Edward Lowe

Aşağa gitmek

Edward Lowe

Mesaj tarafından Misafir Bir Çarş. 15 Haz. 2016, 16:04

İsim:Edward Lowe
Cinsiyet: Erkek
Yaş: 42
Irk: İnsan
Taraf: Korsan.
Boy: 1.78
Kilo: 73kg
Deniz: West Blue




Görünüm:

Teague Sparrow - Pirates of the Carribean
Siyah rastalı saçlarını bir çok mücevher ve takı ile toplamıştır Edward. Saçlarını tutan kırmızı bir bandanası ve her zaman başında taşıdığı kaptan şapkası ile dikkat çekmektedir. Siyah gözlerinin altına aynı renkte sim siyah sürmeler çekmiştir. Ten rengi normalde beyaz olmasına rağmen denizde geçirdiği uzun vakitler nedeniyle yanık rengi almış ve kirden dolayı esmer birisi gibi görünmektedir. Geniş kollu İspanyol ceketinin içine bir yelek ve beyaz bir gömlek giyer. Belinde kırmızı kuşağı, işlenmiş deriden pantolonu ve uzun denizci botu ile tam bir korsan görünümüne sahiptir Edward.


Kişilik:

İlginç saç modeli, sallanarak yürüyüşü, salkım saçak kıyafetleri ve kendine özgü abartılı jest ve mimikleri onu ilginç yapan özellikleridir.

Kaptan Edward korsanların hoşa giden yanlarını temsil eder. Açgözlü, kurnaz ve iyi bir yalancıdır. Çalma eğilimleri de vardır. Fakat kötü bir karakter değildir.

Özgürlüğüne çok düşkündür. Tehlike alanından ustaca kaçar. Rom ve Siyah inci hayatındaki vazgeçilmezleridir. İsminin öncesine "Kaptan" hitabının eklenmesine özellikle önem verir. Sonrayı düşünmez. Aklına estiği gibi hareket etse de her durum için bir fikri vardır. Eline geçen imkânları iyi değerlendirir. Risk almaktan korkmaz ve çoğu zaman çevresindekilerin kendine verdiği öneme dayalı kumarlar oynar.

"Bir damla bile rom içmeden" başarılı akrobasi hareketleri yapabilir. Bulunduğu ortama uyum sağlaması ve gerektiğinde kullanabileceği kaçış yollarını bulması zaman almaz genelde.

Babasına korkuyla karışık bir saygı duyar.

"Şeytan tüylü" olarak tabir edilebilecek bir karakteridir. Etrafındaki insanları kolayca etkiler ve bir süre sonra da kendi hızına ayak uydurtur. En önemli özelliği ise aklına geldiği gibi davransa her daim haklı çıkması ve kimsenin aklına gelmeyecek şeyleri başarmasıdır.Yani hiç kimsede bulunmayan bir aklı vardır.

Tüm acayipliklerine rağmen kendini sevdirten biridir. Dünyadaki çoğu kadın tarafından garip bir biçimde çekici bulunur.


Geçmiş:

Beni doğuran kadın doğumumda öldü. Çok basit bir hikayem var aslında ancak doğduğum an bir koku duymuştum ve o kokuya aşık oldum. Annem yani beni doğuran kadını hiç bir zaman tanımadım. Babam basit bir balıkçıydı ve annem de onun tuttuğu balıkları satardı. Beni de pazar alanında doğurmuştu o pis balık cesetlerinin üstünde, aynı yerde kundaklayıp emzirmişti. Anladığınız gibi fakir bir aileydik, bu yüzden tezgahtan ayrılamamıştı bile. O an duyduğum derin tuzlu suyun kokusunu unutmama imkan yok. Sanki ciğerlerime işlemişti, denizde doğmuş bir balıktan farkım yoktu. Demir misali kan kokusu, denizin tuzlu hissi hepsi o günden beri aklımdaydı. Unutmama imkan yok.

Annem o günün akşamında hayatını kaybetti, beni de babam büyütmek için almıştı. Teknesinde bir kaç gün benimle ilgilendi ancak büyük hayalleri vardı. Annem gibi onu bir yere bağlayacak bir kadın yoktu. Muhtaç bir bebek vardı, onu da elden çıkartmak kolay gelmişti. Adamızda bulunan bir kiliseye bırakmıştı beni. Kilisede büyütülmemi hayal etmişti ancak benim gibi kimden olduğu belli olmayan kirli bir veleti büyütmek yerine çocuk başına düşük bir miktar para ödedekleri bir kadına bıraktılar.

Kadın yüzlerce çocuk büyütmüştü ve kilise için çalışıyordu. Ona Nan Anne derdik. Asıl adı Nancy Sinister olan bu kadın geçmişte çocuğunu kaybettiği için çocuklara baktığı bir yer açmıştı ve kilise himayesine almadığı çocukları oraya yollar belirli bir yaşa geldiğinde ayak işleri için çalıştırırdı. Zeki olanları da eğitime alır peder yaparlardı. Ben zeki olanlarındandım, on yaşıma bastığımda dindar birisi olmam için eğitime almışlardı beni. Orada can yoldaşım olacak olan Hobbs ile tanışma imkanı bulmuştum. Garip bir şekilde dünyayı görmek isteyen dindar bir adamdı. Benim de dindar yanımı uyandıran kişi o olmuştu. Basit bir çiçeği bile koparmaz diğer insanların da bu güzellikte hakkı var diye düşünürdü.

Böylece hiç bir zaman kaybetmemek için saçlarımıza birer tane haç bağladık. Ben zekiydim ancak bir o kadar da haylazdım, ergenliğe ilk girdiğim zamanlarda kilisenin çocuk korosundaydım ve aldığım paraların bir kısmını hayat kadınlarına yedirirdim. Bu nedenle Anne tarafından pek hoş görülmedim. Pek çok sefer süpürge dolabında aç uyumam gerekti ancak Hobbs da benim gibi bir yetimdi ve bana her seferinde yiyecek ve içecek getirirdi. Benim meleğim olduğu gibi bende onun şeytanı olmuştum ve onu rom, kadınlar ile tanıştırmıştım.

Hobbs'un doğal bir yeteneği vardı haritalarda, oradan buradan kağıtlar bulur adanın haritasını çizmeye çalışırdı. Ben de ona nerelerde iyi içki olur ve iyi kadınlar nerelerde satılır onu gösterirdim. Mezun olmadan kaçmanın planını bile yapmıştık, biz papaz olacak insanlar değildik. Babam Güzel Dudak'ın peşine düşmek için yola çıkmıştık başta, gemilerde miçoluk yaptık. Kaldığımız yerlerde kadınlarla eğlendik, gecenin dibine vurduk kısacası. O gece hayat kadını sandığım kişi aslında bir korsanmış, o da beni jigolo sanmıştı hoş. Uzun saçlarımı alıp bal mumu ile kaplamıştı. O günden beri bu şekildeydi. Adı Susan olan bu kadının yanında işe girmiştik Hobbs ile.

Çok zaman geçirdik o güzel kadınla, yağmalamayı kılıç kullanmayı öğretti bana. Gemi nasıl adam edilir çok güzel öğrendim, ancak özgürlük benim kanımda vardı. Her zaman hayal ettiğim şey kendi gemim olması ve tüm bu işleri tek başıma yapmak olmuştu. Kadınlara çok bağlanma demek lazım, onunla geçirdiğimiz beş yılın sonunda eminim ki terk etmeme sinirlenmiştir. Başka bir korsan gemisinde işe girdim, Hobbs ise rotacılık öğrenmek için başka bir adaya seyehat etti. İşlerimizi öğrendiğimiz zaman buluşmaya söz vermiştik.

Benim kılıçta ustalaşmam ve nişan almayı öğrenmem uzun sürdü. Onun gibi doğal bir yeteneğim olmadı ancak elim de bir şeyleri çalmaya yatkınlık kazandı anlarsınız. Tek başına hayatta kalıp gemi alacak parayı biriktirmek zordur. Kos koca on yıl gemilerde çalışıp dümencilik, kılıç ustalığı yaparak biriktirebildiğim para on milyon olmuştu. Benim hayalimdeki gemi ise Güzel Dudağın hayal edemeyeceği kadar mükemmel bir gemiydi. Sonunda Hobbs ile olan sözümü yerine getirmek için anlaştığımız adaya geri geldiğimde o çoktan alkolik bir ihtiyar olmuştu. Ben de yaşlanmıştım hoş...

Hayatım üstüne bir anlaşmaya girdim bende, bir tefeci buldum epey arkası vardı. Ondan hayalimi satın almak için yüklü miktarda borç aldım. Parasını verip adam tutmak için adanın altını üstüne getirdim. Nihayetinde rotacımla hazırdık, denizin şeytanı olarak anılacak olan ben yokluktan doğacaktım.



Fiziksel Statlar:

Güç: 1.2
Hız: 1.3
Dayanıklılık: 1.3
Farkındalık:1.4



Dövüş Yeteneği:

Tekniğin Adı:Kılıç
Tekniğin Puanı:1

Alt Dallar:
Teknik:1
Yetenek:2
Yan Still:-
Mod: -
Özel Stil: -

Dövüş Yeteneği:

Tekniğin Adı:Flintlock
Tekniğin Puanı:1

Alt Dallar:
Teknik:1
Yetenek:2
Yan Still:-
Mod: -
Özel Stil: -



Meslekler:
Meslek Adı:Kaptanlık
Mesleğin Aşaması: Acemi
Puan: 2

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Edward Lowe

Mesaj tarafından Silvers Rayleigh Bir Çarş. 15 Haz. 2016, 20:58

Rol oyunu puanınız: 64
RP'e 640k ß'le başlayacaksınız.


Spoiler:
Betimleme 15/30
*Çok daha iyi olabilirdi.

Kurgu – 25/25

Akıcılık – 15/25
*Belli yerlerde ki yanlış imla kuralları akıcılığı etkilemiş.

İmla Kuralları – 6/10
*Gereksiz virgüller, uzatılmış cümleler ve koyulmayan bir kaç virgül.
*Güzel Dudak'ın değil, Güzel Dudağın.

Sayfa Düzeni – 5/5
*Paragraflar doğru noktalarda ayrılmış.

Renklendirme – 3/5
Diyalog yok, renklendirme de yok.
avatar
Silvers Rayleigh

Mesaj Sayısı : 11
Kayıt tarihi : 06/06/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Edward Lowe

Mesaj tarafından Franky Bir Ptsi 27 Haz. 2016, 18:34

Statlar eksik, West Blue kapalı.

Franky

Mesaj Sayısı : 401
Kayıt tarihi : 08/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz