[Karne]Wiksax Rayl

1 sayfadaki 2 sayfası 1, 2  Sonraki

Aşağa gitmek

[Karne]Wiksax Rayl

Mesaj tarafından Captain 'God' Usopp Bir Cuma 22 Ocak 2016, 14:47

Ad Soyad: - Wiksax Rayl
Irk: - İnsan
Yaş: - 21
Boy: - 1.85
Kilo: - 78
Cinsiyet: - Erkek
Meyve: - Neko Neko No Mi
Taraf: - Ödül Avcısı
Bulunduğu Deniz:- East Blue
Grup: -
Kişilik + Geçmiş:


Kişilik:-
Spoiler:
Wiksax Rayl sakin fakat hırsı bir insandır. Savaşırken çok vahşileşebilir ve bundan büyük zevk alır. İçinde bulunduğu şartlara çabuk uyum sağlar. İnsanlara güvenmekte güçlük çeker. Sabırlı bir yapıya sahiptir.
Geçmiş: -
Spoiler:
Anolid adasının düzenlenmiş hali:
Ada Adı: Anolid
Ada'nın Büyüklüğü: 80 kilometrekare
Ada'nın Nüfusu: 20 bin
Ada'nın İklimi: İlk bahar ve yaz yaşanır. Tropik bir iklimi vardır.
Ada'nın Konumu: New worldün dikey olarak otasında North Blue ile New World'ü ayıran calm beltin hemen bitişiğinde.


Coğrafi:
Ada yarım ay şeklindedir. Verimli toprakları vardır. Kıyıları sık ormanlarla kaplıdır ve falezler ile sonlanır.

Geçmiş:
200 yıl öncesine kadar New World'te sürüklenir halde bulunan bu ada yüksek verimli topraklara sahip olduğu anlaşılınca hükümet tarafından el konulmuş ve ada sabitlenmiştir. Daha sonra adanın verimliliğinden faydalanmak üzere insanlar yerleştirilirek günümüze kadar gelmiştir.

Doğaüstü:
Adanın materyali yüksek miktarda anti manyetik etki gösterir ve bu metallerin adada bulunmasını imkansız kılar. Aynı sebepten ada deniz tabanıdaki metal yoğunluğuna bağlı olarak suyun kaldırma kuvvetinin de etkisiyle yüzer konumdır. Bu sebeple ada sürekli sarsıntı halindedir. Halatlar yardımı ile ada deniz tabanına bağlanarak fazla sarsılması önlenmiştir. Pusulaları bozması nedeniyle ziyaretçisi nadir olur.

Beşeri:
Yarım ay şeklinin içinde tam ortasında yaklaşık 90 bin kişilik bir şehir bulunur. Kalanı tarım arazisi ve ormanlardır. Adanın stabil olmaması sebeiyle liman merdiven şeklinde dizayn edilmiştir. Denizci karargahı tam limanın önünde bulunur.

Ticaret:
Adadakilerin tek geçim kaynağı tarımdır.

Siyasi:
Dünya hükümetine bağlı ve soylular tarafından yönetilir.

Askeri:
Bir adet denizci karargahı 800 kadar askeri vardır. 2 tane tuğamiral bulunur.
Anolid bir şehir ülkesiydi ve ana geçim kaynağı tarımdı. Oldukça verimli topraklara sahip de olsa burada tarım yapmak biraz daha güçtü çünkü bu adada metal eşyalar kullanılamıyordu. Onun yerine daha dayanıksız malzemeler kullanılmak zorundaydı. Anaolid New World'te olmasına rağmen sıradışı bir adaydı. Adanın materyali yüksek miktarda anti manyetik etki gösteriyordu ve bu metallerin adada bulunmasını imkansız kılıyordu. Aynı sebepten ada deniz tabanıdaki metal yoğunluğuna bağlı olarak suyun kaldırma kuvvetinin de etkisiyle yüzer konumdaydı. Adanın bu dengesiz ve sarsıntılı yapısı nedeniyle limanı merdiven şeklinde dizayn edilmişti. Böylece ada hangi yükseklikte bulunursa bulunsun gemilerin yanaşması mümkün olabiliyordu. Ada, yarım ay şeklinde net olmayan bir hilale benziyordu. Adanın şehri bu hilalin iç kısmının tam ortasındaydı. Kalan kısım ise tarım arazisi. Sahil kesimi, genellikle sık ormandan oluşuyordu. Adanın dengesizliği sebebiyle adaya ilk defa gelenler hemen anlaşılabiliyordu, zira ayakta durmakta güçlük çekildiği zamanlar oluyordu. Ada sürekli hafif bir sallantı halinde olduğundan bunu kısmen gidermek için belli noktalardan denizin tabanına halatlar ile bağlanmıştı. Bu şekilde adanın fazla yükselmesi ya da çok eğilmesi engelleniyordu. Adanın güçlü manyetik yapısı nedeniyle yakındaki pusula ve benzeri aletlerin yönünü saptırıyordu. Bu yüzden bu adaya ziyaretçi gelmesi nadir bir durumdu. İki mevsim görülen Anolid'te tropik bir hava sıcaklığı vardı. Adanın denizcileri metal kullanılamadığından dolayı yakın dövüşte uzmanlaşmış kişilerden seçiliyordu.

Wiksax Rayl Anolid isimli bu adada doğmuştu. Annesi doğumdan hemen sonra ölmüş, babası Wiksax Edd ise bir denizci idi. Rayl sıklıkla karşılaştığı şeytan meyvesi kullanıcıları ve meyveler ile çok ilgileniyordu. Daima, bir şeytan meyvesi sahibi olmayı ve onun sağladığı fantastik dünyaya ulaşmayı istiyordu. Meyvelere olan bu ilgisi sayesinde fazlasıyla bilgiliydi. Okulda, evde zamanının büyük çoğunluğunu merakını gidermek için harcıyordu. Bir meyve kullanıcısı gördüğü an ona sorular sorar ve meyvesini öğrenmeye çalışırdı. 12 yaşına geldiğinde babası ona ağır eğitimler vermeye başladı. New worldte oldukları için oğlunun kendisini koruyabilmesini istiyordu.

Ülkenin soylularından biri olan Kichukiise Dente, siyah kısa saçlı 2.56 cm boyunda çok iri olmasa da kaslı bir adamdı. Yeşil gözleri, sert yüz hatları ve kirli sakalları ile oldukça dikkat çeken biriydi. Küçük yaşta sıradan hayatından sıkılmış ve gönüllü olarak savaşlara katılmıştı. Fakat ne kadar tecrübe kazanmış da olsa New World'e göre zayıftı ve fazlasıyla bilgi sahibi olduğu şeytan meyvelerinin peşine düşmüştü. Soyluluğun verdiği ayrıcalıklardan faydalanarak New World'te meyve ticareti yapıyordu. Ve ismi sayesinde güvenlik sıkıntısı yaşamıyordu. Görünürde sadece ticaret gibi de olsa eline iyi bir meyve geçmesini bekliyordu. Birçok korsan ve ülke ile bağlantıları vardı. Kardeşi Kichukiise Ayase normal bir çocukluk geçirmiş ve abisi sayesinde oldukça güçlenebilmişti. O da siyah uzun saçları ve yeşil gözleriyle abisini andırıyordu. Ondan dört santim kısa olan Ayase abisinin aksine neredeyse hiç yara almamış güzel bir kadındı.

Rayl 15 yaşına geldiğinde ülkenin denizcileri Dente'nin bağlantılarından haberdar olmuş ve destek güçler ile onu tutuklama niyetindeydiler. Bir pazar günü rüzgarlı bir günde rütbeli bir denizci olan Edd, operasyonun olcağı günün sabahında Rayl'e sıkıca sarıldı. Rayl biraz şüphe etse de çok üstünde durmadan okuluna gitmişti.

Dente'nin işlerini yürttüğü ev, üç katlı, malikane benzeri, avlusu olan beyaz renki bir evdi. Edd'in içinde bulunduğu denizciler ve bir kaç hükümet yetkilisi avluya girdiğinde Dente neler döndüğünü çoktan anlamıştı. Evde halihazırda bir çok şeytan meyvesi bulunuyordu ve oldukça korunaklıydı.

Çatışmalar başladıktan bir süre sonra ülkede olağanüstü hal ilan edilmişti. Çatışma oldukça şiddetliydi ve iki taraftan da çok fazla yaralı ve ölü bulunuyordu. Denizciler evi top ateşine tutuyorlardı. Dente kazanamayacaklarını anlamış, kardeşi ve bir kaç adamıyla gemiye kaçmaya karar vermişti. Kardeşini önden gemiye yollayan Dente şeytan meyvelerinin olduğu depoya giderken denizciler şans eseri orayı vurdu. Dente işinin bittiğini anlamıştı. Artık soylu olarak zaten ticareti rahat şekilde sürdüremeyecekti ve meyve deposu havaya uçmuştu. Artık koruyacak bir şeyi de kalmamış Dente hızla ordan uzaklaştı ve gemiye gitti.Fakat önden gönderdiği kardeşi yakalanmıştı. Savaş denizcilerin zaferi ile bitse de konu henüz kapanmamıştı.

Onaylanan Meyve:
Meyvenin adı: Neko Neko No Mi Model: Shiberiatora
Meyvenin türü: Zoan
Meyvenin Özellikleri: Meyve kullanıcısı sibirya kaplanına dönüşür. Gece görüşü, dayanıklılık, gizlenme yetenekleri, zıplama ve hız kabiliyetinde artış sağlar. Soğuğa ekstra dirençlidir. Avcı güdüleri sayesinde farkındalığı ve savaş yetenekleri yüksektir. Pençeler ve dişler diğer avantajlarıdır. Hybrit dönüşümde oldukça irileşip güçlenir.

Meyvenin zayıflıkları: Standart meyve zayıflıklarının yanında kullanıcıya vahşi bir karakteristik ekler.


Meyve Rpsi;
Spoiler:
Ülkenin soylularından biri olan Kichukiise Dente siyah kısa saçlı 2.56 boyunda çok iri olmasa da kaslı biriydi. Yeşil gözleri, sert yüz hatları ve kirli sakalları ile oldukça dikkat çeken bir adamdı. Küçük yaşta sıradan hayatından sıkılmış ve gönüllü olarak savaşlara katılmış bir insandı. Fakat ne kadar tecrübe kazanmış da olsa New World'e göre zayıftı ve fazlasıyla bilgi sahibi olduğu şeytan meyvelerinin peşine düşmüştü. Soyluluğun verdiği ayrıcalıklardan faydalanarak New World'te meyve ticareti yapıyordu. Ve kendi ismi sayesinde güvenlik sıkıntısı yaşamıyordu. Görünürde sadece ticaret gibi de olsa eline iyi bir meyve geçmesini bekliyordu. Birçok korsan ve ülke ile bağlantısı vardı. Kardeşi Kichukiise Ayase normal bir çocukluk geçirmiş olsa da abisi sayesinde oldukça güçlenebilmişti. O da siyah uzun saçları ve yeşil gözleriyle abisini andırıyordu. Ondan dört santim kısa olan Ayase abisinin aksine neredeyse hiç yara almamış güzel bir kadındı.

Rayl 15 yaşına geldiğinde, ülkenin denizcileri Dente'nin bağlantılarından haberdar olmuş ve destek güçler ile onu tutuklama kararı almışlardı. Rüzgarlı bir pazar gününde Tuğamiral olan Edd operasyonun olcağı günün sabahında Rayl'e sıkıca sarıldı. Rayl biraz şüphe etse de çok üstünde durmadan okuluna gitmişti.

Dentenin işlerini yürüttüğü evi üç katlı malikane benzeri, avlusu olan beyaz renkli bir evdi. Edd'in içinde bulunduğu denizciler ve birkaç hükümet yetkilisi avluya girdiğinde Dente neler döndüğünü çoktan anlamıştı. Evde halihazırda bir çok şeytan meyvesi bulunuyordu ve oldukça korunaklıydı.

Çatışmalar başladıktan bir süre sonra ülkede olağan üstü hal ilan edilmişti. Rayl patlama seslerini duyduğu zaman merak içinde seslerin geldiği yere gitti. Güvenli bir mesafeden, bir binanın köşesinden olan biteni izliyor ve babasının iyi olmasını umut ediyordu. Çatışma oldukça şiddetliydi ve iki taraftan da çok fazla yaralı ve ölü bulunuyordu. Denizciler evi top ateşine tutuyorlardı. Dente kazanamayacaklarını anlamış, kardeşi ve birkaç adamıyla gemiye kaçmaya karar vermişti. Kardeşini önden gemiye yollayan Dente, şeytan meyvelerinin olduğu depoya giderken denizciler şans eseri orayı vurdu. Dente işinin bittiğini anlamıştı. Artık soylu olarak zaten ticareti rahat şekilde sürdüremeyecekti ve meyve deposu havaya uçmuştu. Artık koruyacak bir şeyi de kalmamış Dente hızla oradan uzaklaştı ve gemiye gitti. Fakat önden gönderdiği kardeşi yakalanmıştı.

O sırada çatışmayı izleyen Rayl uçuşan parçalar içinde bir meyve gördü. Meyve 20-30 metre kadar uzağına düşmüştü. Gözlerine inanamayan Rayl meyveye doğru koştu. Meyveyi eline aldığı gibi hiç düşünmeden bir ısırık alan Rayl hemen ordan uzaklaştı ve meyvenin kalanını da yedi.

Rayl yedi ay sonra bir sarsılma sesi ile uyandı. Ada saldırı altındaydı. Dente kardeşini geri almak için bütün nüfusunu kullanmış ve güçlü bir şekilde adaya saldırmıştı. Yarım saatlik çatışma sonrasında kapıda birinin olduğunu anladı. Kapı aniden kırıldı ve sert bir darbe alan Rayl bayıldı. Kardeşini orada bulamayan Dente pazarlık için bütün önemli kişileri rehin almaya karar vermişti ve tuğamiralin oğlu olan Rayl iyi bir rehine idi. Fakat Dente'nin ve Rayl'in bilmediği şey Edd'in çatışmada ağır yaralanması ve sonra hayatını kaybetmesi idi.

Rayl kelepçelenmiş olarak dar bir odada uyandı. Kelepçesine şöyle bir baktı ve neler olduğuna anlam vermeye çalıştı. Yanında başka tutsaklar da bulunuyordu. Hepsi fazlasıyla yıpranmıştı. Günler akıp gidiyordu. Kendisi ile birlikte alıkonan rehineler gün geçtikçe azalıyordu. Dente önce kardeşi Ayase'yi daha sonra mal varlığının bir kısmını geri almıştı. Ama babası ölen Rayl artık hükümet ve denizciler için bir anlam ifade etmiyordu. Günlerce odada bekleyen Rayl uzun süre gün yüzü göremedi. İçinde bir huzursuzluk hissediyordu. Bir şey içinden çıkmak ister gibiydi. Sekizinci günde Dente geldi ve ''Anlaşılan, baban çatışmamız sırasında ölmüş yani benim için tamamen değersiz bir varlıksın'' dedi ve gitti. Rayl bu gerçeğin altında ezilirken bir gün sonra odasından alınarak başka bir gemide kafese tıkıldı. Raylden bir şey elde edemeyeceğini anlayan Dente onu ve beraberinde iki kişiyi köle tüccarlarına satmıştı.

Köle tüccarlarının elinde iki haftaya yakın bir süre geçirdi. Kafesten hiç çıkamayan Rayl'e açlıktan ölmeyeceği kadar yiyecek veriliyordu. Tüccarlar aracılığıyla East Blue'da bağımsız bir ülke olan ve arena savaşlarıyla ekonomisini sağlayan Lefh ülkesine satılan Rayl 16 yaşında kendisini hayatta kalma mücadelesinin içinde buldu. Artık babasını öldüğü gerçeğini kabullenmişti ve önünde duran hayata tutunma niyetindeydi.

Lefh adasının düzenlenmiş hali:

Ada Adı: Lefh
Ada'nın Büyüklüğü: 240 kilometrekare
Ada'nın Nüfusu:  Kendi nüfusu 4000, ziyaretçilerle beraber ortalama 65,000
Ada'nın İklimi: 4 mevsim görülür. Oldukça rüzgarlıdır.
Ada'nın Konumu: East Blue'nun tam ortasında.


Coğrafi:
Biçimsiz bir daire şeklindedir. Tamamen kurak topraklar ve yüksek kayalıklardan oluşur.

Geçmiş:
Uzun bir geçmişi olan adanın büyüklüğüne rağmen kurak toprakları nedeniyle nüfusu oldukça azdı. Yıllarca geçimini sağlamakta zorlanan ülke halkı kuraklığın iyice artmasıyla ve başka bir geçim kaynağı olmaması sebebiyle yavaş yavaş ölüyordu. Zor durumu sebebiyle bütün parasını hükemete vermek istemeyen yönetim vergisini ödemediği için hükümet tarafından da terk edildi. 83 yıl önce radikal bir karar alan ülke yöneticisi son gücüyle ülkeye devasa bir arena yaptırdı ve zor durumda insanları para karşılığında bu arenada savaştırmaya başladı. Ziyaretçi akını sebebiyle hızla zenginleşen ülke yöntemlerini sertleştirdi ve köle tüccarlarından aldığı kişileri zorla savaştırmaya başladı. her geçen gün daha sertleşen savaşlar sayesinde ülke gücüne güç kattı ve bugünlere kadar geldi.

Beşeri:
Ortasında devasa bir arena ve çevresinde gelen insanların kalabileceği ufak oteller ve lokantalar bulunur. Bu binalar arenanın etrafında dairesel şekilde yayılmışlardır.

Ticaret:
Arenadaki dövüşleri izlemeye gelen ziyaretçiler üzerinden para kazanılır.

Siyasi:
Hükümetten bağımsızdır. Ülkenin tek yöneticisi bulunur.

Askeri:
Kendisine ait 1000 kadar askeri vardır.
Lefh her gün arena savaşlarının döndüğü ve bu işten para kazanan bağımsız bir ülkeydi. Lefh ülkesinin ortasında devasa bir arena ve çevresinde gelen insanların kalabileceği ufak oteller ve lokantalar bulunuyordu. Bu binalar arenanın etrafında dairesel şekilde yayılmışlardı. Kalanı ise tamamen yüksek kayalıklar kurak topraklardan oluşuyordu. Dört mevsim görülen bu ülke rüzgarlı havasının kayalıklarda yaptığı uğultularla da tanınıyordu. Ülke, seyircilerin haykırışları ile yankılanıyordu. East Blue'nun her yerinden insanlar bu savaşları izlemeye gelirdi. Ülkenin 1000 kadar askeri ve 3000 kadar vatandaşı bulunuyordu. Her gün ise yaklaşık 60 bin kişilik seyirci kitlesine ev sahipliği yapıyordu.

Rayl ülkeye geldikten sonra içinde sadece döküntü bir yatak olan dar, tek pencereli ve kasvetli bir odaya alındı. Burada bir gece geçirdikten sonra diğer yeni gelenlerle beraber gardiyanlardan biri olan İmyas'ın karşısına çıkarıldı. İmyas;''Burası Lefh ülkesi ve burda artık birer savaşçısınız. Seyircileri eğlendirmek için gerçek dövüşlerin arasında ufak dövüşler yapacaksınız. Elbette hepiniz acemi olduğunuz için sizin dövüşleriniz ölümüne olmayacak. İlk yıl bu şekilde tecrübe kazanacaksınız. Anlayacağınız Sizi hemen öldürmeye niyetimiz yok. Fakat şunu kafanıza sokun. Ölümüne değil diye dövüşten kaçamazsınız. Kaybedenler üç gün boyunca yemek yiyemezler. Kazananlar ise o öğün istediklerini yeme hakkı kazanır. Savaşırken herşeyinizi ortaya koymalısınız. Savaşlarda yanınıza yanlızca bir silah alma şansınız var. Onun dışında kendi başınızasınız. Artık bu sizin hayatta kalma mücadeleniz.''

Daha sonra Rayl ve yanındakiler sıralarını beklemeye başladılar. İki saat kadar sonra Rayl bir odaya alındı. Burda her tür silah bulunuyordu. Hiç silah tutmamış Rayl ''En iyisi kalkan alıp kalanı yumruklarıma bırakayım'' şeklinde düşündü ve yuvarlak tahta bir kalkan aldı. On dakika sonra uzun bir koridordan geçmeye başladı. ''Nasıl buraya kadar geldim'' diye iç geçirdi.

Kalabalığın gürültüsü kendisini tedirgin etmişti. Koridorun sonuna yaklaştıkça gürültü katlanarak artıyordu.  Hava kararmak üzereydi. Kalabalığı görünce şaşırdı. Dairesel ve oldukça büyük olan arenanın tabanı dizili düzgün taşlardan oluşuyordu. Seyirciler ile dövüşçüler yüksek bir duvarla ayrılmıştı. Ve arenada binlerce insan vardı. Etrafına şöyle bir bakındıktan sonra karşısındaki rakibi süzdü. Rakibi Aket isimli bir acemi idi. Üç aydır buradaydı acemilere göre tecrübeli sayılabilirdi.Aket; ''Senin gibi acemi birine denk geldiğim için şanslıyım.'' dedi. Rayl oralı olmadı. Çok iyi olmasa da babası sayesinde temel dövüş yeteneklerini Üç yıl içerisinde oldukça geliştirmişti. ''Babam tarafından eğitilirken çok hırpalandım. Bu gerçek bir dövüş odaklanıp bugünü atlatmalıyım'' diye düşündü ve pozisyonunu aldı.Aket 170 cm boylarında 19 yaşında vücudunda hafif sıyrıklar olan ortalama vücut ölçülerine bir insandı. Silah olarak mızrak seçmişti. Mızrağın mesafe avantajını kullanarak kazanmak gibi basit bir planı vardı. Sert şekilde mızrağını sallayarak yaralamaya çalışıyordu fakat Rayl savuşturmakta pek zorlanmıyordu. üçüncü boş denemeden sonra hızlı bir şekilde diziyle Aketin karın boşluğuna bir hamle yaptı. Aket mızrağını iki eliyele paralel tutarak karşılasa da sarsılmıştı. Mızraktan hafif bir çatırdama sesi geldi. Tedirgin olan Aket daha az ve temkinli saldırılar yapmaya başlamıştı. Boşluk yakaladıkça Aket'in bacak ve kollarına tekme ve yumruklar indiren Rayl, Aket'i oldukça hırpalamıştı. Aketin son mızrağını saplama denemesinde mızrağın ucunu ayağıyla yere sabiteyip ortasında kalkanla sertçe vurdu ve mızrağı ikiye böldü. Aket savunmasız kalmıştı. Rayl zaten kan içinde kalmış olan Aketin yüzüne sert bir yumruk attı ve bilincini kaybetmesini sağlayarak rahat bir galibiyet aldı.

Savaşı kazanan Rayl içeri girdiğinde karşısına İmyas çıktı.İmyas; ''Anlaşılan sıradan bir acemi değilsin benimle gel.'' Dedi ve biraz yürüdükten sonra yemekhaneye geldiler.İmyas; ''Kazandığın için istediğin yemeği yiyebilirsin.'' Dedikten sonra gitti. Rayl makarna ve eti çok seven biriydi ve o gün çeşnili makarna ve biftek yedikten sonra arenadaki dövüşlere baktı. Gerçekten kıran kırana dövüşler dönüyordu ve insanlar birbirlerinin uzulvlarını koparmaktan hiç çekinmiyordu. Seyirci dövüşemeyecek duruma gelen dövüşçülere hiç acımıyor ve öldürülmelerini istiyordu. Rayl bir süre izledikten sonra odasına döndü. O gece kendine bir söz verdi; ''Burada ölmeyeceğim. Buradan kesinlikle çıkacağım''

Rayl İki ay içinde acemiler içinde parlamıştı. Savaşlarda çok nadir yara aldığı için iki-üç günde bir savaşa çıkartılıyordu. Tek kalkan kullanan Rayl idi ve elindeki kalkanlar sıklıkla kırıldığı için kendisine metal koyu kırmızı bir kalkan alınmıştı. Yediği meyveye hala anlam veremiyordu. Ne kadar çabalasa da bir değişiklik meydana gelmiyordu. Bu sırada içinde bir açlık hissedebiliyordu ve bu açlık giderek büyüyordu.

Bir yılının sonunda sadece üç yenilgi alan Rayl bir sonraki aşama olan ana dövüşlere katılmaya başlayacaktı. Bu sırada açlığı kat ve kat artmıştı artık içine sığmıyor gibiydi.

Ana savaşlar ölümüne olsada kaybeden tarafın öldürülüp öldürülmeyeceğine seyircilerin tepkisi karar veriyordu. Ayrıca elli dövüş kazanan kişi koşulsuz şartsız serbest bırakılıyordu.

Ana dövüşlerde ilk maçına çıkan Rayl'ın karşısında Farsiy vardı. Farsiy arenanın en güçlü savaşçılarından biriydi ve atikliği ile biliniyordu. Atletik bir vücudu olan sol işaret parmağı kopmuş ve göğüsünde derin yara izleri bulunan sarı saçlı kemerli bir buruna sahip biriydi Farsiy. 180 cm boyunda 90 kilo bir insandı. Uzun kılıç kullanan Farsiynin 28 galibiyeti ve sadece bir yenilgisi vardı. Rakipleriyle oynamayı seven Farsiy oldukça egoist bir kişiliğe sahipti. Rayl'in karşısına çıkınca Farsiy; ''O kalkanın arkasına daha ne kadar saklanacaksın? Burası korkaklara göre bir arena değil'' diyerek bağırdı. Seyircinin desteğini almayı umuyordu ve kısmen başarmıştı da. Rayl ise sadece gülümsedi. Kendine güveni tamdı ve ''Artık kan dökmemin önünde o saçma kural yok'' diye iç geçirdi. Bir yıl içinde gözü fazlasıyla kan bürümüştü.

Dövüş başladıktan sonra tarafların gücü hemen belli oluyordu. ikisi de fazlasıyla çevik kişilerdi. Ayak hareketleri büyüleyen cinsten idi. Kan isteyen Rayl saldrırmak için açık vermekten çekinmiyordu. Kalkanı bir kılıç olmasa da sert darbelerde yarık açacak kadar ince kenarlara sahipti. Yarım saat boyunca birbirlerine bir çok kesik ve darbe vurdular. Rayl dövüşten fazlasıyla zevk alıyordu. Sıçrayan kanlar ve kendi yaraları nedeniyle vücudunun büyük kısmı kırmızı gözüküyordu. Kırmızı saçları ve koyu kırmızı kalkanıyla görüntüsü oldukça korkutucu olmuştu. O kadar yaraya rağmen hala dinç olan Rayl karşısında Farsiy aldığı yaralardan ötürü oldukça sinirlenmişti. Rayl dövüşün büyüsüne kapılıp kendini kaptırdığı bir anda Farsiy bulduğu açığı değerlendirdi ve kılıcını Rayl'in sağ bacağına sapladı. Kılıç baldırın önünden girip arkasından çıkmıştı. Farsiy avantajlı konuma geçtiğini düşünürken Raylin yüzündeki şeytani gülümseme ile irkildi. Rayl kılıcı eliyle sıkıca tutup Farsinin yüzüne sol ayağıyla sert bir tekme attı. Kılıcı Raylin bacağında kalan Farsiy sırt üstü yere kapaklandı. Rayl kılıcı hızlıca bacağından çıkarıp yerdeki Farsiy'in sağ eline sapladı. Kılıç yarasına kadar toprağa girmişti. Sol ayağıylada Farsiynin sol eline basan Rayl sağ elindeki kalkanı hızlıca Farsiynin boyununa geçirdi. Kalkan boynun yarısına kadar girmişti. Farsiy'nin boynundan fışkıran kanlar Rayl'in yüzünü kırmızıya boyamıştı. Seyircilerin tepkisini beklememişti ama onlar bu bitirişe hayran kalmıştı ve çığlıklar içinde seviniyorlardı. Bu sırada Rayl vücüdunda yayılan bir ısı hissetti. Seyircilerin sesi aniden kesildi. Arenanın ortasında yükseldiğini hissetti. Alttan siyah/ beyaz çizgilerle başlayan vücudu kafasına yaklaştıkça turunucu ve kızıla yaklaşıyordu. Rayl aktif olan meyvesi sayesinde 3 metreye yakın boya ulaşmış bir sibirya kaplanı olmuştu. Rayl ilk başta kendisine ne olduğuna anlam verememişti. Kısa süre sonra meyvesinin zoan olduğu gerçeğini anladı. 15 dakika kadar sonra eski haline döndü ve yorulmuş olduğunu hissetti.

İçeriye döndüğünde şaşkın bakışlar üzerindeydi. Fakat arena yöneticisi bu duruma çok memnun kalmıştı. Şeytan meyvesi East Blue'da sık görülen bir şey değildi ve bu para demekti. Bundan sonra çok iyi bakılan Rayl sadece büyük dövüşlere katılıyor ve yüksek fiyattan biletleri sattırabiliyordu. Zoan formunu henüz kontrol edemeyen Rayl nadiren de olsa formu kullanabiliyordu. Zoanı aktif olduğu zaman pençeleri ve katlanan gücü sayesinde çok hızlı galibiyetler alan Rayl ünlenmiş olsa da ellinci galibiyetine ulaşmak üzereydi. Arena yönetimi Rayl'i serbest bırakma niyetinde değildi. Ama onu alıkoymaları diğer dövüşçülerin serbest kalma umudunu bitirebilir ve sonlarını getirebilirdi. Bunun için Grand Line'da köleler için kullanılan patlayıcı boyunluklardan getirten yönetim ayrıldıktan sonra onu yakalayıp başka krallıklara faiş fiyattan satmaya karar verdiler.

Ellinci galibiyetinide alan Rayl çıkmaya hazırlanıyordu. 19 yaşında nihayet özgürdü. Şehirden çıkarken kendisine büyük sevgi gösterileri vardı. Diğer dövüşçüler için bir umut kaynağı olmuştu. Şehirden uzaklaştıktan sonra yüksek kayalıkların olduğu dar bir geçitte etrafındaki askerler bir anda üzerine saldırdılar. Neye uğradığını şaşıran Rayl bir süre çatıştıktan sonra ciddi şekilde hırpalandı ve en son sırtına yediği hançer ile gözü kan bürüdü. Meyvesi tekrar aktif olan Rayl bu sayı üstünlüğüne karşı kazanamayacağını anlayınca Zoanının verdiği fiziksel kabiliyetler sayesinde kayalıklara ufak sıçrayışlarla hızla tırmandı ve gözden kayboldu. Daha sonra bayılmıştı.

Rayl gözlerini yavaşça açtı. Beyaz bir tavana bakıyordu. Ufak bir odada yatakta yatarken buldu kendini. Yaraları sarılmış ve büyük ölçüde iyileşmişti. Etrafına bir göz gezdirdi. Burası aydınlık sıradan tek odalı bir evdi. Başında ise kızıl genç güzel bir kız sandalyede uyuyordu. ''Beni kurtaran kişi olmalı'' diye düşündü ve uyandırmak için bu genç kızın dizine yavaşça dokundu. Genç kız irkilerek uyandı. Rayl'e baktı ve gülümsedi. Bir süre sonra ''Bu ağır yaralar nasıl açıldı?'' diye sordu. Rayl kendini tanıttı ve ''beni yakalamak isteyen askerlerden kaçarken oldu'' dedi. Genç kız da kendini tanıttı; "Benim adım Kiyora. Seni karşı adada yaralı hâlde buldum. Çok kötü gözüküyordun, endişelenip seni sandalıma aldım. Şuanda benim evimdesin." dedi. Bir süre sohbet ettikten sonra Kiyora; ''yaralarının iyileşmesi bir kaç gün daha sürer. O sürede dinlenmelisin'' dedi. Daha sonra geceye kadar sohbet ettiler. Rayl başından geçenleri Kiyora da anlattı. Rayl uyuya kaldı, Kiyora ise yer yatağında geceyi geçirdi. İlerleyen günlerde Kiyora, Rayl'in başından hiç ayrılmadı. Rayl ona başından geçenlerden ve meyvesinden söz etti. Kiyorada kendi hayatını anlattı. Hayat görüşleri birbirlerine çok yakındı. Kiyora bir korsanın çocuğu da olsa masum biriydi. Rayl uzun süre sonra, başka birine bu kadar yakın olduğunu hissediyordu. Fakat burda kalamazdı. Gitmeye karar verdiği gün Kiyoraya kendisiyle gelmesini teklif etti. Fakat Kiyora adada kılıç eğitimi görüyordu ve iki yıl daha adada kalması gerekiyordu. Rayl iki yıl sonra geri döneceğinin sözünü vererek adadan ayrıldı.

Rayl iki yıl boyunca East Blue'da bir çok ada gezdi ve kendini geliştirmeye çalıştı. Bir çok savaş verdi ve nihayet geri döndü. Döndüğünde Kiyora da eğitimini tamamlamış kendisini bekliyordu. Artık yola çıkmaya hazırlardı.
Statlar
Güç: - 2.0 (1.3 +1+2)
Dayanıklılık: - 2.0 ( 1.1+1+2+2)
Hız: - 2.0 (1.5 +1)
Farkındalık:- 1.4(1.3+1)
Meslek Statları
[Rotacılık]: - 1.1 ( 0.2 +2+1+2)


Meyve Statları
Meyve İsmi: - Neko Neko No Mi Model: Shiberiatora
Türü: - Zoan
Saf Meyve Gücü: - 10 (3+2+3+2)
Kullanım Süresi: - 4 (1+1+2)
Ek Güçler: -
Mod/ Ek Dönüşüm: -
Kontrol: - 7(2+3+2)
Dövüş Tekniği:
Tekniğin Adı: -
Tekniğin Stili:-
Teknikte Kullanılan Ekipman yada Ekipmanlar:-
Tekniğin Açıklaması:
Spoiler:
-



Tekniğin Altdalları:
Teknik: -
Yetenek: -
Yan Stil: -
Mod: -
Özel Stil: -

Değerler-Eşyalar
Eşyalar:- Rotacılık malzemeleri
Kafa Ödülü:-
Para: - 1.247.700ß
Dağıtılmamış Stat: -


En son Captain 'God' Usopp tarafından C.tesi 19 Mart 2016, 02:58 tarihinde değiştirildi, toplamda 4 kere değiştirildi

_________________
avatar
Captain 'God' Usopp
Admin

Mesaj Sayısı : 286
Kayıt tarihi : 18/12/15

Kullanıcı profilini gör http://oprpg.forumdizini.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: [Karne]Wiksax Rayl

Mesaj tarafından Misafir Bir Paz 21 Şub. 2016, 22:07

Fiziksel statlarda 2 puanımı dayanıklılık ve hıza dağıtmak istiyorum.

Meyve gücüme 1 verdiğimi; 2 saf meyve gücü, 1 kullanım süresi olarak.

Meslekte rotacılığa hepsi.

Ayrıca 50k daha almışım onu da ekleyeyim.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: [Karne]Wiksax Rayl

Mesaj tarafından Captain 'God' Usopp Bir Ptsi 22 Şub. 2016, 20:24

Wiksax Rayl demiş ki:Fiziksel statlarda 2 puanımı dayanıklılık ve hıza dağıtmak istiyorum.

Meyve gücüme 1 verdiğimi; 2 saf meyve gücü, 1 kullanım süresi olarak.

Meslekte rotacılığa hepsi.

Ayrıca 50k daha almışım onu da ekleyeyim.
Editlendi.

_________________
avatar
Captain 'God' Usopp
Admin

Mesaj Sayısı : 286
Kayıt tarihi : 18/12/15

Kullanıcı profilini gör http://oprpg.forumdizini.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: [Karne]Wiksax Rayl

Mesaj tarafından Misafir Bir Çarş. 09 Mart 2016, 14:48

Son turda 1 puan aldım onu güce veriyorum.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: [Karne]Wiksax Rayl

Mesaj tarafından Franky Bir Çarş. 09 Mart 2016, 17:08

Onayladım ama hala fiziksel olarak en güçlü 2.'sin.

Franky

Mesaj Sayısı : 401
Kayıt tarihi : 08/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: [Karne]Wiksax Rayl

Mesaj tarafından Misafir Bir Paz 13 Mart 2016, 19:37

Arenadan aldığım 2 puanımı da güce veriyorum. Ayrıca 760k + param oldu.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: [Karne]Wiksax Rayl

Mesaj tarafından Franky Bir Paz 13 Mart 2016, 20:29

Onay.

Franky

Mesaj Sayısı : 401
Kayıt tarihi : 08/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: [Karne]Wiksax Rayl

Mesaj tarafından Misafir Bir Cuma 18 Mart 2016, 00:23

Arenadan 240k daha geldi. Konuda da 2.5k harcamıştım.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: [Karne]Wiksax Rayl

Mesaj tarafından Captain 'God' Usopp Bir Cuma 18 Mart 2016, 00:29

Wiksax Rayl demiş ki:Arenadan 240k daha geldi. Konuda da 2.5k harcamıştım.
Düzenledim.

_________________
avatar
Captain 'God' Usopp
Admin

Mesaj Sayısı : 286
Kayıt tarihi : 18/12/15

Kullanıcı profilini gör http://oprpg.forumdizini.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: [Karne]Wiksax Rayl

Mesaj tarafından Kiyora Victoria Bir Paz 24 Nis. 2016, 18:18

Ana Statlar
Dayanıklılık 1.2 => 1.4
Farkındalık 1.3 => 1.4

Meyve Gücüne iki puan veriyorum. Altı alt dal puanı oluyor.
Saf Meyve Gücü 5 => 8
Kontrol 2 => 5

Meslek: Rotacılık 0.4 => 0.5
avatar
Kiyora Victoria
Ödül Avcısı
Ödül Avcısı

Mesaj Sayısı : 214
Kayıt tarihi : 17/01/16
Nerden : East Blue

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

1 sayfadaki 2 sayfası 1, 2  Sonraki

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz