D Grubu : Mente Divine-Meirin-Clous

1 sayfadaki 7 sayfası 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7  Sonraki

Aşağa gitmek

D Grubu : Mente Divine-Meirin-Clous

Mesaj tarafından Kyros Bir Ptsi 08 Şub. 2016, 02:22

Fakirlik bazen cidden insanın başına bela olabiliyor. Bu günde fakirliğin nelere yol açtığını yakından göreceğiz. Büyük olaya başlamadan önce kendimi tanıtayım. Bendeniz arenanın bilinmeyen ve taktir edilmeyen emektarı Kyros'um. Bu gün sizi eğlendirmek için düzenlediğim büyük bir etkinliği sunacağım.

En başta dediğim gibi fakirlik başa bela. Bu günkü arenanın katılımcıları da çok parasız kalmış olacak ki 5m için hayatlarını riske atıyorlar. Evet, büyük ödülümüz tam tamına 5m. Bu para bazıları'nın ayakkabı kutusuna konacak kadar ufak bir mebla ama bu gün burada yarışanlar için ise hayatları boyunca gördükleri paraların toplamından fazla.

Özel bir adaya dövüşmek için getiriliyorsunuz. Hepinize kurallar anlatılıyor. Üçünüzde adanın ağaçların oldukça sık olduğu "Kara Orman" olarak adlandırılan kısmına konmuş durumdasınız.

Şuan hepiniz sadece sizin bulunduğunuz bir oda'nın içindesiniz. Oda'nın içi çok sayıda silah ve malzeme ile dolu. Yanınızda istediğiniz kadar silah alabilirsiniz.
avatar
Kyros

Mesaj Sayısı : 156
Kayıt tarihi : 08/02/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: D Grubu : Mente Divine-Meirin-Clous

Mesaj tarafından Clous Cracher Bir Ptsi 08 Şub. 2016, 04:17

Claus para kazanmak ve borcunu ödeyebilmek için herşeyi yapmaya hazırdı. Evet, herşeyi. Hatta çok para veren çıkarsa o ilk akla gelen şeyi bile yapabilirdi. Paraya değer bile vermeyen birinin bu hale düşmesi çok acı olsada neyseki o ilk akla gelen şeyi henüz ona teklif eden olmamıştı. Hayır ona teklif edilen şey bir dövüş turnuvasıydı. Ucunda beş milyon olan bir turnuva. Borcunun neredeyse onda biriydi bu para ve bu yüzden kazanmalıydı.

Rakiplerini tanımıyordu. En azından biri hariç diğer rakiplerini tanımıyordu. Kardeşi. Doğal olarak o da turnuvaya katılmıştı. Onla henüz ilk raundan karşılaşmamak için bildiği bütün duaları okumuştu ama duaları kabul olmuş muydu onu da bilmiyordu. Tek bildiği şey ise boynuna astığı bu madalyonu koruması gerektiğiydi. Birde diğer rakiplerininkinialması gerekiyordu. Bunu yapmak için ise istediği ekipmanı kullanabilecekti bu odadaki. 

Kılıçlar, baltalar, mızraklar ve dahası. Çok fazla silah vardı burada ama onun öncelikli yapacağı şey kendi çivilerini almak olacaktı. Çok kalabalık olmaması için iki paket çivi alıp ceplerine koyacak ve ağzına da üç, beş tane atacaktı. Tabiki hazırlıklı olmak adına da çivi paketlerinin kapaklarını yırtıp atacaktı.
avatar
Clous Cracher

Mesaj Sayısı : 237
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: D Grubu : Mente Divine-Meirin-Clous

Mesaj tarafından Misafir Bir Ptsi 08 Şub. 2016, 13:13

Meirin, uzun zamandır izin kullanmıyordu. En son izin aldığında garip bir bara gidip bir  Amirali aramıştı.  Bu sefer ki izninde ise daha sakin bir maceraya atılacaktı. Ölümcül bir dövüşe katılmak... Meirin'e göre o barda 15 dakika geçirmek ölümden daha korkunçtu. Bu yüzden yaptığını garipsemiyordu. Valko adası sıkıcıydı. Yüzbaşı Tuhatta ve Yüzbaşı Tuhat'ın kavgaları dışında eğlenceli bir şey yoktu.  Ayrıca işin ucunda para ödülü vardı; gerçi parayı o kadar da fazla önemsemiyordu. Bu dövüşe katılacak olmasının en önemli sebebi  Rashibal'den arkadaşlarının da katılma ihtimalinin olmasıydı. Cabrio, Jackiham gibi arkadaşları böyle ilginç etkinlikleri kaçırmazlardı. Eğer hala yaşıyorlarsa ve arena bölgesine yakınlarsa mutlaka oraya katılırlardı. Bu yüzden oraya gidip etrafa bir göz atmalıydı.


Başvurusunu yaptı, dövüş günü geldi. Meirin'in de içinde bulunduğu bir grup yarışmacı bir adaya bırakıldı. Meirin, iki kişi ile birlikte ormanlık bir bölgeye götürülmüştü. Ardından her birinden farklı bir odaya girmesi istendi. Meirin, içi silahlar ile dolu olan bir odaya girmişti.Diğerlerinin bölümünde de benzer şeyler olmalıydı. İçerideki görevli kişi kendisine kuralları açıkladı.
2 rozeti olan üst tura geçecekti. Demek ki bir rozet daha almak zorundaydı. Silah seçimini iyi yapmalıydı.

Yakın dövüşte kendisine güveniyordu. Ayrıca Rashibal maceralarından dolayı bulundukları ormanlık alan  avantajınaydı; fakat uzaktan saldırılara veya beklenmedik tuzaklara karşı bir savunması yoktu. Bu yüzden savunmaya yarayacak bir silah seçmeliydi.
Bir süre bakındıktan sonra çok kullanışlı bir  kalkan gördü.  Kalkanın kullanışlı olmasının sebebi,  önünden iki küçük delik açılıp arka tarafına uzun bir ip geçirilmiş olmasıydı. Bu sayede kalkanı elinde tutmak yerine  sırtında taşıyabilirdi. Ayrıca arkadan gelen saldırılara karşı da küçük de olsa bir koruması olurdu.  

Kalkan tamamdı. Meirin ek olarak kendisine bir kılıç almıştı.  Şu an mekanik bir kaplumbağaya benziyordu. Sırtındaki Kalkan biraz ağır olsa da bu halini tatlı bulduğundan buna katlanacaktı.
Meirin ,dışarı çıktığında ilk iş rozetini cebine koyacaktı. Bu sayede biri rozetini almaya geldiğinde rozetinin çalındığını söyleyerek rakibini kandırabilirdi. Ardından da güvenli bir yere gidip bir saat kadar bekleyecekti. Eğer her şey planladığı gibi giderse daha sonra erzak depolarının olduğu bölümü arayıp orada pusuya yatmayı planlıyordu.


En son Meirin tarafından Ptsi 08 Şub. 2016, 14:27 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: D Grubu : Mente Divine-Meirin-Clous

Mesaj tarafından Misafir Bir Ptsi 08 Şub. 2016, 14:16

"Neden buradayız?"
"Ödülü kazanmak için."
"Paraya gerçekten ihtiyacımız var mı?"
"Bazı şeylerin gerçekleşmesi için, paraya ihtiyacımız var."
"Anladım. Peki buraya nasıl geldik?"
"Gemiyle. Adadan bindiğimiz bir gemi bizi bir köşeye attı. Bir iskelede bir adamın sığabileceği, küçük ve dar bir iskeleye ayak bastın. Sonra tek seçeneğin olan kapıdan geçtiğinde bu lanet yerdeydik işte."
"Bu adada ne böyle. Burada her türlü silah var. Savaşacağımız kişiler insan değil mi?"
"Sadece işine yarayanları al. Gereksiz ağırlık yapma."
"Peki o zaman, daha önce planladığımız gibi mi?"
"Evet."
Silahlar arasında aradağımı bulmak biraz vaktimi aldı, ama bir süre sınırı tanınmamıştı bana, ben de vaktimi kullandım. Ağır ağır haraktet ettim, bir arbaleti kemerle sırtıma astım ve 5 tane ok aldım. 5 metre uzunluğunda tel ve kendi silahlarımla hazırdım artık.
Yavaş adımlarla kapıya yürürken aklımdan geçirdim, neden buradayım? Çünkü ses öyle istedi. Bu para gerçekten benim ihtiyacım olan bir şey mi? Açık bir dövüşte pek şansım olacağını sanmıyorum, gizlenecek yer bulabilecek miyim? Sesin dediğini yapacağım tabi ki, daha önce planladığımız gibi, yani Ses'in dediği gibi. Kapıya doğru yürüyüp çıkmam gerekiyor önce.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: D Grubu : Mente Divine-Meirin-Clous

Mesaj tarafından Kyros Bir Salı 09 Şub. 2016, 00:50

Anlaşılan Meirin de robot dans sevenler arasında. Clous aranızda en erken dışarı çıkıp hareket eden. Meirin ondan 3 dakika sonra çıkıyor. Divine ise 6 dakika sonra dışarı çıkıyor.

Hepiniz dışarı çıkıyorsunuz. Dışarı çıktığınızda kendinizi çok yüksek bir tepede buluyorsunuz. Hemen arkanızda az önce çıktığınız oda ve onun bulunduğu kulübemsi yapı. Onun arkasında ise uçurum. Aşağıda deniz var.

Çevrenize daha dikkatli baktığınızda sizin bulunduğunuz gibi 2 tepe daha görüyorsunuz. Aşağısı ise kocaman bir orman. İçi tamamen vahşi hayvanlarla dolu. Ağaçlar oldukça sık ve yüksek. Ağaçlar gizlenmek için iyi bir seçim olabilir lakin vahşi hayvanları hesaba katmayı unutmayın.   Size verilen bilgilere göre düşmanlarınız diğer tepelerden başlıyor. Tepeler arasında doğrudan bir yol yok. Önce aşağı inip ormana girmeniz gerekiyor.


Note: Her biriniz bir tepedesiniz.
avatar
Kyros

Mesaj Sayısı : 156
Kayıt tarihi : 08/02/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: D Grubu : Mente Divine-Meirin-Clous

Mesaj tarafından Clous Cracher Bir Salı 09 Şub. 2016, 03:08

Hemen bulunduğu adadan çıkmıştı Clous. Hiç vakit kaybetmek istemiyordu ama bir yandan da işleri aceleye getirip Eline yüzüne bulaştırmamalydı. 

Odadan çıkıp etrafa baktığında bir tane tepenin üstünde olduğunu görmüştü. Dahası adada iki tane daha bunun aynısı tepevardı. Görebildiği tek insan yapımı şey ise çıktığı oda ve klübeydi. Ayrıca çok net olarak seçilmesede diğer tepelerde de kendisinin ki gibi klübeler vardı. Ki aslında mantıken de onların orda olduğunu görmesine gerek yoktu. Yinede tedbiri elden bırakmak istemiyordu Clous. 

Şimdi ise yapması gereken şey öncelikle bulunduğu tepeden aşağı inip sonrasındaysa adanın ortasına gitmekti. Oyunun kuralları buydu. Tepeden aşşağı inerken de elinden geldiğince dikkat edecekti yanlış bir yere basmamaya veya tutmamaya. Aslında az önce çıktığı odadan iniş kısmında ona yardımcı olacak birşey almadığına pişmandı. Dayanacağı bir çubuk gibi. Eğer sorun şekilde ormanlık alana inmeyi başarırsa elinden geldiğince arkasını ağaçlara vererek adanın merkezine doğru ilerlemeyi planlıyordu.
avatar
Clous Cracher

Mesaj Sayısı : 237
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: D Grubu : Mente Divine-Meirin-Clous

Mesaj tarafından Misafir Bir Salı 09 Şub. 2016, 11:31

Meirin, odadan dışarı çıkıp etrafa bakındığında yüksek bir tepenin üzerinde olduğunu fark etti. Kendisine verilen bilgiye göre diğer iki rakibi de bir tepenin üzerinden başlayacaktı; fakat kendi bulunduğu tepeden başka üç tepe daha vardı. Eğer iki rakibi varsa neden üç tane daha tepe vardı? Oyuncularda kafa karışıklığı yaratmak için bu şekilde bir yönteme başvurulmuş olunmalıydı. Bu şekilde düşünen Meirin, daha fazla tepelere bakmayı bırakıp çevresini incelemeye başladı.


Silahları aldığı odanın arkası uçurumdu. Uçurumun sonlandığı noktada da deniz vardı. Bulunduğu tepenin altında ise kocaman bir orman vardı. Oldukça sık ve uzun boylu ağaçlarla çevrili bu ormanda mutlaka vahşi hayvanlar da olmalıydı. Böyle düşündüğünde aklına Rashibal zamanları geldi. Çocukken ormana girip hep birlikte vahşi hayvanları avlamaya çalışırlardı. Aradan 8 yıl geçmişti. Acaba bir vahşi hayvanı tek başına yenebilecek kadar güçlenmiş miydi? Vahşi doğanın içinde yaşam savaşı vermek... Meirin buraya geldiği için çok mutluydu.

Çevresini incelemesi bittikten sonra plan yapmaya başladı. İlk olarak aşağı inmesi gerekliydi. Eğer sadece 1 rozet daha almak yetmeseydi bulunduğu tepede rakibini bekleyebilirdi; fakat bu şartlarda kendisi burada beklerken çoktan yarışma bitebilirdi. Bu yüzden ormana girmek zorundaydı. Peki ormana girdikten sonra ne yapabilirdi? Sıradan bir yarışmacının sıradaki hareketi için 4 ayrı olasılık olduğunu düşündü. İlk olarak adanın merkezine gidilebilirdi. İkinci olarak adanın merkezine yakın bir yerde pusuya yatılabilirdi. Üçüncü ihtimal ise bir tepe belirleyip oraya doğru gitmeye çalışmak olurdu. 4. ve son olasılıkta da rakipleri ormanın içinde amaçsızca dolaşabilirlerdi.

Rakiplerinin üçüncü ve dördüncü olasılıktaki gibi davranacaklarını düşünmüyordu.Bu yüzden Meirin de aşağı indikten sonra Adanın merkezine doğru ilerleyecekti. Oraya vardıktan sonra da pusuya yatacaktı. Geriye kalan tek sorun aşağı nasıl ineceğiydi? Kalkanı ağırdı. İnerken çok fazla enerji harcayabilirdi. Yine de kalkanını yukarıda bırakmak istemiyordu. Bir kaplumbağa kabuğunu kaybedemezdi. Bu yüzden önce kalkanını tepeden aşağı atacaktı. İndikten sonra da kalkanını bulmayı planlıyordu. Ardından da adanın merkezine doğru ilerleyecekti.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: D Grubu : Mente Divine-Meirin-Clous

Mesaj tarafından Misafir Bir Salı 09 Şub. 2016, 15:12

Dışarı çıktığımda daha önce çok az gördüğüm güneşi gördüm. Gözlerimi acıtıyordu, görmeyeli kaç sene geçmişti? O kara dumanların ve yağmur bulutlarının kat kat örttüğü lanet şehirde görmeye fırsat bulamıyordum güneşi. Nasılda selamlıyor bizi, güzel değil mi?
"Güzel. Güneşten daha büyük yıldızlar var, mavi ve mor olanlar, başka galaksileri ısıtacak kadar büyük güneşler var. Ben hepsini gördüm."
"Görmek isterdim."
"Harekete geçme zamanı."
"Tamam."

Arkada çıktığım kulube ve arkasında denize açılan uçurumdan başka bir şey olmadığı için önüme doğru gitmem gerekiyor. Kendi rozetimle birlikte 2 rozetle adanın merkezine gitmem gerekiyor. Ama herkesin gittiği yön orası olmalı. Toplamda 3 tepe olduğundan dolayı her birimiz bir tanesinde olmalıyız. Adanın merkezini hedef almaktansa, merkeze gidenlerden birini yolda durdurmak daha mantıklı bir hareket olacaktır. Böylece oyunun kontrolünü elimde tutabilirim.

Eşkenar üçgen şeklinde bir adadayım. Diğer tepeleri görebiliyorum, aradaki mesafeyi ölçemesemde kabaca hesaplama yapabilirim. Sırtımı adanın bir köşesine verirsem koşarsam merkeze varırım. O zaman tepeden olabilidiğince dikkatli inip tüm hızımla merkeze varmaya çalışacağım. Merkezi gördüğümde hemen merkezdeki ulaşmamız gereken hedefin görüşünü ve etrafını görebileceğim bir yere saklanacağım. İlk gelene saldıracağım, ikinci kişinin gelmesini bekleyemem. İlk gelen diğerinin rozetini almış olabilir. Bu durumda koşma zamanı...

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: D Grubu : Mente Divine-Meirin-Clous

Mesaj tarafından Kyros Bir Çarş. 10 Şub. 2016, 01:32

Eşyalarınızı aldınız ve inmeye hazırsınız. Farkındalığı ve hızı en yüksek olan Divine olduğu için adım atacağı ve eliyle tutunacağı yerleri sizden daha hızlı farkediyor. Bu yüzden Clous ile arasında olan 6 dakikayı 3'e indirirken, Meirin ile arasında ki farkı 1 dakikaya indirmiş oluyor. Aynı şekilde Meirin ile Clous arasında ki süre 2 dakikaya düşüyor. Tepeden ilk inen Clous. Meirin, Divine'dan 1 dakika önce Clous'dan 2 dakika sonra iniyor ancak Meirin attığı kalkanı aramaya koyulacak. Yüksekten aşağı fırlattığı için en az 50 metre sekmiş olmalı. Bu da hemen hemen 30 saniyelik bir zaman kaybı demek.

Son konumlarınız şu şekilde;

Clous: İlk inen kişisin. 2 ve 3 dakika önlerindesin ve aranızda ki en hızlı kişisin. Farkındalığınız az olduğu için, orman hızınıza etki ediyor. Hızınız; 10 km/s - 12.5 km/s arasında. Depar hızınız aynı şekilde 3 katı; 30 - 37.5 km/s.

Meirin: Divine'nın 30 saniye önünde, Clous'un 2 dakika 30 saniye gerisindesin. Kalkanın ve orman senin hızına etki ediyor. 4 km - 5 km/s. Depar hızın aynı şekilde 3 katı; 12-15 km/s.

Divine: Meirin ile arandaki 1 dakikayı, 30 saniyeye indirdin. Clous'tan 3 dakika geridesin. Farkındalığın sayesinde orman, hızına etki etmiyor. Bu yüzden Clous ile aranda ki 3 dakika normal şartlarda azalmayacak. Eğer durmasına neden olacak bir şey olursa aranızda ki süre azalır. Aynı şekilde senin durmana neden olacak bir şey olursa süre artar. Hızın; 10-12.5 km/s.

Reaksiyonlarınız;

Clous: Temiz bir iniş yaptı hedefine gitmek için herhangi bir engel yok. Hızının düşeceğini ormana girince farkedecek. Girdiğin bölgede ufak bir göl var içinde timsahlar olan. Oraya varman 10 dakikanı alacak.

Meirin: Kalkanın düştüğü yer bir sazlık. 1 metre derinliğinde. Düşmenin etkisiyle orayı mesken yapmış kuşlar uçuşmaya başladı. Kalkanının oraya düştüğünü inerken farkediyorsun. Bulman 30 saniyeni alacak. Kuşlara yakın yerde.

Divine: En temiz inişi sen yaptın. Eşyalarını kontrol ettikten sonra hedefine doğru yol alabilirsin lakin sağında ki tepenin olduğu yerden, hızlıca yükselen kuşları farkedeceksin. O tarafa doğru gidersen en ufağı 1metre olan kayalık tepeleri geçmelisin. Düz gidersen yüksek ağaçların olduğu sık araziyi geçmelisin.


Statlarınızın size verdiği hız, dayanıklılık değerlerine bakınız. Ne kadar süre depar, tempo koşu yapacağınıza bakın. Adanın merkezine, her uçtan düz bir alan olduğu varsayılsa 1 saatte varılabilir. Ormanda ise bu süre statlarınıza etki ederek farkediyor(bunu ben belirttim zaten).  Ormanlık alanın merkezi durduğunuz bölgeden 12km uzaklıkta. Tabi bunu oraya varmadan bilemezsiniz.

Not: Ufak değişiklikler yaptım. Bu not kısmını okurken görmediyseniz tekrar okuyunuz. Hatta fazla vaktinizi almaz bi tekrar okuyun.
avatar
Kyros

Mesaj Sayısı : 156
Kayıt tarihi : 08/02/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: D Grubu : Mente Divine-Meirin-Clous

Mesaj tarafından Clous Cracher Bir Çarş. 10 Şub. 2016, 21:13

Clous tepeden sorunsuzcainmeyi başarmış ve ormana dalışını yapmıştı. Peki ya şimdi? Önceki planına göre adanın merkezine doğru ilerlemesi gerekiyordu ama sonrasını düşünmemişti. Adanın merkezinde öylece oturup diğer katılımcıları beklemek miydi yapacağı şey? Hiç mantıklı değildi bu. Gelecek olan kişi öylece elini kolunu sallayarak gelecek değildi. Zaten öyle gelecek olsa bu kendine aşırı derecede özgüven verecek bir gücü var demekti bununla da Clous baş etmek istemezdi.

Adanını merkezine direk gitmek mantıklı bir seçenek değildi. Onun yerine yeterince yaklaştığını düşündükten sonra adanın merkezinin etrafında tur atacaktı. Aslında bunu yapmasında gerçekten hiç bir amaç yoktu. Sadece beyni ona adanın etrafını dolaşamazsın demişti. Az uzaktan gördüğü göl ise ona sadece yırtıcı hayvan mıknatısıymış gibi geldiği için ona yaklaşmıyacaktı bile. Belki çok susarsa olabilirdi.
avatar
Clous Cracher

Mesaj Sayısı : 237
Kayıt tarihi : 17/01/16

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

1 sayfadaki 7 sayfası 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7  Sonraki

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz