Bir şey mi kaybettiniz? (Shingen-Clous-Kyrien)

7 sayfadaki 8 sayfası Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8  Sonraki

Aşağa gitmek

Geri: Bir şey mi kaybettiniz? (Shingen-Clous-Kyrien)

Mesaj tarafından North Blue Anlatıcı Bir Salı 29 Mart 2016, 14:34

Sonunda sergi günü gelip çatmıştı. Akşama doğru, güneşin batması çok yakın balo binası hareketlenmeye başlamıştı bile. Önünden atlı arabalar durmadan yolcularını indirip geçiyor, kimisi sağa ve sola park etmiş bekliyordu üzerlerinde sürücüleri ve kahyalarıyla birlikte. Binanın ön cephesi ışıklandırılmıştı, cam pencerelerden içerideki hengame de görülebiliyordu.
Binanın büyük giriş kapısının iki yanında pelerinli ve ellerinde tüfekleriyle bekleyen birer denizci eri bekliyordu. Onların hemen yanında ikişer Numia polisi, koyu lacivert tonlarda üniformalarıyla, tetikte bekliyor ve etrafı süzüyorlardı. Pencereden bakıldığında, içeride de onlar gibi daha onlarca polis ve denizci erinin dolaştığı veya bir yerlerde beklediği görülebilirdi.
Atlı arabalarından inen şık giyimli kadın ve erkekler sağlarına ve sollarına pek bakınmadan hızla kapıya yöneliyor ve girişteki kürsüde bekleyen smokinli adama davetiyelerini göstererek içeri buyur ediliyorlardı. Kimileri ise davetiye göstermeden, kürsüye bir miktar para bırakıp bir kağıdı imzalayarak içeri giriyordu.

Hep Yek korsanları baloya bir süre kala daha önce aldıkları kıyafetleri üzerlerine geçirip balo binasının önüne gelmişlerdi bile. Dördü de şık kıyafetleriyle balo binasına karşıdan bakıyordu.

Her biri doğrudan kapıya yöneldiğinde girişteki adam davetiye soracaktı. Davetiyeleri yoksa kişi başı 50 bin beli bağışlayarak listeye isimlerini yazacak ve öyle içeri gireceklerdi.

İçeri girdiklerinde geniş salon ve üst kata çıkan merdivenlerin insanlarla dolu olduğunu göreceklerdi. Salonun her yanına saçılmış yüksek masalar etrafından sohbet eden şık giyimli kadın ve erkekler, sanat eserlerini izleyenler, nöbet tutan polis ve denizciler, hizmet eden garsonlar vesaire. Bugün sanat eserlerinin çoğu değiştirilmiş ve daha çok yoksul çocukları anlatan eserler ağırlık kazanmıştı salonda. Salon epey parlak, içerisi oldukça aydınlıktı ve olanca şıklığıyla nezaketle sohbet edenlerin çoğu gülümsüyor ve gülüşüyordu.
Üst kata çıkan merdivenlerin girişine bir konuşma kürsüsü konmuştu, başında kimse durmuyordu. Kürsünün hemen önünde ise neredeyse onun boyunda ve ebatlarında, cam bir kutu bekliyordu. Cam kutunun üstünde ince bir zarf açıklığı vardı ve salona bakan yüzünde “Umut” yazıyordu.

Kürsünün sağına doğru merdivenlerin korkuluklarına yakın bir yüksek masada iki kadın ve bir erkeğin yanında uzun boylu, sarı saçlı, mavi koylu, geniş şapkalı, çift pistollü adam sohbet ediyor ve içkisini yudumluyordu diğerlerine göre daha gürültüyle gülerken. Sohbetleri epey eğlenceli geçiyor gibiydi.




Rp Out
Spoiler:

Soyacağınız insanları siz betimleyebilirsiniz, tek tek hedef göstermem çok uzun sürer şimdi.
Üzerinden çaldıklarınızın değerini sonradan ben belirleyeceğim, ona göre istediğinizi çalın. Mesela küpe, kolye, bilezik, cüzdan, çanta, toka, broş, bir miktar vesaire diyerek yazarsınız, ama onların değerini sonradan ben yazarım.
Ayrıca hırsızlığı yaparken etraftaki her koşulu göz önünde bulundurup oldukça detaylı yazmalı ve güzelce betimlemelisiniz, aksi halde başarısız olursunuz. Ayrıca size sadece soyacağınız kişileri betimleme hakkı veriyorum, o kişilerin hareketlerini katiyen kontrol edemezsiniz.

Sizin Rplerde çok gecikme olduğundan şimdilik artı puan alacaksınız. Rp bittiğinde ise fazladan gelişim puanı alacaksınız rp kalitesine göre.
Şimdilik 1 stat puanı ve 2 gelişim puanı kazandınız her biriniz (npc dahil). İstediğiniz gibi dağıtabilirsiniz. Npc statlarını da siz dağıtın.

Gecikme için üzgünüm, vizeler başladı ve sadece bir hafta içinde 10 sınava girmem gerekti. Yoğunluktan dolayı yetişemedim buraya.
avatar
North Blue Anlatıcı

Mesaj Sayısı : 184
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Bir şey mi kaybettiniz? (Shingen-Clous-Kyrien)

Mesaj tarafından Shingen Cracher Bir Çarş. 30 Mart 2016, 15:58

Planlar yapılmış ve beklemeye koyulmuştuk. Bundan sonrası ise el becerileri ve hırsızlık tecrübemize kalmıştı. Artık herkes kendi başına sayılırdı yani duraksadığında yanında ona yardımcı olacak birisini bulamayacaktı. Öyle böyle sergi günü gelmişti ve harekete geçmiştik.

Opera binasına baktığımda oldukça kalabalık olduğunu fark etmiştim. Kendini beğenmiş züppeler her yerdeydi ve onları soymak için bizim gibi korsanlar vardı. Buradaki tek avcının biz olmadığını tahmin ediyordum o yüzden başka tehlikelere karşı da açık olacaktım. 50 bin beli vererek balo salonuna girmiş ve bizde zengin züppe olmuştuk. Böyle daha havalı durduğuma emindim ama havayı kim ne yapsın ki bana soyulacak kaz lazım.

Balo salonuna kısaca göz gezdirip görevlileri saptamaya çalışmıştım. Şu kadının bahsettiği bağış kutusu gözüme çarpmıştı hemen. Cam kutu olan bu sandığın üzerinde umut yazıyordu. Çocuklara umut olacağını düşünüyorlardı. Şimdiye kadar neden onlara yardım etmemişti bu mahluklar. İlla birinin gözüne sokmaları mı gerekiyordu bu paraları. Kutunun yanında ise bizim ödül avcısını görmüştüm. Luna Olivie... O piçten uzak durmalıydık. Olivie demek bela demekti. Onun radar alanında iş yapmayacaktık ve bunu tayfaya da söylemeliydim. ''Beyler artık işe başlayabiliriz. Şu sarı saçlı herife fazla yaklaşmayın ve onun radarından uzak durun. Oldukça tehlikeli bir piçtir kendisi.'' diyecek ve onlardan ayrılıp işe girişecektim.

Öncelikli hedeflerim sahiplerinin başıboş bıraktığı çanta ve ceketlerin içinden değerli eşyaları almak olacaktı. Sahiplerinin yaptığı aptallığı kullanmak durumundaydım. Kolay lokmaları hallettikten sonra sırada zor hedefler vardı. Öncelikle baloyu iyice süzecek ve zenginler içinde zenginleri seçecektim. Gözüme kestirdiğim ilk hedefe klasik ama mükemmel taktiği uygulayacaktım. Yürürken ona çarpacak ve kaş ile göz arasında cüzdanını cebime atacaktım. Sonrasında güzel bir bayan bulup cilve yapacak ve ellerini öperken ona güzel sözler söyleyip gardını düşürecektim. Tam bu sırada çantasına uzanıp onun da cüzdan ve değerli eşyalarını alacaktım. Bu hedefimden sonra ise tablolarla yakından ilgilenen insanların dalgınlığından faydalanıp onların değerli eşyalarını sessizce çalacaktım. Eğer uyanık olduklarını hissedersem onlara tablo hakkında fikirlerini sorarak dikkatlerini başka yöne çekecektim. Saatleri oldukça pahalı olan kişilerle de tokalaşma sırasında saatlerini cebe indirmeyi deneyecektim. Bütün bunlar aklımda olan planlardı ve bunları uygulamak için hemen harekete geçmiştim.

Out: umarım istediğiniz gibi bir rp olmuştur. Birden fazla hedef belirledim ve olabildiğince detaylı anlatmaya çalıştım.
avatar
Shingen Cracher

Mesaj Sayısı : 161
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Bir şey mi kaybettiniz? (Shingen-Clous-Kyrien)

Mesaj tarafından Clous Cracher Bir Perş. 31 Mart 2016, 03:22

Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez. Bu atasözü tamda böyle durumlar için söylenmiş olmalıydı. Belkide milyarları kaldıracakları bir balo için bu kadar paranın lafı olmazdı. Elli bin beliyi verecekti o yüzden. Davetiye çalmakla uğraşamazlardı şimdi. Parayı verdikten sonra imzayı atıp içeri girecekti Clous. Tabiikide imzayı kendi adına değil başkasının adına atacaktı. Remy Etienne LeBeau. Bu isim aklına gelmişti birden.

İçeri girdikten sonra etrafı taramaya başlamıştı. İlk işi güvenlik görevlilerinin ve denizcilerin yerini tespit etmekti. Tabii ki bir de Şu Olivie karısının. Ama çok şaşracağı şekilde kardeşi Shingen onun sarışın erkek olduğunu söylemişti. "Bir erkek için komik bir isim" yüzü birazcık güldükten sonra iş artık başlıyordu. Profosyonellik önemliydi. O ödül avcısından uzak olmaya bakacaktı mümkün olduğunca fakat bir taraftan da gözü onun üzerinde olmalıydı. Adam en ufak bir şeyden şüphe duyarsa diye onu gözlemlemeliydi.

Tayfasından ayrılacaktı bu noktada. Birlikte dolaşma dikkat çekerdi. Geniş masaların birinin başında sohbet edenlerin yanlarına gidip sohbetlerine dahil olmaya çalışacaktı. Gnelde para onların elinde hatta göt cebindeki cüzdenlarında olurdu. mümkünse gideceği yerler sadece erkeklerin olduğu masalardı. Bir kere o koyu muhabbetlerine sızmayı başara bilirse zaten sağ ve sol yanlarındaki heriflerin göt ceplerinden iki parmağını kullanmak suretiyle cüzdanların almak çok kolaydı.

Tehlike anı için sakladığı bir numarası daha vardı ama işte o noktada Olivia işi bozuyordu.
avatar
Clous Cracher

Mesaj Sayısı : 237
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Bir şey mi kaybettiniz? (Shingen-Clous-Kyrien)

Mesaj tarafından North Blue Anlatıcı Bir C.tesi 02 Nis. 2016, 16:44

Sonunda içeri girmişlerdi ve her biri avlarını gözlerine kestirmişti.

Shingen

O parlak kıyafetleriyle fazla dikkat çekmeden ortama adapte olup sağda solda başıboş çanta ve cüzdanlar aramıştı. Ancak böylesi elit bir mekanda, elit misafirlerin çanta ve paltoları hizmetliler tarafından alınıp dolaplara konurdu, o dolapların başında da yine bir hizmetli bulunurdu. İnsanlar sohbetler edip sanat eserlerini izlediği bir salonda başıboş çanta bulmayı ümit etmek hayalcilikti. Böylelikle ilk çabası tamamen boşa çıkmıştı Shingen’in ve artık en baştan yapması gerektiği gibi, insanlara yönelmişti.
İlk gözüne kestirdiği, mavi tuvalet giymiş, tek cepli deri kadın cüzdanını eldivenli elleriyle zarifçe tutup bir beyefendiyle sohbet eden kadındı. Hızla yanından geçerken kadına çarptı ve elini bir yerlere sokuşturmaya çalıştı, ancak kadının giydiği tek parça ince tuvaletin ne bir cebi vardı, ne de bir yerlerinde sakladığı herhangi bir değerli eşyası. Sadece kulaklarında küpeler, eldivenli parmaklarında yüzükler, boynunda inci bir kolye, bileklerinde güzelce işlenmiş taş kakmalı altın bilezikler vardı. Shingen ise bu elit hanımefendiye çarpıp hiçbir şey söylemeden basıp gitmişti. Kadın ve onla konuşan adam öylece bakakalmışlardı, bu ne edepsizlikti böyle elit bir baloda böyle… Shingen böylece ilk falsosunu da vermişti ve dikkat çekmeye başlamıştı.
Onların ardından gözüne güzel bir kadın kestirip yanına yaklaştı ve bir şeyler mırıldanıp kadının elini öptü eğilerek. Kadının hoşuna gitmiş ve teşekkür ederek gülümsemişti. Shingen ise eğilirken kadının çantasına uzanıp içinden bir şeyler almayı bekliyordu, ancak bir baloda bir kadın neden üzerinde koca bir çanta taşısındı ki? Oraya en şaşalı kıyafetleri ve mücevherleriyle gösteriş yapmaya gelmiş insanlar ne diye yanlarında küçük, zarif cüzdanlar dışında ağır çantalar taşısaydılar ki? Shingen yine eli boş dönmüştü.
Gözüne kestirdiği üçüncü hedef ise tablo ve heykelciklere bakınan insanlardı. Neyse ki oradan eli boş dönmedi ve genç bir kadınla bir tablo üzerine sohbet ederken broşunu araklamayı başardı. Ancak bu broş kadının epey sevdiği bir eşyasıydı ve kaybolduğunu anladığı an yaygara koparabilirdi..



Clous

Clous epey akıllıca bir hamle yaparak erkeklerin yoğunlaştığı masalara yönelmiş ve sohbetlerine dahil olmuştu. Adamların konuştuğu entelektüel şeylerden pek anlamasa da elinden geldiğince sohbete girmeye çalışıyor, onlarla beraber gülüyor ve kızıyordu. Bazen adamlar sohbete fazla girdiklerinde ise göt ceplerini yokluyordu. Bu şekilde ikisinin cebinden ufak cüzdanlar araklamayı başarmıştı bile…



Rayno

Hırsızlık hakkında hiçbir fikri olmadan etrafına bakınıyor ve bir av kolluyordu kendine Rayno. Sonunda acemice planlarını tasarlayıp işe koyulmuştu. Hizmetlilerden bir kadeh şampanya alıp yürürken, siyah giyinmiş adamın tekine çarpıp tüm kadehi ceketine boşlattı. Adam şaşırırken o heyecanla özür diledi ve cebinden çıkardığı mendille ceketi silmeye başladı yine özür dilerken. Adam hoşgörülüydü ve önemli olmadığını söyleyip lavabolara yöneldi. Ancak Rayno ceketi silerken bir eliyle iç cebini yoklamış ve adamın cebinde bir tomar para bulup birkaç banknotu hızla çekip çıkarmış ve elinde buruşturarak saklamıştı bile.

Onun ardından saçında güzel işlemeli tokası olan bir kadına yanaşıp sohbet başlatmıştı hizmetlilerden kaptığı iki kadeh şampanyadan birini ikram ederek. Sohbet koyulaşınca kadının saçı hakkında yorum yapmış ve ne kadar güzel olduğundan dem vurmuştu. Tokadan ise hiç bahsetmeyerek eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmemeye çalışıyordu. Sohbet ilerledikçe ise saçında hafif bir dağılma olduğunu söylemiş ve düzeltmek için iznini istemişti. Kadın şaşırınca da, o güzel saçınızı düzeltirken bir de dokunmak isterim demişti. Kadın gülerek kabul etmişti ve Rayno saçı düzeltirken, hiç dağıtmayacak şekilde, saça pek de etkisi olmayan ve sadece süs için başında duran tokayı da çekip almıştı kadının başından.
Ondan da kopup yeni hedefler peşinde düşmeye yeltenmişti ki kadın onun peşini bırakmıyordu. Sohbeti epey hoşuna gitmişti ve bu geceyi yatakta bitirmeye kararlı gibiydi…



Kyrien

Grubun en salaşı Jack, boş boş etrafına bakınıyordu öylece. Olivie’nin kadınlarla sohbet ettiği masanın yakınından geçerken biraz göz gezdirmişti adama. Herif salondaki şık giyinmiş insanlar arasında alabildiğine sırıtıyordu kıyafetleri ve silahlarıyla. Ancak hiç kimse bu durumu tuhaf karşılamıyordu. Sohbeti de epey koyu gibiydi. Komik şeyler anlatıp kadınları güldürüyordu, masada dikilen diğer adam ise sırıtıyordu arada. Belli ki kıskanmıştı bu güzel suratlı komik ödül avcısını.
Jack burada fazla oyalanmadan gidecekti ki o masanın yakınında, üst kada çıkan merdivenlerin girişine konmuş, önünde bağış kutusunun durduğu kürsüye kısa saçlı, uzun kırmızı bir kıyafet gitmiş süslü bir kadın çıktı elinde birkaç kartla, “ıhı. Kıymetli konuklar, takim etmekten şeref duyarım. Asil kralımız majeste Liemni Arvinu Dialon, asil kraliçemiz leydi Nienve Deila Dialon ve maiyeti teşrif ettiler!” Salondaki herkes aniden girişe dönmüştü. Olivie sohbet ettiklerinde özür dileyerek aceleyle kapıya yönelmişti. Salondaki herkes girişe bakıyordu şimdi, fısıldaşmalar duyuluyordu. Herkesin dikkati kapıda ve içeri girecek olan kral ile kraliçedeydi. Kapının önü tamamen boşalmış, insanlar iki yana saçılmıştı. İki asker iki yandan kapıyı açtığında ise içeri önce bol düğmeli mavi ceket giymiş ince top sakallı, kısa saçlı sert görünümlü biri girdi ve etrafa bakınarak birkaç kişiye başıyla selam verdi. Selam verdikleri arasında Luna Olivie de vardı. İçeri giren, Numia polis şefi Norve Raldo idi ve kral ile kraliçeyi o koruyordu. Raldo içeri yönelip insanları uyardıktan sonra, girişte bekleyen süslü arabadan önce kral, ardından kraliçe indi. İkisi de balonun en şıkları olacakmışcasına şık giyinmiş, zıynetlerini takınmış burnu havalarda yürüyorlardı. Onların ardından ise asil oldukları her hallerinden belli dalkavuk elitler yürüyordu. Kral ile kraliçe salona girdiğinde kibar bir alkış furyası başladı. İkisi onlar için açılan yoldan yürürken insanlara selam veriyordu. Doğrudan merdiven girişine geldiler ve fotoğraflarını çeken gazetecilere poz vererek bağış kutusuna dolgun zarflar bıraktılar. Ardından tekrar insanları selamlayarak maiyetleri ve Raldo eşliğinde merdivenlerden üst kata tırmanıp gözden kayboldular. Olivie ise aşağıda kalmıştı. Kral ile kraliçe gittikten sonra salondaki fısıldaşmalar daha da yükselmişti ve tüm dikkatler onlara yönelmişti yine. Yöneticileri hakkında yorumlar yapıyorlar, dedikodular üretiyorlardı elit insanlar…
Kyrien ise bu karmaşa başladığı andan itibaren fırsatı değerlendirmiş ve hengamede birkaç cüzdan ile bir broş ve bir de kolye araklamıştı.



Norve Raldo
Spoiler:


Statlar:
Güç: 2.2
Dayanıklılık: 2.3
Hız: 2.5
Farkındalık: 2.4



RP Out
Spoiler:

Shingen. Hayır istediğim gibi olmamış yazdıklarınız. Size özellikle muallak şeyler yazmayıp detaylıca anlatmanız gerektiğini söylemiştim. Yine muallak yazmışsınız. eğer muallak yazarsanız, örnekte görüldüğü gibi başarısız olursunuz. Muallak yazılmış şeye bahane üretmek için sonsuz gerekçe olabilir. Bu yüzden her şeyi kesin ve net biçimde yazın ki aksi bir durum yaşanmasın.
Rayno turunu size bir örnek olarak yazdım. Onunki gibi, kurbanı betimleyerek, ne yapacağınızı yazarak güzelce anlatın.
avatar
North Blue Anlatıcı

Mesaj Sayısı : 184
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Bir şey mi kaybettiniz? (Shingen-Clous-Kyrien)

Mesaj tarafından Shingen Cracher Bir Paz 03 Nis. 2016, 21:29

Baloya girmiş ve hedeflerini gözüme kestirmeye başlamıştım . Arkadaşlarıma Olivie'den uzak durmalarını söylemiş ve kendi işime koyulu vermiştim. Fakat aradığım gibi hedefler bulamamıştım. Üç farklı kişiyi gözüne kestimiştim ama bunlardan ikisi hüsranla sonuçlanmıştı. Sonuncu kurbandan ise bir bronş almıştım ama bu bronşun kaybolduğunun fark edilmesi uzun sürmeyecekti.

Etrafa iyice bakmış ve baloya gelenlerin çantaları nereye koydukları dikkatimi çekmişti. Çantalar dolaplara konuluyordu ve bu dolapların başında sadece bir hizmetli bulunuyordu. Bu çantalar şu anlık oldukça güzel hedeflerdi. Dikkatimi bu dolaplara ve içindeki çantalara yöneltmiştim.

Dolapların nasıl korunduğunu iyice gözlemleyecektim. Dolapların başındaki hizmetliyi süzecek ve işini nasıl yaptığını öğrenecektim. Sonrasında ise Kyrien ile bir plan yapacaktım. Bu planda öncelikle Kyrien'i gözüme kestirmiş gibi yapacaktım. Kyrien'e ondan ayrıldıktan 3 dakika sonra tuvalete gitmesini söyleyecektim. Kyrien ile ayrıldıktan sonra dolapları bekleyen hizmetçinin yanına gidip Kyrien'i süzecek ve bunu da belli edecektim. Kyrien tuvalete doğru yöneldiğinde ise hizmetliye 100 bin beli verecek ve ''Şu herife mesaj iletmeni istiyorum'' diyecek ve ardından mesajımı söyleyecektim. ''Onu aşağıda beklediğimi söyler misin? Bu sır aramızda kalacak ama'' diyecek ve sırtına vuracaktım. ''Sen gelene kadar burada olacağım merak etme gittiğini kimse anlamaz.'' diyecek ve Kyrien ile planladığımız gibi hareket edecektim. Hizmetliye gerçek bir Gay imajı verecek ve asıl niyetimden şüphelenmesini istemeyecektim. Eğer teklifimi kabul etmezse ''O zaman seninle güzel bir gece geçirebiliriz.'' diyerek onun Kyrien'in peşinden gitme olasılığını daha da arttıracaktım.  Geri kalan iş ise Kyrien'deydi. hizmetliyi kuytu bir yerde kıstıracak ve onu etkisiz hale getirecekti. Sonrasında ise kıyafetlerini alıp dolapların başına geçecekti. Plan başarılı olursa çantaların hepsi elimize geçecekti. Bu çantalarda neler olduğunu tahmin bile edemiyordum.

Out: Farklı bir şey deneyeyim dedim. Olmazsa da yapacak bir şey yok denemekten zarar gelmez Very Happy
avatar
Shingen Cracher

Mesaj Sayısı : 161
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Bir şey mi kaybettiniz? (Shingen-Clous-Kyrien)

Mesaj tarafından Clous Cracher Bir Ptsi 04 Nis. 2016, 03:35

Yavaş da olsa emin bir şekilde ilerliyordu Clous. Şimdilik iki kişiden çalsada devamını getirmeye çalışacaktı aynı şekilde. Bu arada adamların nelerden bahsettiğine dair en ufak bir fikri yoktu fakat yinede sohbetlerine ortak olmaya çalışıyordu. Formülü gayet basitti aslında. Onlar gülünce gül, sinirlenince sinirlen hatta çok abartmadan küfret. En sonunda da sessizce masayı terk et.

Birkaç masada daha aynı taktiği denedikten sonra birden herkes susmuş ve tek bir tarafa doğru yönelmişti. Birilerinin geldiği anons ediliyordu. Tabi bu arada oturduğu masadan kalkmakta olan erkeklerden de yine iki parmağını kullanarak bir şeyler yürütmeye çalışacaktı. Ardından o da kalkacak ve kalabalığın olduğu yere gideekti kral ve kraliçeyi görmek için. "vay anasını..." Diye içinden geçiriyordu onlara bakarken.

Bu arada onlar zarf koyarken Clous'un aklına bir fikir daha gelmişti. Paralarını almak için çok daha kolay bir yöntem. Hemen zarf bulacaktı bulabildiği kadar. Ve ardından parasını çaldığı insanlar hariç diğer insanlardan para toplayacaktı bağış kutusuna atmak için. Tabi bazı zarfların içine dolu görünsün diye  boş zarflar koyacak ve biraz para dolu zarf topladıktan sonra bu içinde boş zarf olan dolu zarfları para vernlere göstere göstere kutuya atacaktı.
avatar
Clous Cracher

Mesaj Sayısı : 237
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Bir şey mi kaybettiniz? (Shingen-Clous-Kyrien)

Mesaj tarafından North Blue Anlatıcı Bir Ptsi 04 Nis. 2016, 18:56

Shingen

Dolaplar üst kata çıkan geniş merdivenin sağ ve sol yanında bulunuyor ve iki taraftan da merdiven altına kapılarla açılıyordu. Shingen sol yana giderek orada duran hizmetliyi süzdü bir süre. Hizmetli hiçbir şey yapmıyor, sadece kapının girişinde bekliyordu öylece. Her an binaya giren yeni bir davetlinin kürkleri ve çantalarıyla gelecek giriş hizmetlilerini bekliyordu. Shingen plana göre hizmetlinin görebileceği şekilde Kyrien’i süzecekti. Plan Kyrien’in pek hoşuna gitmese de kabul etti ve hizmetlinin görebileceği bir yerde durarak duvardaki tabloları incelemeye başladı. Shingen ise onu izliyordu. Bu durum hizmetlinin dikkatini çekmişti, ancak pek önem vermiyordu. Kyrien oradan ayrılıp tuvaletlere yöneldiğinde ise Shingen derhal hizmetliye yanaşıp teklifini sundu. Hizmetli şaşırmış ve sevinmişti. Bu kadar zenginin katıldığı bir davette elbette bahşiş koparmayı bekliyordu, ancak bu kadar yüklü bahşişin böylesi bir şekilde gelmesini beklemiyordu. Derhal parayı kapıp Kyrien’in peşine düştü. Giderken elinde tepsiyle boş duran bir arkadaşına seslenmişti, “Lou! İki dakika yerime bak!” Merdivenin ilerisinden sola dönen koridora girdi ve tuvaletlere yöneldi. O arada seslendiği arkadaşı da gelip dolabın girişinde durmuştu Shingen’i selamlayıp.

Kyrien birkaç dakika sonra tuvaletlerden çıktığında hızla dolaba yönelmeyi düşünüyordu.


Rayno

Vahşi cazibeli Rayno hala kurtulamamıştı kadından. Ne kadar meşgul olduğunu belirtip bahaneler uydursa da kadın sürekli peşindeydi ve o da bahaneler bularak arkasından geliyor, sohbet etmeye çalışıyordu. “Coresyo’nun bu çalışması fazlaca maniyerist değil mi sizce de…” diye laflara giriyordu hep. Rayno kadının neyden bahsettiğini bile bilmiyordu, sadece gülüyor ve baş sallıyordu kibarca. Birkaç deneme sonra bu kadının vazgeçmeyeceğini anlayınca o da niyeti bozdu ve sırnaşmaya başladı. Bir süre sonra ikisi de kıkırdayarak erkekler tuvaletine yönelmişti. Rayno içten içe özür diliyordu arkadaşlarından, ama bu azgın kadının bir derse ihtiyacı vardı.

Onlar boş bir kabine girip oynaşmaya başlamışken kapı açıldı ve içeri biri girdi. Musluğun sesi gelirken ikisi de sessizce kıkırdıyordu boş kabinde. Bir dakika geçmeden bir başkası girdi içeri ve az önce giren adama bir şeyler söylemeye başladı, “Beyaz saçlı beyefendi sizi bekliyor” gibi bir şeyler demişti. O an tok yumruk sesleri gelmeye başlamış ve kabinde saklanan Rayno ile kadın hayretle birbirlerine bakmışlardı. Rayno kapıyı aralayıp baktığında Kyrien’in bir hizmetliyi bayıltıp kenara çekmeye çalıştığını görünce durumu anlamış ve kapı aralığını hızla kapatıp kadının da görmesine engel olmuştu. Şimdi kadının yüzüne bakıp gülüyordu, “Heh, basit bir anlaşmazlık herhalde. Biz işimize bakalım tatlım.” Rayno’nun bu umursamazlığı kadının hoşuna gitmişti. Heyecanlı bir şeyler arıyordu ve erkekler tuvaletinde gizlenerek sevişirken lavabolarda birileri kavga ediyordu. Bu kadına bundan fazlası haz veremezdi şimdi…



Clous

Clous birkaç dakikalık kargaşadan yararlanmak yerine daha basit bir planı tercih etmişti. Hizmetlilerden boş zarflar almıştı para doldurup kasaya bağışlamak bahanesiyle. Sonra elinde zarflarla tek tek insanlar arasında dolaşıp bağış için para istemeye başladı. Uğradığı herkes adama tuhaf tuhaf bakıyor ve uzaklaşıyordu, bazıları ise tersliyordu. İnsanlar buraya bağışları birinci elden vermek üzere gelmişti zaten, adamın birinin onların yerine atmasına gerek yoktu. Şimdi birçok kişi Clousu mimlemişti, bazıları ise bu herifin kim olduğunu düşünmeye başlamıştı. Kimseye tanıdık gelmiyordu siması, Numia zenginlerinden olamazdı zira camiada yüzünü bilen yoktu. Son uğradıklarından biri açıkça sormuştu bunu, “Pardon bayım, ne işle meşguldünüz? Yüzünüz hiç tanıdık gelmiyor, oysa bu salondaki hemen herkesi tanırım?”

avatar
North Blue Anlatıcı

Mesaj Sayısı : 184
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Bir şey mi kaybettiniz? (Shingen-Clous-Kyrien)

Mesaj tarafından Clous Cracher Bir Çarş. 06 Nis. 2016, 03:14

Clous tam anlamıyla sıçtığını düşünüyordu. Bir iki kere red cavebı alınca bırakması gerektiğini anlamıştı fakat son bir deneme, son bir deneme diye diye durmak bilmemişti. Sonrada zaten bu haldeydi. Aklını kullanması gerekiyordu. Pratik zekasını. İki gün önce barda yaptığı gibi deli taklidi yapabilirdi ama o zaman çok dikkat çekerdi. Özllikle dikkatini çekmek istemediği adamlar olduğu için bunu yapamazdı.

Karşısında adam bekliyordu ve o düşünerek zaman kaybetmek istemiyordu. Karşısındaki adam kıllanabilirdi böyle. Bu sebeple saçma da olsa aklına gelen şeyleri söyleyecekti.

"Ben de yetimim efendim. Tıpkı bu bağış topladığınız çocuklar gibiydim. Yetimhanede büyüdüm. Şansım sayesinde bugün durumum daha iyi ama benim gibiler için yardm topladığınızı görünce yardım param olmasada bari böyle yardım edeyim dedim." Elnetteki bu cümleleri kurarken çok mahçup bir ifadesi olacaktı. Böyle kodamanların şehrin ara sokaklarından kimseyi tanımadığını çok iyi biliyordu.
avatar
Clous Cracher

Mesaj Sayısı : 237
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Bir şey mi kaybettiniz? (Shingen-Clous-Kyrien)

Mesaj tarafından Shingen Cracher Bir Çarş. 06 Nis. 2016, 13:58

Hedefimi değiştirmiştim. Kişilerle tek tek uğraşacağıma, hepsinin eşyalarının toplandığı yere odaklanma fikri daha çok kafama yatmıştı. Zaten fazla vaktimiz olduğu söylenemezdi. O yüzden olabildiğince kısa bir vakitte olabildiğince fazla vurgun yapmalıydık. Kyrien ile beraber planımıza başlamıştık. Ben üzerme düşen görevi yapıp görevliyi Kyrien'in ayağına göndermiştim. Bundan sonrasını Kyrien'e bırakmış ve beklemeye koyulmuştum.

Bu sırada Clous'un başının biraz belada olduğunu görmüştüm. Ahhhh gene pot kırmıştı anlaşılan. Hemen baloda görevli bir garson bulup yanıma çağıracak ve ''Şu adamın zarfına verdiğim paradan koy ve koyarken beyefendi yaptıklarınızı takdir eden bir kişiden gelmiştir. O yetimler için yaptığınız şeylere minnettar olduğunu da ekledi. de" ve benim gönderdiğimi belli etme. diyecek ardından cebimden 120 bin beli çıkartıp garsona verecektim. ''20 bin belisi senin 100 bin belisini zarfın içine koy. Bir daha söylüyorum sakın benden geldiğini söyleme.''

Görevli gitmeden yerine bir arkadaşını bırakmıştı. İsmi Lou idi. Hizmetli 2 dakikaya yerine bakması gerektiğini söylemiş ve uzaklaşmıştı. Daha fazla bekleyeceği kesin gibiydi. Kyrien hizmetlinin yerine geçince fazla sorun çıkarmamasını umuyordum. Arkadaşının yokluğunu hissedecektir bu yüzden onun gönlünü şimdiden rahat ettirip arkadaşını aramasını engellemeliydim. Eğer öyle bir şeye kalkışırsa bu adamı öldürmek zorunda kalabilirdim. Bu düşünce kafamda belirdiği anda ''Sakınnnn, bu yükün altından kalkamazsın Shingen. Hırsızlık ve insan öldürmek apayrı şeyler. Vicdanın ve ben böyle bir şey yaparsan seni rahatsız bırakmayız.'' demişti diğer kişiliğim. Lanet olası pislik her zaman böyle mi olmak zorundaydı. Dedikleri çok umrumda değildi yakalanmamak için o adamı bile öldürebilirdim. Umarım buna gerek kalmazdı.

Lou'ya bakıp "Arkadaşının işi uzun sürecek gibi duruyordu. Giderken hiç de hemen gelecek bir hali yoktu." diyecek ve aklına karpuz kabuğunu sokacaktım. Sonrasında Kyrien'in gelmesini bekleyecek ve yerini usulca ona bırakmasını umacaktım. Eğer sorunsuz bir şekilde dolapların başından ayrılırsa zaten sıkıntı yoktu. Bu ihtimal gerçekleşirse Kyrien'den palto ve çantaları alıp içindeki değerli eşyaları alacak ve geri yerine koymasını söyleyecektim. Bu şekilde dolaplardaki değerli eşyaları fazla dikkat çekmeden cebe indirip olay yerinden uzaklaşabilirdik. Eğer bir sorun çıkarsa hizmetliye 50 bin beli verip bizi Kyrien (hizmetli) ile yalnız bırakmasını söyleyecektim. Kyrien'e yine aynı şekilde alıcı gözüyle bakmayı da ihmal etmeyecektim.
avatar
Shingen Cracher

Mesaj Sayısı : 161
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Bir şey mi kaybettiniz? (Shingen-Clous-Kyrien)

Mesaj tarafından North Blue Anlatıcı Bir Çarş. 13 Nis. 2016, 22:48

Clous

"Ben de yetimim efendim. Tıpkı bu bağış topladığınız çocuklar gibiydim. Yetimhanede büyüdüm. Şansım sayesinde bugün durumum daha iyi ama benim gibiler için yardm topladığınızı görünce yardım param olmasa da bari böyle yardım edeyim dedim." Adam şaşırmıştı bunu duyunca, “Bir yetime göre çok şık ve pahalı kıyafetler giyiyorsunuz bayım. Bu şehirde bu kadar hızlı yükselen bir yetim mutlaka tanınırdı. Oysa sizi hiç kimse tanımıyor. Şüpheciliğimi mazur görün, ancak bugün sergilenecek elmas yüzünden buraya dolandırıcıların muhakkak uğrayacağına dair yaygın bir kanı var. Bana adınızı ve nerede ne işle meşgul olduğunuzu söyleyebilirseniz memnun olurum. Aksi halde sizi soruşturmak üzere polislere ihbar etmek durumundayım” Adam lafını bitirip Clous’a daha bir şüpheyle bakmaya başlamıştı ki bir garson, elinde bir miktar parayla aralarına girdi, “Yaptıklarınızı takdir eden bir beyefendiden geldi efendim, bağışlar için” dedi ve elindeki parayı zarfın birine yerleştirip Clous’a uzattı. Elinde şampanyasıyla çatık kaşlı duran beyaz adamın merakı artmıştı şimdi, ancak şüpheleri bir türlü gitmiyordu. “Tebrikler bayım, çabalarınız bir sonuç verdi sonunda. Gelin şu paraları birlikte atalım kasaya” dedi gülerek. Clous’un koluna girmiş ve merdiven girişinde bekleyen bağış kasasına yönelirken onu da yanında götürmeye niyetlenmişti.


Shingen

Kyrien gideli birkaç dakika olmuştu ki Shingen beklemekten sıkılıp planlamadığı şekilde hizmetlinin yerine geçen arkadaşına yöneldi, "Arkadaşının işi uzun sürecek gibi duruyordu. Giderken hiç de hemen gelecek bir hali yoktu." Dedi kapıda beklerken davetlileri süzen görevliye. Genç adam bir an irkilip gülümsedi Shingen’e, “Endişelenmeyin efendim, zaten yapacak pek bir işim yok şimdilik. Bekleyebilirim”

O an Kyrien tuvalet kapısından yüzünü gösterdi ve temkinli adımlarla salona girdi. Etrafı gözlerken dolap kapısında başkasının beklediğini ve Shingen ile konuştuğunu görünce hemen yüzünü döndü ve tuvalete geri girdi. Üstünde az önce bayılttığı hizmetlinin kıyafetleri ile diğer hizmetlilere görünse anında enselenirdi, zira buradaki her görevli bir birini tanıyor olmalıydı. Hızla bir şeyler düşünüp Shingen’in bu aptalca planını rayına oturtmalıydı. O endişeyle düşünür ve aynalar karşısında bir ileri bir geri giderken kabinlerden birinden bir inleme sesi duyar gibi oldu. O an beynine kaynar sular dökülmüştü, birileri tuvaletteydi ve az önce yaptıklarını da görmüştü. İşini şansa bırakamazdı artık, bu her kimse etkisiz hale getirmeliydi balo sonuna dek. Yavaşça ve sessiz adımlarla sesin geldiği kabine yanaşıp kulağını kapıya dayadı. Şimdi tam anlayamadığı fısıldaşmalar duyuyordu. Bir kişi değildi içerideki. Gülümsedi Kyrien, birileri içeride güzel vakit geçiriyor gibiydi. Belki de onu hiç duymamışlardı, ama risk alacak durumda değildi. Açığa çıktıkları an işlerini anında bitirecek adamlar vardı bu baloda. Rayno’nun anlattığına göre polis şefi Raldo epey tehlikeli biriydi ve şu ödül avcısı. Yine de bunlar sadece bildikleri iki kişiydi. Denizci ve polis komiserleri arasından da epey tehlikeli adamlar çıkabilirdi.
Kapıya olanca gücüyle vurup açtı, karşısında yarı çıplak Rayno ve kucağındaki sarışını görünce kalakaldı, “Rayno! Ah! Afedersin. Aman tanrım kahrolası herif” hızla kapıyı kapadı, “Burada ne halt yiyorsun sen, yapacak onca işimiz var” İçeriden tok giyinme sesleri geliyordu. Rayno’nun sesi yükseldi, “Endişelenmene gerek yok ahbap, yaptığın her şeyi sadece biz duyduk” Kapıdan çıktı ve hizmetçi kılıklı Kyrien’i süzdü gülerken, “Lena, işte bu Kyrien, doktorumuz” kapıdan çıkan kadın Rayno’nun koluna girdi imalı imalı gülümserken, “Memnun oldum doktor, Oumilenna Rita” Kendini tanıtırken boşta kalan sağ elini şaşkın şaşkın bakan Kyrien’e uzatmıştı…


Rp out
Spoiler:

Gecikme için üzgünüm.
Harcadığınız her kuruşu paranızdan düşün. Anlık olarak imzanıza işleyin. Rp bittikten sonra kazandığınız tüm para toplu olarak yazılacaktır.
avatar
North Blue Anlatıcı

Mesaj Sayısı : 184
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

7 sayfadaki 8 sayfası Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8  Sonraki

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz