Pulau Menakutkan [Kiyora Victoria]

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Pulau Menakutkan [Kiyora Victoria]

Mesaj tarafından Grand Line Anlatıcı Bir Ptsi 11 Tem. 2016, 14:36

Grand Line denilen okyanusa girmenizin üzerinden yedi gün geçiyor. Bu yedi gün boyunca denizde ilerlemenize rağmen, karşınıza ne bir ada ne de bir gemi çıkıyor.  Gemide on dört kişi olmanızdan mütevellit, yiyecek ve içecek stoklarınız sınırına ulaşıyor. Alfred'in, yaklaşık  iki gün yetecek kadar yiyecek ve yaklaşık  dört gün yetecek kadar içecek kaldığını söylemesi üzerine Anna toplantı yapılmasına karar veriyor ve hep beraber içerideki büyük masaya geçiyorsunuz. Anna ve Sebastian masanın karşılıklı uçlarına oturuyor.  Masanın sol tarafına Alfred,Rayl, Tanaka,Choppfar otururken; sağ tarafa Lulu,Sen,Gedoumaru,Kedicik oturuyor. Liva, Chi ve Armi ve Renge ise masaya oturmak yerine sol taraftaki koltuğa geçmiş durumdalar. Fısıldayarak konuşup gülüşüyorlar.

Toplantınız, Sebastian'ın elindeki pusulayı masanın ortasına koymasıyla başlıyor. Pusulanın iğnesini işaret eden Sebastian: ''Buraya geldiğimizden beri pusulanın iğnesi durmadan dönüyor. Bu yüzden de yönümüzü belirleyemiyorum. Elimden geldiğince geminin düz gitmesini sağlıyorum; fakat burada esen rüzgarlar bile bir garip. Bu durumda geniş bir alanda daire çizmediğimizi garanti edemem. Üzgünüm.'' diyor.

Sebastian'ın konuşmasını bitirmesinin ardından elini kaldıran Lulu, hemen panik yapılmaması gerektiğini, pusulanın bozuk olabileceğini söylüyor; fakat başını iki yana sallayan Sebastian, üzgün bir ses tonuyla: ''Hayır, o kadar basit değil. Yedek pusulalarım var; fakat gemideki her bir pusulada aynı şey oluyor.  Sanırım bu durumun yaşanmasının sebebi okyanusla ilgili bir şey.Yine de ne olduğunu bilmiyorum. Gerçekten üzgünüm.'' diyor.  Öyle olmalısın zaten. Madem bu denizde neler döndüğünü bilmiyordun.Neden bir haftadır bize bir şey söylemedin?'' diyor, çatık kaşlarıyla Sebastian'a bakan Alfred. Alfred'in bu tutumu odadaki atmosferin soğumasına neden oluyor. Sebastian'ın: ''Leydim yola devam etmemizi söyledi. Ne yani, Leydim'in emirlerine karşı gelinmesi gerektiğini mi ima ediyorsun? Haddini aşmıyor musun?'' demesi üzerine oturduğu yerden kalkan Alfred, Sebastian'ın üzerine doğru yürümeye başlıyor; fakat Anna'nın ikisine de sakin olmalarını emretmesinin ardından aralarındaki kavga başlamadan bitiyor.

Alfred'in tekrardan yerine oturmasının ardından elini kaldıran Gedoumaru: ''Alfred-san. İki günlük yiyeceğimizin ve dört günlük suyumuzun kaldığını söylemiştiniz. Bu durum bu şekilde yemeğe devam ettiğimiz taktirde geçerli olacak değil mi? Demek istediğim, boğazımızdan kısarsak yiyecek ve içecek stoklarımızı daha uzun süre kullanabiliriz. Yetimhaneden dolayı az yemeye alışkınız zaten.İstersen bizim paylarımızı düşürebilirsin.''  diyor. Gedoumaru'nun susmasının ardından söze Rayl giriyor: ''Dediğin gibi yapılsa bile, iki ya da üç haftadan daha fazla dayanamayız.Söylediğin şey bir çözüm değil. Sadece öleceğimiz tarihi ertelemeye yarıyor.'' diyen Rayl, sana öyle bir bakış atıyor ki Rayl'ın, içinden bu gemiye bindiği ana lanet ettiğini düşünüyorsun.

Bu sırada, koltukta oturan dörtlü size seslenip kendilerine bakmanızı istiyorlar. Başınızı çevirdiğinizde, dört çocuğun bir çizgi halinde dizildiğini görüyorsunuz. En soldaki Chi,  yürümeye çalışıyor; fakat Armi Chi'nin önünde zıplıyor. Bunun üzerine ''Bu geminin kaptanı benim!''  diyen Chi ,Armi'ye dokunuyor ve Armi kendini yere atıyor. Bunun hemen ardından Liva'nın ayaklarına kapanıp başını Liva'nın ayaklarına sürten Chi: Gedo-sama! Gedo-sama! Ne olur katıl tayfama! Uçsuz bucaksız denizleri göstermek istiyorum sana! diyor ve öksürmeye başlıyor. Chi öksürürken, sol elinin dışını alnına götürüp  tavana bakan Liva, gülmemek için kendini tutarak: Üzgünüm Anna. Gücümü veremem sana. Bakmam gereken arkadaşlarım var çünkü yanımda. diyor. Bunun ardından, tekrardan başını Liva'nın ayaklarına sürten Chi: Gedo-sama! Gedo-sama! Onlar da gelsin o zaman, kırıyorsun beni ama!  diyor ve tekrardan öksürmeye başlıyor. Bunun ardından Liva Chi'yi kaldırıyor ve ona sarılıyor.

Liva'nın Chi'ye sarılmasının ardından, sağ taraftan koşarak gelen Renge, Chi ve Liva'ya yavaşça omuz atıp ikisini yere düşürüyor. Daha sonra da elindeki su tabancası ile Armi'ye ateş ediyor. Islanan Armi'nin: ''Oh,hayır! Pusulam bozuldu.'' demesi üzerine Liva,Chi ve Renge kahkaha atmaya başlıyorlar. Bu kahkahaları Gedoumaru ve Choppfar'ın kahkahaları ve Tanaka'nın horlama sesi takip ediyor. Sebastian çocukların yaptığı bu minik tiyatronun ardından suratını daha da asarken, oturduğu yerden kalkan Anna: ''Ayaklarına kapanmamıştım. Hey, Gedo-chan'ın ayaklarına kapanmamıştım diyorum.Neden gülüyorsunuz ki? Hiç de komik değil.'' diye sitem ediyor.

Bu sırada, bir anda  mutfak-salon karışımı odanızın kapısı açılıyor ve kapının önünde ihtiyar bir adam görüyorsunuz. Uzun beyaz bıyıklara ve garip şekilli beyaz saçlara sahip ihtiyar adam, boş gözlerle önce seni sonra da Anna'yı süzüyor.
Gördüğünüz Adam:

Grand Line Anlatıcı

Mesaj Sayısı : 110
Kayıt tarihi : 21/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Pulau Menakutkan [Kiyora Victoria]

Mesaj tarafından Grand Line Anlatıcı Bir Perş. 14 Tem. 2016, 14:36

Birinci pasiflik uyarısı.

Grand Line Anlatıcı

Mesaj Sayısı : 110
Kayıt tarihi : 21/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Pulau Menakutkan [Kiyora Victoria]

Mesaj tarafından Grand Line Anlatıcı Bir C.tesi 23 Tem. 2016, 16:55

Anna, çocuklara yakınmayı bırakıp ihtiyar adamın yanına doğru hareketleniyor. Anna ihtiyar adamın yanına vardığı sırada, ihtiyar adam bir anda gözünüzün önünden kayboluyor. Hemen ardından Anna'nın arkasında beliren ihtiyar, eli ile Anna'nın ensesine vurup Anna'yı bayıltıyor. Anna'nın bayılmasının ardından Sebastian, Alfred, Gedoumaru,Rayl ve sen oturduğunuz yerden kalkıyorsunuz; fakat siz henüz yeni kalkmışken, ihtiyar Anna'nın yanından kayboluyor ve bir anda Rayl'ın arkasında bitiyor. Rayl'ın arkasına geçen ihtiyar adam, sağ avuç içini Rayl'a doğrultarak Digestion diyor. Bunun ardından, ihtiyar adamın sağ elinde tuttuğu minik torba bir anda devasa bir boyuta ulaşıp Rayl'ı ve Rayl'ın karşısındaki seni içine çekiyor.

Torbanın içine girmenin ardından bazı çığlık sesleri duyuyorsun. Çığlık seslerinin ardından çatallı bir sesin: ''Şimdi bir karar vermeniz gerek. Ya hepinizi sıra sıra öldürürüm. Ya da önce bana geminizdeki tüm hazineyi verir sonra da size söylediğim adrese gidersiniz.'' dediğini duyuyorsun. Hemen ardından da bilincini kaybediyorsun.



Konu bitmiştir. Oyuncu belli bir süre yazamayacağından dolayı karakter geçici olarak Npc yapılmıştır.

Grand Line Anlatıcı

Mesaj Sayısı : 110
Kayıt tarihi : 21/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Pulau Menakutkan [Kiyora Victoria]

Mesaj tarafından Sponsored content


Sponsored content


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz