Robert

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Robert

Mesaj tarafından Misafir Bir Paz 21 Ağus. 2016, 21:34

Ad Soyad: Robert
Irk: İnsan
Yaş: 29
Boy: 1.85m
Kilo: 75kg
Cinsiyet: Erkek
Meyve: Renk Meyvesi
Taraf: Korsan
Bulunduğu Deniz:Grand Line
Grup: Sahil Korsanları
Kişilik + Geçmiş:

Kişilik: Özgürlüğüne düşkünüdür. İyi kararlar veremez ve bu yüzden sürekli dostlarına danışır. Kitap okumayı ve tarihi araştırmayı sever. Meraklıdır. Kendi için yapılan bir iyiliği boşa harcamamaya çalışır. En sevdiği şey seyahat etmektir. En nefret ettiği şey ise bayraklara saygısı olmayan insanlardır. Denizi evi olarak görür.
Geçmiş:North Blue’da bulunan korsan adasında doğdum. Leş rıhtım, leş şehir ve leş korsanlar burayı tanımlıyordu. Bu ada da güzel olan tek şey hazinelerdi. Etrafta bulunan çöp yığınları arasında yaşayan güçsüz korsanlar ve her gün parti veren kuzey denizinin zirveleri, bu adada ki güç dengesini gösteriyordu. Sık sık tayfalar arasında çıkan kavgalar adada ki huzuru bozardı. Adada ki en uğrak mekan ise meydan da bulundan büyük bardı. Sahibi Grand Line’da bulunmuş eski bir korsandı. Bu yüzden çoğu korsan orada olay çıkarmaya korkardı. Adada süs ve benzeri şeyler bulunmazdı. Sadece merkez de korsanlar kralı Roger’a ait olan yıkık bir heykel bulunurdu. Heykelin neredeyse her yerinde yıkık parçalar olmasına rağmen altında bulunan yazı, sağlam bir şekilde duruyordu. Bu yazı 50 yıl önceki Roger’ın son sözleriydi. Hatta zaman zaman hayalperest korsan kaptanları gelir ve bu yazıyı okuyup Grand Line’a yelken açardı. Neyse, bu lanet yeri anlatmak için bu kadar yeter...

Ailemin kim olduğunu ne ben ne de korsanlar biliyordu. Hayatımı devam ettirmek için korsanların gerektiği zaman yalvardım, gerektiği zaman amelelik yaptım. Henüz 7 yaşında, bir korsan gemisinde ilk macerama çıktım. Denizin kokusu, esen rüzgar ve en önemlisi özgürlük! Bir rüyadaydım sanırım o an. İşte o zaman korsan olmaya karar vermiştim...

Yıllarım amelelikle geçti. 16 yaşıma geldiğim de kendimi. ölümün kenarında bulmuştum. Adadakiler her ne kadar gaddar da olsa küçük çocukları koruyan iyi korsanlarda vardı. Ancak 16 yaşıma geldiğim de bu koruma olayı kaybolmuştu. Bir bar da yerleri temizlerken bir an da sarhoş bir korsan kaptanı içeri girerek beni dışarı fırlatmıştı. Bu adamı tanıyordum. Sivri dişler, kilolu yapı, Köpek korsanlarının kaptanı ‘’ Zetsk Bellam’’ dı bu. Tayfasında henüz 6 kişi vardı ve ödülü de 1m idi. Adada ki korsanlarla karşılaştırılamazdı ama beni öldürmek onun için sorun değildi. Tek tarafı kırık, sarı renkli kapıdan tozlu yola uçmuştum. Bir kaç öksürükten sonra kahkaha sesleriyle bana yaklaşan tayfayı fark ettim. Zetsk bana elinde ki tabancayı uzatarak ‘’ Bakın reziller. Bir daha bana bulaşırsanız sizin de sonunuz bu velet gibi olacak! ‘’ demişti. Gözlerimi kapatmamın ardından, etraf bir an da sessizleşmişti. Karanlığın için de kaybolduğumu hissediyordum. Ölüm ilk defa bana yakındı. Ancak damarlarım ölmeyeceğimi söylüyorlardı. Onları dinleyip gözümü açtığımda bir kurşun bana doğru geliyordu. Tam kafamın önünde, alnımın ortasına saplanacak iken biri kurşunu parmaklarıyla tutmuştu.

İnanamıyordum. Gözlerimi çevirip baktığım da bir ihtiyarın gülümseyerek Zetsk’e baktığını gördüm. Bu adamı da bir yerden tanıyordum ancak şu anlık çözememiştim. Adam bir anda yanımdan kaybolup karşıda ki tayfa üyelerinin yanın da belirmiş ve 5 adamı çok hızlı bir şekil de yenerek, kaptana yönelmişti. Kaptanı ise cebinden çıkardığı bir halatla bağlayarak, kıyıya doğru ilerlemeye başlamıştı. İlerlerken bir an da arkasını dönerek ‘’ Hey çoçuk bu adamı öldürmek ister misin?’’ demişti bana. Biraz şaşırdıktan sonra o orospu çocuğunun suratına bakarak ‘’ evet ‘’ demiştim. Adam gülümseyerek, ‘’O zaman beni takip et’’ demişti.
Gittiğim yer kumsalın kenarında ki yıkık bir korsan gemisiydi. Tayfa bayrağı yakılmıştı ve gemi karaya çıkmıştı. Biraz daha yaklaştığımda geminin içinde üçü Zetsk gibi bağlı olan 6 kişi görmüştü diğer üç kişiden ikisi benim yaşlarımda diğeri ise 7-8 yaşlarında bir çocuktu. Çocuklardan biri Balıkadam’dı. Bu adamlara baktıktan sonra yaşlı adama döndüğüm de şaşırdığımı anlamış ve bir oh çekerek yere oturmamı söylemişti. Hikaye basitti İhtiyar Grand Line’da korsanlık yapan biriydi. Ancak yaşlılıktan dolayı 2 yıl önce güçten düşmüş ve bir ödül avcısı loncasına karşı kaybetmişti. Gemisinden sağ kalan sadece oydu ve yıkık gemi ile North Blue’ya kadar sürüklendi. Tam korsan adasına vardığında bu üç çocuk tarafından kurtarılmıştı. İhtiyarda beni öyle görünce çocukları hatırlamış ve yardım etmek istemişti. Daha önce başımıza bela açan herifleri yenecek güce gelinceye kadar bizi farklı türlerde eğitecekti...
13 yılım burada geçti. Bu 13 yıl boyunca yeni dostlar ve yeni güçler edinmiştim. Ustama göre benim yakın dövüşü öğrenmem imkansızmış. Bu yüzden 5 yıl önce o meyveyi bulmasaymışım, denizlere açılmak sadece benim için bir hayal olacakmış. 13 yıl sonra ise sonun da o adamla karşılaşma vakti gelmişti benim için. 13 yıl önce ki gibi tabancasını bana çekmiş ve sinirli bir şekilde ateş etmişti. Ancak bu sefer kaçmak benim için kolaydı. İlk önce meyve gücümü kullanarak kamuflaj olmuştum. Daha sonra bir anda önünde fırlayarak sağda bir ilizyonumu bıraktım. O ona saldırırken arkasından vurduğum 1-2 teknik Muay Thai hamlesiyle onu yere serdim. Daha sonra da arkadaşım Mike’dan aldığım kılıçla kafasını kestim. Aynı süre de diğer 3 arkadaşımın da savaşı bitmişti. Artık denizlere açılmak için önümüzde hiç bir engel kalmamıştı.
Karar vermiştik. O akşam bir parti yapıp yarın bir korsan gemisi alarak adaya veda edecektik...

Sabah vakti etrafımıza toplanan kuşlar, bizi uyandırmışlardı. Yağmur yağacak gibiydi. Biz ise önemsemeden hazırlıklarımızı bitirdik ve bu adada ki tek banka olan Gin oi bankasına giderek kredi çektik. Daha sonra da eski bir korsanın gemisini satın alarak yola koyulmuştuk. Gemi de bizi 2 gülle beklediğini sonradan öğrendik. Ancak biz her şeye baştan başlamak istiyorduk bu yüzden bu hediyeleri yanından geçtiğimiz bir adanın limanına doğru ateşledik. Gülleleri fırlattıktan sonra da alt kısım da bir kitabın olduğunu fark etmiştik. Kitabın adı ‘’ Beyaz Diş’in Maceraları’’ idi. Kitap oldukça eski, renkli iplerle süslenmiş bir günlüktü. Günlüğün ilk sayfasın da bizim ihtiyarın resmi vardı. Resmin altın da ‘’ Korsanlar Çağı’’ yazıyordu. İkinci sayfasının kenarları yırtıktı. Kitap genel olarak 50 yıl öncesini ihtiyarın yeni yeni ünlendiği dönemi anlatıyordu. O zamanın korsan sistemini , denizleri ve Korsanlık maceralı kitabın konularıydı. Ancak bunlar haricin de kitapta oldukça yer edinene bir kısım vardı. İhtiyar Gold Roger ‘ı kitapta oldukça övmüştü. Kitabın son iki sayfasında ise değişik bir dille yazılan bir yazı ve Grand Line’ın haritası vardı.

Grand Line’ın haritasının altın da ’’ Öğrencilerim, bu size son hediyem olan harita. Ben ilk korsan olduğum yıllar da tüm korsanların kralı olarak anılabilecek kadar güçlü olmak istiyordum. En güçlü, en zengin ve en şöhretli. Bir korsanı korsan yapan temel şey özgürlük olsa da bunlar da korsanlığın temelleridir. Ancak bunlara bu güçsüz deniz de ulaşamazsınız. Gidin ve enleri başarın. O kadar güçlü olun ki Roger’ın gücü ile dalga geçilsin.... Bunun yanında, eğer bir gün o yazıyı çevirebilecek birini bulabilirseniz tekrar yanıma gelin, size hala öğretmem gereken şeyler var.’’ Demiş ve böylece kitap bitmişti. Böylece benim de bu yolda ki hayallerim kesinleşmiş olmuştu. Korsanlar kralı olacaktım!
Statlar
Güç: 2.0
Dayanıklılık: 1.3
Hız: 2.0
Farkındalık: 1.2
Meslek Statları
[Meslek 1]: Kaptanlık
[Meslek statı]: 0.7
Yan Meslek:

Meyve Statları
Meyve İsmi: Kara Kara No Mi
Türü: Paramecia
Saf Meyve Gücü: 3
Kullanım Süresi: 3
Ek Güçler: -
Mod/ Ek Dönüşüm: -
Kontrol: 3
Dövüş Tekniği:
Tekniğin Adı: Muay Thai
Tekniğin Stili:-
Teknikte Kullanılan Ekipman yada Ekipmanlar:-
Tekniğin Açıklaması:
Spoiler:
-



Tekniğin Altdalları:
Teknik: 3
Yetenek: 3
Yan Stil: -
Mod: -
Özel Stil: -

Değerler-Eşyalar
Eşyalar:-
Kafa Ödülü:-
Para: 1b 44m
Dağıtılmamış Stat: -

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz