Hırsızlığın Amacı [Clous-Shingen ]

1 sayfadaki 6 sayfası 1, 2, 3, 4, 5, 6  Sonraki

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Hırsızlığın Amacı [Clous-Shingen ]

Mesaj tarafından Grand Line Anlatıcı Bir Ptsi 25 Tem. 2016, 15:32

''MEŞHUR HIRSIZ GRAND LINE'DA!
North Blue'nun meşhur hırsızı Valeur, Grand Line'da yaptığı yeni soygunu ile kendini tekrar gösterdi! Son soygununda fotoğrafına ulaşılamayan yaşlı adamın bu sefer şansı o kadar da yaver gitmemiş gibi gözüküyor. Kafa ödülü otuz beş milyona çıkan yaşlı adamın izine en son Priroda Adası'nda rastlandı.''


Bu haberi okuyan hırsızlarımız, Grand Line denilen denize girebilmek için HK-47 isimli bir denizci üssüne sızıp üsten bir Grand Line haritası çalmışlardı. Tüm bu heyecanlı maceraların ardından Grand line’ a girmişti hırsız kardeşler. Artık dünyanın en büyük korsanlarının cirit attığı tehlikelerle dolu bir denizde, dünyanın en iyi hırsızı olduğuna inandıkları dedelerini arayacaklardı.

Jeux oldukça endişeliydi. Hayranlık duyduğu Perer, kendisini oğullarına göz kulak olması için ve oğullarını dedelerinin fikirlerinden koruması için buraya yollamıştı; fakat her şey çok hızlı gelişmişti. Bir anda kendilerini Grand Line’da bulmuşlardı. Bundan sonra Perer’ın yüzüne nasıl bakacağını bilmiyordu Jeux. Clous ve Shingen’in böyle tehlikeli bir denize girmesine yardım etmişti. Daha da kötüsü, hırsız kardeşlerin dedelerini bulmak için bu denize girmesiydi. İşler nasıl bu hale gelmişti ki? Kendisinin Clous ve Shingen’i yavaşlatması gerekirken bir anda onların büyüsüne kapılmıştı sanki. ‘’İşte Perer’ın oğulları!’’ diyordu içten içe. Clous ve Shingen’in en az Perer kadar etkileyici olduğunu düşünüyordu Jeux. Yine de Perer’a çok büyük bir minnet borcu vardı ve bunu ödemeliydi; fakat bundan önce ikisine karşılaşmak üzere oldukları tehlikeden bahsetmeliydi.

Grand Line’a gireli dört gün olmuştu. Gemi, hava güllük gülistanlık olduğundan sorunsuz bir şekilde ilerliyordu; fakat kendilerini bekleyen büyük bir sorun vardı. Jeux’un pusulası bu denize girdikleri andan itibaren bozulmuştu. Balık adam adasında doğmuş olan Jeux, pek tabii Grand Line’de yolculuk etmek için Log Pose isimli özel bir pusulaya sahip olmaları gerektiğini biliyordu; fakat Jeux’un yanında Log pose yoktu. Perer’ın yanından hızlı bir şekilde ayrılmıştı. Hırsız kardeşlerin gemisinde rotacı olarak görev yapmasından sonra yaşananlar ise, çok daha hızlıydı. Jeux geminin düz gittiğinden şimdilik emin olsa da çok geniş bir alanda daire çizebileceklerinden veya ilk fırtına da tamamen yön kavramını yitireceğinden korkuyordu. Bu yüzden de bu durumu gemidekilere söylemeye karar vermişti Jeux. Doğrusu, söylemek için geç bile kaldığını düşünüyordu.

Bir konu hakkında konuşması gerektiğini söyleyen Jeux, herkesi içeride bir araya toplamıştı. Gemidekilerin kendisini dinlemeye hazır olduğundan emin olduktan sonra konuşmaya başlamıştı Jeux. Gemidekilere bu denizde sıradan bir pusulanın işe yaramadığını, yönün Log Pose adlı özel bir pusula ile belirlendiğindiğini anlatmıştı ilk önce. Ardından da kendisinde bu pusuladan bulunmadığını, bu yüzden de haftalarca başka bir ada göremeyebileceklerini söylemişti başını öne eğerek.

Jeux’un konuşmasını bitirmesinin ardından ‘’Bunu neden önceden söylemedin ki?’’ diye çıkışmıştı Rayno. Hemen ardından bu çıkışından dolayı üzülmüş ve ortamı rahatlatmak için bir kahkaha atıp: ‘’Desene bir süre sonra birbirimizi yiyeceğiz.’’ Demişti; fakat söyledikleri ortamın ciddiyetini azaltmaya yetmemişti. Bu yüzden de susup meraklı bir şekilde Clous ve Shingen’e bakmıştı.
Reev ve Ame ise endişeli gözüküyorlardı. Onlar da meraklı bir şekilde Clous ve Shingen’in söyleyeceklerine odaklanmışlardı. Kyrien ise her zamanki donuk ifadesini koruyordu. İfadesiz yüzünden ne düşündüğünü kestirmek zordu.

Tam bu sırada, dışarıdan gelen şiddetli top sesleri duymuştu kahramanlarımız. Bu seslerin ardından, bağırış sesleri de gelmişti kulaklarına. Anlaşılan bu denizde bir dakikaları bile rahat geçmeyecekti.

Out: Konunuz hayırlı olsun. Gemi sizin diye, yazarken Jeux’un sizi topladığı kısma fazla değinmedim. Toplandığınız yeri betimlersiniz. İsterseniz geminizin içinden de biraz bahsedebilirsiniz.

Grand Line Anlatıcı

Mesaj Sayısı : 110
Kayıt tarihi : 21/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Hırsızlığın Amacı [Clous-Shingen ]

Mesaj tarafından Shingen Cracher Bir Ptsi 25 Tem. 2016, 16:42

Hayat o kadar kısa i ne yaptığını oldukça dikkatli seçmelisin. Bir yola başkoydun mu onu sonuna kadar götürmeli ve amaçlarına ulaşmalısın. Hırsızlığa gönül vermiş ve bu yolda abimle beraber denize açılmıştık. Sonrasında kurduğumuz dostluklarla şu anda daha büyük bir tayfa olmuştuk. Kısa hayatımızda aklımıza geleni yapıyor ve eğleniyorduk. Şu anda bundan kimsenin bir şüphesi yoktu.

Gemiyle Grand Line girmiştik ve uzun süredir yoldaydık. Bu beni oldukça yormuş ve huzursuzlaştırmıştı. Daha ne kadar daha bu denizde sıkışıp kalacaktık. Etrafta soyulacak ne bir insan ne de bir gemi vardı. Hiç bir şey yapmadan öylece gemide ilerliyorduk. Bu sırada ben de meyve gücümle neler yapabileceğimi test ediyordum. İlk başlarda kontrol sağlayamadığım meyvemde şimdilerde oldukça iyi bir iş beceriyordum.

En son Ame üzerinde denediğim güçte başarılı olmuştu. Ame'nin boyutunu küçültüp büyültebilmiştim. Bu benim için büyük bir gelişmeydi. Ayrıca benden uzaktaki nesneleri de kontrol etmeyi kısmen de olsa başarabilmiştim. Görünüşe göre gittikçe güçleniyor ve büyük bir hırsız olma yolunda büyük adımlar atıyordum.

Gemide ilerlerken Jeux gelmiş ve Log Pose denilen garip bir pusuladan bahsetmişti. Böyle şeylerden anlamıyordum ve Jeux güveniyordum. Bu şeyi bulmamız gerekiyordu ama onu bulmak için de bir adaya çıkmamız ya da etrafta bir gemi bulmamız gerekiyordu. Tayfadakiler oldukça husursuz bir hal almıştı. Onları sakinleştirmeli ve moralimizi yerine getirmeliydim. "Eminim ki bunun altından da rahatça kalkacağız. Şimdilik iyice dinlenin. Çünkü bir sonraki görevimiz oldukça yorucu olacak." diyecek ve hafif sırıtacaktım.

Bu sözleri söyledikten sonra dışarıdan top ve bağırış sesleri gelmeye başlamıştı. Görünüşe göre aradığımız şeyi yerde ararken gökte bulmuştuk. Hemen güverteye çıkıp neler olduğunu anlamaya çalışmıştım. Gemi kimindi, top atışlarının hedefinde kim vardı, çığlık atanlar kimdi ve niye buradalardı. Bu soruların hepsinin cevabını almak istiyordum. Öğrenmek için de sabretmemiz gerekiyordu. Şimdilik olayı çözüp sonrasında uygulamaya geçebilirdik.

Out: Konumuz hayırlı olsun.
avatar
Shingen Cracher

Mesaj Sayısı : 161
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Hırsızlığın Amacı [Clous-Shingen ]

Mesaj tarafından Clous Cracher Bir Salı 26 Tem. 2016, 01:54

Dört gündür bu denizdeydi Clous ve tayfası. Kamçı'da değillerdi artık. John'dan da kurtulmuşlardı. Yeni gemi ise hırsızlara yakışır şekilde çalıntıydı. Hepsinden önemlisi dedelerine bir adım daha yaklaşmışlardı. Kavuşacakları anı iple çekiyordu. Dedesiyle beraber soygun yapacaklardı. Buna layık olmaya çalışıyordu Clous. Kardeşi de Ame ile iyiydi. Clous için bundan daha iyisi ancak ve ancak dedelerini buldukları zaman olabilirdi.

Güvertedeyken Jeux herkesi toplamış ve birşeyler söyliyeceğini söylemişti. Herkes pür dikkat onu dinliyordu. Clous da tabii. Jeux sözlerini bitirdikten sonra Rayno atılmıştı ve haklıydı da. Sorusunun cevabını da biliyordu tüküren adam. Babası yüzünden. Jeux'un halen daha babasının adamı olduğunu düşünüyordu. Ona biraz daha Babasının burda olmadığını hatırlatması gerekiyordu. Kaptanın kim olduğnu bildirmeliydi. Nitekim şimdilik önce Rayno sonrada Shingenin sözleriyle onu azarama fırsatını kaçırmıştı. Onun yerine "Para, harita ve gemi, gerekiyordu çaldık. Onu da çalarız. Ne gerekiyorsa çalarız" demiş ve konuyu kapatmıştı.

Konuşmanın ardından ise top sesleri duyulmuştu. İlk sesin ardından anlık bir  kendi bedenini Reev'in önüne siper Etmişti Tüküren adam. Fakat sadece saliseler sonra o da kardeşinin ardından ağzına çivilerini atarak güverteye koşmuştu ne olduğunu anlamak için.
avatar
Clous Cracher

Mesaj Sayısı : 237
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Hırsızlığın Amacı [Clous-Shingen ]

Mesaj tarafından Grand Line Anlatıcı Bir Salı 26 Tem. 2016, 03:02

Hırsız kardeşler, top seslerini ve bağırış seslerini duymalarının ardından soluğu güvertede almışlardı. Tayfanın geri kalanı da ikiliden kısa bir süre sonra güverteye çıkmıştı. Kahramanlarımız iki gemi görüyorlardı an itibari ile. Gemilerden biri korsanlara aitti. Diğer gemi ise bir denizci gemisiydi. Korsanlara ait olan gemi, bir kadırga çeşidi olan 'Dromon' türüydü. Uzun kahverengi bir gövdeye, yılan şeklindeki bir başa, pek çok küreğe ve iki büyük yelkene sahipti bu gemi. Yelkenlerden birinin üzerinde; üzerinde kuru kafa işareti olan kırmızı bir bere, güneş gözlüğü ve sarı renkli bir küpe takmış büyük bir bir kuru kafa resmi  vardı.
Korsan Gemisi:
Jolly Roger:

Denizcilere ait olan gemi ise standart bir denizci gemisiydi. Uzun yeşil gövdesinde mavi harflerle marine yazan, pek çok beyaz renkli yelkene sahip olan bu standart geminin diğer denizci gemilerinden ufak bir farkı vardı. Geminin baş kısmındaki marine bayrağının bitişiğinde asılı olan bir bayrak daha vardı.  Ortasında dört farklı renkte çemberden oluşmuş bir göze sahip olan, alt köşeleri sarı, diğer boş kısımları ise yeşil renkte olan bayrak bir hayli ilginç duruyordu.
Gemi:
Bayrak:


Gemiler birbirlerine top atışı yaparak yaklaşıyorlardı. Kısa bir süre sonra yan yana gelecek gibilerdi. Bu iki gemi, kahramanlarımızın gemisinin kuzey doğusunda kalıyordu. Gemiler arasındaki mesafe ve rüzgar hızı hesaba katıldığında, yaklaşık iki dakika sonra iki geminin batısından geçecekti kahramanlarımızın gemisi. Tayfadaki herkes, bundan sonra ne olacağını merak ediyordu ve hırsız kardeşler, birazdan söyleyecekleri ile bu merakı gidereceklerdi.

Grand Line Anlatıcı

Mesaj Sayısı : 110
Kayıt tarihi : 21/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Hırsızlığın Amacı [Clous-Shingen ]

Mesaj tarafından Shingen Cracher Bir Salı 26 Tem. 2016, 11:14

Top atışlarının sebebini merak edip güverteye çıkmıştım. Etrafa iyice baktığımda topların hedefinin biz olmadığımızı görmüş ve biraz rahatlamıştım. Sonrasında ise iki geminin birbiriyle savaş halinde olduğunu görmüş ve kısa bir inceleme yapmıştım.

Bir tarafta garip bir korsan bayrağı olan ve oldukça güzel bir gemi, diğer tarafta ise standart bir marine gemisi ve garip bir bayrak daha. Görünüşe göre denizcilerle korsanların amansız savaşına tam ortasından dalış yapmıştık. Normalde buna karışmak istemezdim ama şu anda çalmamız gereken bir şey vardı ve o denizcilerde kesin olarak vardı. Korsanlarda var mıydı yok muydu bilmiyordum. Riske girmek istemiyordum. Ayrıca bir korsanla müttefik olabilirdik ama bir denizciyle asla. O yüzden bu savaşa katılmaya karar vermiştim. Korsanlara yardım edip denizcileri mağlup edecek ve onları yağmalayacaktık.

Planım oldukça iyi gözüküyordu ama değişkenleri ne getireceğini kimse bilemezdi. Denizcilerin gücü, korsanların gücü, bizim gücümüz, gemilerin durumu vb. şeyler savaşın kaderini belirleyecekti ama o bilgilere henüz sahip değildim. Şu an en mantıklısı korsanlarla beraber denizcileri yenmekti.

Tayfadakilerin meraklı bekleyişlerini giderme zorunluluğu hissetmiştim. Kaptan Clous idi ama onun verdiğim emirlere bir şey diyeceğini sanmıyordum. Kafasını kaptanlıkla bozmadığını ve söylediklerimi yanlış anlamayacağını bildiğimden aklımdaki şeyleri zaman kaybetmeden söyleyecektim. "Jeux işte fırsat. Hemen rotayı gemilerin olduğu yöne çevir. Bu savaşa biz de dahil oluyoruz. Clous, korsanlara yardım etmeli ve denizcileri alaşağı etmeliyiz. Onları yendikten sonra da sahip oldukları değerli şeyleri, log poselarını çalar ve korsanların bize minnet duymasını sağlayabiliriz. Herkes savaşa hazırlansın. Hedefimiz denizci gemisi. İyice yaklaştıktan sonra topları denizci gemisine ateşleyin. Rayno, Kyrien, Reev top işleri sizde. Ben de topların boyutunu arttırıp etkisini arttırmayı düşünüyorum. Topları doldurmadan önce bir kere dokunmam gerekiyor. Her şey anlaşıldıysa görev başlasın. Tabii Clous'un veya sizin ekleyeceğiniz bir şey yoksa." dedikten sonra kafamdakileri net olarak aktaracaktım. Topları önce küçültecek ve onların kolay taşınmasını sağlayacaktım. Fırlatıldıktan sonra ise onları büyütecek ve hasar miktarını maksimuma çıkartacaktım. Tabii bunları başarabilirsem. Belki diğerlerinin daha iyi bir planı vardır dinlemede bilemezdik.
avatar
Shingen Cracher

Mesaj Sayısı : 161
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Hırsızlığın Amacı [Clous-Shingen ]

Mesaj tarafından Clous Cracher Bir Salı 26 Tem. 2016, 16:36

Bir tarafta korsan gemisi diğer tarafta bir denizci gemisi. Bu iki gemi çarpışıyordu birbirleriyle. Top sesleri ve bağırışmaların nedeni şimdi anlaşılmıştı. Gördükleri manzara girmiş oldukları bu dünyada gayet sıradan bir şeydi. Hatta bir sonraki sefere o korsanların yerinde kendileri de olabilirdi. Sorun şu ki; Hırsız kardeşler bu dünyaya ait değillerdi. Hırsızların dünyası korsanlarınkinden çok farklı idi. Clous bunu daha Lumia adasına varamadan ağır bir bedelle öğrenmişti.

Fakat küçük kardeşi Shingen de görünüşe göre tıpkı abisinin yaptığı gibi korsanlığa kendini fazla kaptırmıştı. Denizcilere saldırıp bu gerekli olan şeyi onlardan alacaktı. Clous öyle düşünmüyordu. Ona göre savaş hazır onların dikkatini dağıtmışken korsan gemisine sızıp biraz hırsızlık yapmalıydılar. Fakat yinede kardeşini bozmayacaktı. O ne diyorsa yapacak ve tayfayada öyle söyleyecekti.
avatar
Clous Cracher

Mesaj Sayısı : 237
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Hırsızlığın Amacı [Clous-Shingen ]

Mesaj tarafından Grand Line Anlatıcı Bir Salı 26 Tem. 2016, 17:30

Shingen'in emrinin ardından, gemiyi kuzey doğuya doğru yönlendirmek amacıyla dümene doğru ilerlemişti Jeux. İçten içe, bu tehlikeli savaş kararına karşı çıkmak istiyordu; fakat yapabileceği bir şey yoktu. Eğer bu denizde güvenli bir şekilde yolculuk etmek istiyorlarsa Log Pose'a ihtiyaçları vardı ve aradıkları şeyin denizci gemisinde olma ihtimali yüksekti. Şimdilik yapması gerekeni yapacak ve işlerin sorunsuz bir şekilde hallolmasını ümit edecekti.

Hırsızlarımızın çaldığı gemide 12 adet top vardı; fakat bu 12 adet topun sadece üç tanesi geminin ön kısmındaydı. Gemiyi çevirmeden diğer topları kullanmak imkansızdı. Rayno ve Kyrien de bu yüzden geminin arka tarafına gitmişlerdi. Geminin arka tarafındaki hareket eden iki topu ön kısma getirmeye çalışıyorlardı. İkili bununla uğraşırken, Reev Shingen'in dokunup küçülttüğü gülleleri topların yakınında bir araya getiriyordu.

Bu sırada Ame ve Clous birazdan yanlarına varacakları iki gemiyi gözetliyorlardı. Denizci gemisi ve korsan gemisi çoktan yan yana gelmişlerdi. Denizcilerin çok büyük bir kısmı korsan gemisine atlamıştı ve savaş korsanların gemisinde yaşanıyordu. Korsan gemisinde yaklaşık 40 kadar denizci ve yirmi kadar korsan vardı. Korsanların hepsi kadındı. Denizci gemisinde ise yaklaşık 15 kadar asker, gemilerinin ön tarafında toplanmış hırsızlarımızın gemisini gözetliyordu.


Rayno ve Kyrien hareket eden topları getirmişlerdi. An itibari ile geminin ön tarafında beş top vardı. Bu beş top ile, denizci gemisine beş atış yapılmıştı. İlk gülle, denizci gemisini sıyırıp geçmişti. İkinci gülle ise gemiyi alt kısmından vurmuş ve denizci gemisinin sağlam bir şekilde sallanmasına neden olmuştu. Üçüncü atış da ilk atış gibi başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Dördüncü ve beşinci atışta yollanan gülleler tam olarak geminin güvertesine doğru gitmişti; fakat gülleler güverteye ulaşamadan önce ilginç bir olay yaşanmıştı. Bir anda gökyüzünde yürümeye başlayan bir denizci askeri, gemiye gelen iki gülleyi de mızrağının sivri ucuyla kesmiş ve güllelerin havada patlamasına neden olmuştu.

Kahramanlarımızın gemisi ile denizci gemisi bu olaydan kısa bir süre sonra dip dibe gelmişti. An itibari ile en solda korsanların gemisi, ortada denizci gemisi, en sağda ise kahramanlarımızın gemisi vardı. Az önce gemiyi izleyen 15 askerin yedisi ve gülleleri kesen denizci askeri, birkaç saniye sonra kahramanlarımızın gemisine atlayacaktı.
Teğmen Spear:


Grand Line Anlatıcı

Mesaj Sayısı : 110
Kayıt tarihi : 21/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Hırsızlığın Amacı [Clous-Shingen ]

Mesaj tarafından Shingen Cracher Bir Salı 26 Tem. 2016, 17:49

Savaş beraberinde bir sürü sorun getirirdi. Bazıları sevinir bazıları ise üzülürdü. Savaşta hiçbir zaman iki kazanan olmazdı. Bazen kimse kazanamazdı o yüzden bu savaşta kaybetmemeli ve yolculuğumuza son hız devam etmeliydik. Şimdi savaşa tam ortasından güzel bir şekilde dalmıştık. Görünüşe göre korsanların gemisi savaş alanına dönmüştü ve işler denizciler lehine gidiyordu.

Bu savaşa müdahil olmasaydık büyük ihtimalle korsanlar kaybeden taraf olacaktı. Denizci gemisinde ise 15 adet asker bulunmaktaydı. Güllerimizin hedef noktası denizciler olmuştu. 5 atıştan ikisi karavana biri isabetli olmuştu. Kalan iki topumuzu da havada yürüdüğünü gördüğüm birisi mızrağıyla durdurmuştu. Görünüşe göre asıl rakibimiz bu herifti. Gemiler birbirine yanaşmış ve denizciler gemimize çıkmıştı. Sayı olarak dezavantajlıydık karşı gemideki askerlerin bizi rahatsız etmesine izin vermeyecektim.

İlk olarak şu herifin attığım şeyleri engellememesi için duman kart destemden 2 adet kart çekecek ve şu havada yürüyen herife atacaktım. O anda onun görüşünü kısıtlayacak ve zor durumda bırakacaktım. Bu sırada Clous ve diğerleri de rahat rahat hamlelerini yapabilirlerdi. Belki o herife saldırırlardı belki de diğer çöplerle uğraşırlardı. Herifin görüşünü engelledikten sonra elimdeki sis bombalarını hemen denizci gemisine fırlatacaktım. 2 adet sis bombasını denizci gemisinin görüşünü sıfırlayacak şekilde denizci gemisine atacaktım. Böylelikle gemide kalan erler savaş dışında kalacaktı bir süre. Bu da bize sayı olarak eşitlik sağlayacaktı. Şu anda onları oyalamak yapacağımız en iyi şeydi.

Karşı tarafı oyaladıktan sonra sıra saldırı hamleme ve tayfadakileri kontrol etmeye gelmişti. "Herkes gördüğü kişiyi direk indirsin. Topları bırakın ve hemen denizcileri öldürün." demiş ve sonrasında elime kızıl kartlarımı almış ve karşımda gördüğüm erlere kartlarımı seri bir şekilde fırlatmıştım. Onlarla aramdaki mesafeyi korumayı da ihmal etmeyecektim tabii ki de. Aralarından iki ya da üçü hedefim olacaktı. Onları uzaktan kartlarımla etkisiz hale getirmeyi planlıyordum. Ame, Clous, Rayno, Jeux de geri kalanları halledebilirdi. Şu herifi ne yapacağımıza ise sonra bakacaktık. Önce çöpleri halletmeliydik.
avatar
Shingen Cracher

Mesaj Sayısı : 161
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Hırsızlığın Amacı [Clous-Shingen ]

Mesaj tarafından Clous Cracher Bir Çarş. 27 Tem. 2016, 02:37

Clous yine kendini hırsızlığa yakışmayan bir aktivitnin içinde bulmuştu. en azından bu defa kahramancılık oynamıyorlardı. Pek hırsız da denemezdi. Daha çok korsan gibilerdi. Aslında dışarıdan görünen zaten onların korsan olduğuydu ama aslında onlar birer hırsızdı. Dedelerinin onlara öğretmediği hayat yaşıyorlardı. Bu hayatı sevdiği de söylenemezdi tüküren adamın. Hırsızlık daha güzel ve basitti. Bu şekilde bol gürültülü ve bağrışmalı savaşlar yoktu mesela hırsızlıkta. Esas olan gizlilik ve sessizlikti. Şimdi ise doğrudan açık ve net bir şekilde düşmanın üzerine gidiyorlardı. Hemde dev gibi toplar ateşleyerek gümbür gümbür.

Savaşı denizciler kazanıyor gibi görünüyordu. Kendilerinin de bu gidişatı ne kadar değiştirebileceğinden şüpheliydi. Bilerek yenilmeye gidiyorlardı. Hele de havada süzülüp topları kesen adamı gördükten sonra iyice endişelenmeye başlamıştı. Yanında onla beraber olayları izleyen Ame'ye sessizce "Birşey olursa Shingen sana emanet" diye fısıldayacaktı.

Gemiler yan yana gelince Shingen yukardaki adamı dumanla çevrelemişti. Cous'da dumanın içine nişan almadan direk "DoğaçLama" olarak saldıracaktı.
avatar
Clous Cracher

Mesaj Sayısı : 237
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Hırsızlığın Amacı [Clous-Shingen ]

Mesaj tarafından Grand Line Anlatıcı Bir Çarş. 27 Tem. 2016, 03:53

Yine bir dövüşün içindeydi Rose. Onlarca erkek, ağzından salyalar akıta akıta kendisinin  üzerine doğru geliyordu; fakat bu durum onu  korkmuyordu artık. Eskiden dayak yemekten moraran kolları ve bacakları, şu an onun en büyük silahıydı. Hiçbir erkeğin kendisine karışamayacağı kadar özgür, hiçbir erkeğin kendisini kolayca ezemeyeceği kadar da güçlü olmuştu artık. Bu yüzden üzerine doğru gelen erkek sayısının bir önemi yoktu. Bir, iki, üç... hatta on kişi bile gelse cesurca savaşmaya hazırdı.

Henüz sadece iki denizci askerini patakladığı sırada Ching'in sesini duymuştu Rose. ''Rose-Chan! Ponny Chan'ı bulup az önceki gemiye bakmaya gidin! demişti Ching.  Bunu duyduğunda oldukça öfkelenmişti Rose. Neden o gemiye gitmek zorundaydı ki? Muhtemelen gemideki kadınları gören birkaç abazan, sırf kendilerinin gözlerine girebilmek için denizcilere saldırmaya kalkmışlardı. Evet, kesinlikle böyleydi. Erkekler böyleydi çünkü. Karşılarındaki kadına güçlü biri tarafından korunulduğunu hissettirmeye çalışırlardı her zaman. Böyle bir takıntıları vardı lanet erkeklerin. Böyle bir türün arkasını toplamayı istemiyordu Rose.

Rose, Chang'e itiraz ettiğinde: ''Sen bilirsin şekerim; fakat bunu bana Rachel-chan söyledi. Rachel'e de Flora-san söylemiş. Ona göre yaani. Hem kimseye borçlu kalamayız değil mi? cevabını almıştı. Kimseye borçlu kalmamak... Rachel-san onu yine can damarından vurmuştu.  Bir anda gaza gelen Rose, Ponny'i aramaya başlamıştı. Ponny'i bulması çok uzun sürmemişti Rose'un.Ponny'i bulmak için çok fazla denizci askerinin yığılmadığı bir tarafa bakması yeterliydi.  Ponny o kadar güzeldi ki hiçbir erkek ona saldıramıyordu. En zalimleri bile kendisine saldırırken içten içe gücünü saklıyordu. Bu durum da ona savaşlarda avantaj sağlıyordu. Gerçi Rose böyle bir avantajı asla kabul etmezdi. Kendisi ile dövüşürken kendini tutan erkeklerden nefret ederdi çünkü.

Ponny'i bulan Rose, ona Ching'in söylediklerini anlatıp kendisi ile beraber gelmesini söylemişti.İkili, gemilerindeki  denizci askerlerinden kaçınarak hızlıca denizci güvertesine çıkmışlardı. Tam da bu sırada, tüm güverte aniden bembeyaz olmuştu.

*******************************************************************************

Shingen, denizci gemisinden kendi gemilerine  atlayan mızraklı denizci havadayken duman destesinden iki kart çekip rakibine doğru fırlatmıştı; fakat hedefine çarptığında etkinleşen duman kartları, rakibinin bir anda boşluğu tekmeleyerek daha da yukarı çıkmasından dolayı rakibini ıskalamış ve geminin alt kısımlarına çarpmıştı.
Shingen'in   attığı  iki adet sis bombası da geminin güvertesine doğru gitmişti. Anlaşılan bir süreliğine destek gelmesini önlemişti bu hamlesiyle.

Shingen'in tayfadakilere denizcileri öldürmesini emrettiği sırada denizci gemisinden aşağıya atlayan sekiz denizci  yere inmişti.  Denizcilerden biri ilginç bir şekilde ölü durumdaydı.
Kalan yedi denizcinin üçü Shingen,Rayno, Kyrien ve Reev'in olduğu tarafa doğru geliyordu. Bu üç denizcinin arasında mızrak kullanıp gökyüzünde yürüyebilen denizci de  vardı.   Mızrağını shingen'e doğru doğrultan denizci: ''Selam ben Spear. Diğer korsan grubu ile birlikte misiniz?  diye sormuştu gülerek. Hemen ardından da ciddi bir ifade takınarak: ''Gerçi bir önemi yok. Hepiniz öleceksiniz nasılsa.'' demişti. İki grubun arasında yaklaşık beş metre vardı.

Clous, doğaçlama saldırısı sırasında hedeflediği kişinin bir anda yukarı fırlamasından dolayı saldırısında başarısız olmuştu. Yine de güvertelerine atlayan denizcilerden  birini vurmuş gibiydi. Çünkü sekiz denizciden  biri, kendi güvertelerinde kanlar içinde yatıyordu. Bu sırada, denizcilerden dördü Clous ve Ame'nin üzerilerine doğru yürümeye başlamıştı. Daha sonra denizcilerden biri, ikiliyi boşverip Jeux'a doğru yöneldi. Üç kişi Clous ve Ame'ye iyice yaklaştığı sırada Ame'nin sesini duydu Clous: ''Hiçbir şey olmayacak. Hep birlikte bu zorluğun üstesinden geleceğiz.  Shingen'in yanına git. O en çok abisine değer veriyor. Haliyle ona senin yardım etmen gerek. Ben bunları hallederim. diyordu Ame.

Grand Line Anlatıcı

Mesaj Sayısı : 110
Kayıt tarihi : 21/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Hırsızlığın Amacı [Clous-Shingen ]

Mesaj tarafından Sponsored content


Sponsored content


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

1 sayfadaki 6 sayfası 1, 2, 3, 4, 5, 6  Sonraki

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz