geçirmek için arenaya katıldığım halde neden onu burada görüyordum ki? Neler oluyordu böyle? Neden bu lanet adam nereye gitsem peşimden geliyordu? Bana hiç rahat vermeyecek miydi? Hayatını, hayatımı daha kötü hale getirmeye mi adamıştı. Şu an Yorokobi-san ile birlikte vakit geçirmesi gereken bu adam niye buradaydı ki?

Ayberk'in hemen ardından içeriye bir kadın daha geldi. İçeriye giren kişi aşağı yukarı benim yaşlarımdaydı. Turuncu saçlara ,mavi gözlere ve tatlı bir yüze sahipti. Üzerinde kırmızı bir elbise vardı. Bu kız, içeriye giren son kişiydi. Anlaşılan, A grubunda dövüşeceğim dokuz rakibim olacaktı. Şimdilik kalkanım ''Jugem Jugem roket durduran, Meirin-chan'ın iki yıllık azmi, Meirin'in hayatı, Balmung Fezalion, Isaac schneider, Ayberk Çırak, 1/3 sevgiden kalan 2/3 şeytan tırnağı acısı, ihanetin beni bilip bilmediğini bilmiyorum, köpek balığı aslan balığı yorokobi balığı, bu köpek balığı önceki köpek balığından farklı olan köpek balığı, yuutemiyaoumeirinmeirinizumiizumi, pepepepepe en güçlü kalkan!'' ile birlikte sessizce oturacak ve çevremi gözetleyecektim. Bakalım herkes sessizce oturacak mıydı? Yoksa ahmağın biri kurallara uymayıp kavga mı başlatacaktı?








Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: A GRUBU(VINCE-MEIRIN-CLOUS-AYBERK-NIENDA)

Mesaj tarafından Clous Cracher Bir Cuma 27 Mayıs 2016, 16:57

Silah seçmesi gereken odada yalnız olmadığını ancak fark edebilmişti Clous. Bu oda aslında baya kalabalıktı ama kimse birbirini takmadan sadece işini yapıyordu. Kendisinin silah seçimi vb telaşı olmadığı için milleti gözlemleyecek zamanı olmuştu. Klasik silahlar alanlar da vardı egzantrik şeyler de. Hepsiyle sadece çivileriyle başa çıkması gerekiordu. Ve o bu konuda kendine baya bir güveniyordu.

Gruplar ve isimler açıklandıktan sonra insanların ne yaptıklarına değil kim olduklarına odaklanmaya başlamıştı. Garip bir şekilde ona tanıdık gelen isimler vardı. Bunların en garibi ise Kiyora'ydı. O ismi duyup da harekete geçen kadına baktığı anda çok garip birşey olmuş ve sanki ona doğru gelen bir kılıç varmış gibi eli harekete geçmişti. Kılıcı durduracakmış gibi. ve tabi eli de bir an için sanki kesilmiş gibi ağrımaya başlamıştı.garip birşeydi ve buna bir anlam verememişti tüküren adam. Zaten hemen sonrada geçmişti bu his.

A ve B grubu grubu ayrıldıktan sonra on kişi kalmışlardı. çok değişik tipler vardı. Sıra ile bekleme odasına girerlerken bazıları çok gürültü çıkarıyordu. İçlerinde sessiz sakın olanlar da vardı ama çoğunlu gürültücüydü. Claus'da sessiz olanlardan biriydi. Sırası gelip içeri girdikten sonra içerde olanlara hızlıca göz atmıştı. Kılıç kullanan üç kişi birinin ayrıyetten kalkanıda var, bir kas yığını, okçu, oraklı, zırhlı şövalye hemde kadın. Kendisi ise ceplerine doldurduğu çivileri elinden geldiğince kimseye göstermemeye çalışıyordu.

Her ne kadar kendisine ve çivilerine güvensede ittifak kurmak gerekecekmiş gibi görünnüyordu. Ve bunun için de yanaşacağı kişiler kendisi gibi sessiz olanlar olacaktı. Mesela yerde oturan şu küçük kız. İsmi galiba Meirin'di. kılıçları ve kalkanı vardı. onu seçmesindeki asıl neden ise yaşıydı. Shingen'den küçük görünüyordu yaşı. Normalde olsa çok da umursamazdı bunu ama nedense hiç bir zaman harekete geçmeyen vicdanı bu kez harekete geçmişti. yanına yaklaşıp elini omzuna koyacak ve alçak bir sesle konuşmaya başlayacaktı. "Merhaba küçük hanım. Sakın sizi küçümsediğimi felan düşünmeyin ama bunun gibi yerler size uygun yerler mi?" Ayrıca ona yakın duran ve görünüşte okçu gibi görünen kadına da bakıp soru soracaktı "Ablası mısınız?"
avatar
Clous Cracher

Mesaj Sayısı : 237
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: A GRUBU(VINCE-MEIRIN-CLOUS-AYBERK-NIENDA)

Mesaj tarafından Misafir Bir Cuma 27 Mayıs 2016, 22:57

Bir süre Sadaharu'yla oynadıktan sonra sonunda silahlarla dolu odaya görevliler gelmişti ve ismim okununca başka bir odaya gitmek için oradan ayrılmıştım. Sadaharu, gelip seni alacağım! Yani, yaşarsam...

Odaya girdiğim gibi etrafıma şöyle bir bakındım. Gerçekten her tipten insan vardı. Şimdi bir saat ego kasacaklardı, yok seni şöyle öldürürüm, yok seni böyle gebertirim. Bomboş konuşmayı ne de çok seviyordu insanlar... Boş bir tabureye oturdum ve bu tipleri incelemeye başladım. Dikkatimi çeken ilk kişi siyah saçlı, mavi kırmızı renklerinde bir kalkan tutan kız oldu. Ah, o da benim gibi tahta göğüslü birine benziyordu! Kader ortağıma sarılıp ağlamak istedim o an. Düz-san! Hislerini anlayabiliyorum! Kızı bir süre inceledikten sonra gözlüklü adama şöyle bir baktım. Rakibim olmasını isterdim, ama beni öldürürdü galiba, sinirlenmiş gibi bir hâli vardı. Belki de benimle dövüşürdü. Şansımı deneyebilirdim belki... Odadaki tipleri incelemeye devam ettim. Kasıntı bir ergen, orta yaşlı bir adam, yakışıklı bir kılıç ustası, daha yakışıklı bir kılıç ustası, kas yapayım derken göz çıkaran bir değişik, bir okçu, bir de klişe görünümlü bir kız.

Gözlük-san benimle birlik olmak ister miydi acaba? Bu tiplere karşı sayı üstünlüğü kurmak önemli olabilirdi. Gözlüklü adamın yanına gidecektim ve, "Benimle birlikte dövüşmek ister misin? Elimden geleni yapacağım." Diyecektim.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: A GRUBU(VINCE-MEIRIN-CLOUS-AYBERK-NIENDA)

Mesaj tarafından Misafir Bir Paz 29 Mayıs 2016, 13:52

Neden böyle bir arenaya geldiğimi merak ediyor musunuz? Tabii ki para için! Büyük ödül tamı tamına 100 milyon beli! Eğer kazanabilirsem kendime Elmas bir sopa yaptırabilirim. Hatta sadece sopa yaptırmakla kalmayıp kendime bir zırh bile yaptırabilirim! Yada direk kendime bir ada falan mı satın alsam? Yapacak çok şey var bu yüzden düşünmek gereksiz. Sadece önümdeki dövüşe odaklanmam lazım. Sonuçta kazanamazsam hiçbirini yapamam değil mi

Acayip şanslıyım biliyor musunuz? O kadar enayinin arasında biricik dostum Teğmen Meirin'i bulacağım kimin aklına gelirdi ki? Eğer Teğmen'le iş birliği yapıp diğer rakipleri yok edersem, en sonunda Teğmen'i yok etmek kolay olacaktır. Tabii bu çok riskli bir plan. Sonuçta Teğmen zamanında bana suikast düzenlemeye çalıştı. Son zamanlarda aramızda sıkıntı olmamasına rağmen yine de ne yapacağı belli olmaz o karının.

Teğmen'in yanına doğru hareketlendiğimde adamın tekinin onunla konuşmaya çalıştığını gördüm. Hemde elini sevgili Teğmen'imin omzuna atıvermişti. Teğmen'e çocuk muamelesi yapıyordu salak herif. Onun ne kadar güçlü olduğunu bilse eminim ayaklarını götüne vura vura kaçardı şimdiye. İyice yaklaştıktan sonra konuşan adama sertçe bakarak "Şşt, sen sen, delikanlı. Çek ellerini Teğmen'in üzerinden." diyeceğim. Büyük ihtimalle Teğmen ağzıma sıçacaktır ama umrumda değil. Teğmen'i kendime bağlamam lazım. Eğer bağlayamazsam tek başıma kalacağım ve sıkıntı çıkacak.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: A GRUBU(VINCE-MEIRIN-CLOUS-AYBERK-NIENDA)

Mesaj tarafından Kyros Bir Ptsi 30 Mayıs 2016, 08:33

Aranızda konuşmanızdan bir sonuç çıkmıyor. Lukas hızlı gözlerle odaya göz gezdiriyor bir kaç saniye, sonra gözlerini kapatıyor yine.

Kaslı Joni ve Asia derin bir muhabbetin içine girmiş gibiler, ama sessizce konuşuyorlar.
Ayberk konuşulanları biraz seçebiliyor.
"Haklısın kas her şeydir. Güçten ve yumruktan önemli bir şey yoktur." diyor Asia.
"Kesinlikle, kılıç ve ya başka bir alet kullananlar korkaklardır."
"Evet evet. Özellikle de uzak mesafeli silah kullananlar. Onlar ölmeli. Korkak pislikler." diyor Asia.

Clous, Meirin, Ayberk arasında ki konuşmayı sessizce izlemekle yetiniyor Dişi Kartal.
Vince bir daha benden habersiz edit yapma. İmla hatası bile olsa.

_________________
avatar
Kyros

Mesaj Sayısı : 156
Kayıt tarihi : 08/02/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: A GRUBU(VINCE-MEIRIN-CLOUS-AYBERK-NIENDA)

Mesaj tarafından Misafir Bir Ptsi 30 Mayıs 2016, 13:07

Küçük hanım mı? Küçük hanım mı! Ne demeye çalışıyor be bu kirli yüzlü adam? Sensin küçük! Tamam mı? Küçük olan sensin! Nerem küçükmüş benim? Yoksa bu at hırsızı suratlı adam yaşıma bakarak mı böyle bir cümle kuruyor? 16 yaşındayım ben. O-N-A-L-T-I. On altı yıldır nefes alıyorum ben. 16 yıl! Nereden baksan 5800 küsür gün yapıyor bu! Kimse 5800 günlük yaşam tecrübemi bana küçük hanım diyerek küçümseyemez! Ah, yoksa boyuma veya zayıf vücuduma bakarak mı bana küçük hanım dedi bu? Bir kere boyum 1.70 metre benim! Bugün sokağa çıkıp insanların boyunu ölçsen çoğu 1.70 metrenin altındadır bir kere. Sensin küçük! Sensin küçük! Ve son olarak, eğer düzlüğümden dolayı bana böyle bir laf ediyorsan bil ki ben büyüdüğümde hiç de düz olmayacaklar! Büyüdüğümde dağ kadar büyük.... Aaaaaa hayır! Böyle düşünerek küçük olduğumu kabul ediyorum! Lanet adam, az önceki sözleriyle bütün psikolojimi alt üst etti!

Adama ne cevap vereceğimi düşündüğüm sırada Ayberk geldi ve benim moralimi bozan adama laf attı. Adamsın Ayberk! Adamın dibisin! Demek rütbemi çalmak istediğinden dolayı bana karşı karargahta bu kadar kötü davranışlar sergiliyordun. Demek aslında iyi birisin ve benimle arkadaş olmak ve benimle birlikte dövüşmek istiyorsun. Güzel! Sen bu adamı oyala! Ben de gidip kendimize bir müttefik bulacağım.

Iki erkek tartışırken, dikkatimi az önce gördüğüm tatlı kız çekmişti. Nedense kendimi ona yakın hissediyordum. Bilirsiniz... o da benim gibi düzdü; fakat ne yazık ki bu tatlı kız, adam takmış bir gözlüğün yanına gidiyordu! Düzlük kardeşimin, on dört yaşındaki kızıl saçlı çocukların abilerini öldürüyormuş gibi bir tipe sahip olan bu gözlüğün yanına gitmesine ve gözlükle ittifak kurmasına izin veremezdim! Hemen Nienda adlı bu kızın ve Vince adlı gözlüğün yanına gidecek ve Nienda ismindeki kıza ittifak teklif edecektim. Teklifimi elimden geldiğince nazik bir şekilde yapacaktım.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: A GRUBU(VINCE-MEIRIN-CLOUS-AYBERK-NIENDA)

Mesaj tarafından Vince Grey Bir Ptsi 30 Mayıs 2016, 13:39

Kızıl kafalı herif hemen harekete geçmiş ve küçük kız ve okçu kızın yanına gitmişti.Ben normalde olsa tek tabanca olmak iyidir derdim ama herkes bir ittifak peşindeydi.Buraya gelmeden önceki planım arenaya katılan toplam yarışmacının bir tek sayı olmasını ummuştum ardından herkes teke tek dövüşürken nları izleyecek ve geriye kalan yaralıları temizleyecektim ne kadar ilk plan başarılı olsada herkes teke tek dövüşmek istemiyordu.Bu yüzden herkes bir gruplaşmanın içine girmişti.

Ben etrafımı incelemeye devam ederken yanıma turuncu saçlı şirin kız gelmiş ve bana ittifak olmayı teklif etmişti.Gözlüğümün üstünden bakıp kızı iyice süzdükten sonra"Tabii,bu arada ben Vince ama sayı üstünlüğü kuracaksak daha fazla kişiye ihtiyacımız var."diyecektim.Ardından kafamla gölgede oturan kılıç ustasını(William Bralig)gösterip.Yanına gidecek ve ittifağımıza katılmasını isteyecektim.
avatar
Vince Grey

Mesaj Sayısı : 148
Kayıt tarihi : 04/04/16
Nerden : East Blue

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: A GRUBU(VINCE-MEIRIN-CLOUS-AYBERK-NIENDA)

Mesaj tarafından Misafir Bir Ptsi 30 Mayıs 2016, 17:38

Gözlük-san'a yaptığım ittifak teklifi başarıyla sonuçlanmıştı. Teklifimi kabul ederek kendini tanıtmış ve başka müttefiklerin de sayı üstünlüğü olarak işimize yarayacağını söyleyip yakışıklı kılıç ustasını işaret etmiş ve ona doğru yönelmişti. Ama zaten o sırada yanımıza gelmiş biri vardı. Düz-san! Ona olan bakışlarımdan kendisiyle dost olmak istediğimi anlamış mıydı acaba? İsmi Meirin'di galiba. Benimle ittifak olmak istiyordu. Kızıl saçlı kılıç ustasına doğru yönelmiş olan Gözlük-san'ı kolundan tutup durduracak ve, "İhtiyacımız olan kişiyi bulduk." Diyecektim, ardından da Meirin'e gülümseyerek ittifak teklifini kabul edecektim. Üçümüz güzel bir takım olabilirdik, çok fazla kişiye gerek yoktu.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: A GRUBU(VINCE-MEIRIN-CLOUS-AYBERK-NIENDA)

Mesaj tarafından Sponsored content


Sponsored content


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

1 sayfadaki 6 sayfası 1, 2, 3, 4, 5, 6  Sonraki

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz